Bir şirketin profesyonel olabilmesi için kapısında bekleyen güvenlik elemanının dahi profesyonel olması gerekir. Santraldaki görevli, temizlik işçisi de öyle... Zincir nerede koparsa profesyonellik orada biter. Profesyonellik, bir şirketin olmazsa olmazı! Ancak, her profesyonel elemanın yönetici veya lider olması diye bir kaide yok dünyada; bir kişi hem yöneticilikte hem liderlikte iyi olacak diye bir şey olmadığı gibi. Yönetim kültürü akılcılığa ve kontrole endekslidir. Yöneticiler risk almak istemez, kaosu sevmez; plancıdır onlar... Yönetici kontrol ve düzen arar; problemleri çözmeye yoğunlaşır... Sebatlı, kararlı, çalışkan, zeki, analitik yeteneğe sahip ve belki de en önemlisi hoşgörü ve iyi niyet sahibi olmak yeterlidir yönetici olmak için. Lider ise aldığı kararlarla kişilerin, toplumların dengesini bozar. Risk almak, kaos çıkarmak onlar için kaçınılacak şeyler değildir; tam aksine risk alma ve tehlike arama eğilimi vardır liderlerin. Lider kaos getirir Yöneticiler düzen bağımlısıdır, liderler ise tam tersi! Onlar düzeni bozmak üzere şartlanmıştırlar. Liderlerin aldığı kararın ardından kaos gelir genellikle. Yönetenler böyle de, toplum ne durumda? Genelde kaygılıdır toplum. Dolayısıyla statükocudur. Fertler hayatlarından şikayet etseler dahi kurallarına sımsıkı yapışır, taviz vermezler ondan. Değişime direnirler. Bu söylediklerimizi biraz daha soyutlaştıracak olursak, Türkiye gerçeği buna ideal bir örnek olur kanaatindeyim. Ülkede işsizlik var... Müzmin enflasyon ha keza... Eğitim düşük... Sosyal güvenlik yok... İstikbal endişesi herkesi korkutuyor... Sağlık problemleri sayılamayacak kadar çok... Gelir dağılımı adaletsiz... Fakat toplum yine de alıştığı düzene sığınıyor ve katı bir tutuculukla yeniliğe direniyor. Çünkü alışmış buna. Değişsin istemiyor; değişimin daha kötü günleri getirmesinden korkuyor. Toplum ancak ve ancak gelecek sefer kazanacağına inanırsa bugünkü kayıplarına razı olabilir. Türkiye'ye, toplumun halet-î ruhiyesini değiştirecek, etrafa saçtığı sinerji ile insanların içindeki tutuculuğu eritip yeni beklentiler uyandıracak bir lider lâzım. Lideri lider yapan hususiyet de o değil mi zaten? İnsanların arzularını, kendisi için gerekli olan şeylere ilişkin düşüncelerini değiştirmek. Sizin böyle bir lideriniz var mı? AKP ve ülke AKP toplumun beklentilerini yükselten vaatlerle iktidara geldi. Gelmesine geldi ama bu vaatlerini gerçekleştirecek para yok; Hazine tamtakır! IMF ile yapılan stand-by anlaşması gereği tasarruftan başka alternatifinin olmadığını o da gördü. AKP'nin önünde iki alternatif var: Ya kalkıp, "Dişimizi sıkıp bu borcu ödenebilir hale getireceğiz" diyecek; ya da oturacak oturduğu yerde. Popülist politikalar partileri iktidar yapıyor ama orada fazla tutmuyor!