Bir insanın sağlıklı kalmak için günde 15 bin litre taze havaya ihtiyacı olduğunu biliyor muydunuz? Bu ihtiyacı karşılamak için şehirlerde park ve bahçelerin olması, insanların spor yapabilmesi için yürüyüş kulvarlarının hizmete sokulması lazım. Hani? Kapalı mekanlar var bir de! O ortamlarda yaşayan insanların durumu ne acaba?
Dünya nüfusunun yüzde 50'si şehirlerde yaşıyor. 2050'de bu oranın yüzde 70 olacağı tahmin ediliyor. Şehir hayatı demek, kapalı mekanlarda yaşamak demektir. Ev, metro, toplu taşıma araçları, iş yeri, restoran, otel, sinema, tiyatro... hepsi kapalı mekan. Havanın çabuk kirlendiği yerler yani.
Bu tür kapalı ortamlardaki havanın şartlandırılması, temiz hâle getirilmesi lazım. Başka bir tanımla sıcaklığının ve neminin insan sağlığına uygun hâle getirilmesi lazım. Bu işlemi yapan endüstrinin adına "iklimlendirme" deniyor.
Dünya iklimlendirme sistemleri için geçen sene 1 trilyon 300 milyar dolar harcadı. Türkiye'deki pazar büyüklüğü ise 4 milyar 600 milyon dolar ve her geçen sene büyüyor bu pazar.
Türkiye'de şehirleşme 1980'li yıllarda başladı ve o tarihlerde dünyanın çeşitli iklimlendirme firmaları Türkiye'ye akın etti. 1990 yılına gelindiğinde Türk mühendis ve firmaları da devreye girdi ve sektör yavaş yavaş yerlileşmeye başladı. O yıllarda sektöre giren Vural Eroğlu, o günlerdeki duygularını anlatırken; "Bir idealimiz vardı" dedi. "Türkiye iklimlendirme sistemlerinde bölge merkezi olsun, diye."
Geçenlerde bir araya gelip sohbet ettiğimiz Eroğlu, "Bu idealimizi gerçekleştirdik" diye başladı konuşmasına ve bugün gelinen noktayı anlatırken; Türkiye'nin Orta Doğu ve Rusya başta olmak üzere 90 ülkeye iklimlendirme sistemleri ihraç ettiğinin altını çizdi.
Vural Eroğlu'nun kurduğu HSK firması gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmaları ve maliyet düşürücü projeleri sayesinde pazarda önemli bir yere gelmiş ve bu yükseliş İsveçli Systemair firmasının dikkatini çekmekte gecikmemiş; ortak olmuşlar.
Hadımköy'deki fabrika bugün 250 kişi istihdam ediyor ve 32 milyon Euro tutarında ciro gerçekleştiriyor. Üretiminin yüzde 40'ını ihraç ediyor. İşin en memnuniyet veren tarafı ise cironun her sene yüzde 30 büyümesi.
Türkiye iklimlendirme endüstrisi de hızlı büyüyor. Kendini yenilemesi, müşteri taleplerine cevap vermesi ve de markalaşmasıyla göz dolduran sektör, senede 4 milyar 600 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor. Tek handikabı buna karşılık 6 milyar dolar ithalat yapıyor olması.
Hem iyi, hem kötü. İyi; sektörün büyümesini sağlayan bir durum bu. Kötü; döviz çıkıyor ve cari açığa neden oluyor. Eroğlu bu durumun geçici olduğunu belirtti ve 2023 yılında Türkiye'nin 25 milyar dolar ihracat 15 milyar dolar ithalat gerçekleştireceğinin altını çizdi.
Son söz: Personelinden verim almak isteyen işverenin bina havalandırmasını doğru yapması lazım. Yoksa kirli hava çalışanı uyutur ve ardından da hasta olup verimi düşer.