Tarım ihmale gelmez

A -
A +

Türkiye ekonomisi dünyanın büyüme iştahı en fazla olan ekonomilerinden biri. Fakat "cari açık" tehlikesinden dolayı hep temkinli gidiyor. Ayağını frenden bir türlü çekemiyor. Ancak, bu tehlike son aylarda bayağı bir azaldı. En azından risk hafifledi.
Bu gelişme durup dururken olmadı tabii. İktidar, ihracatı destekleyici birçok tedbirler aldı. Stratejik sektörlere teşvik verdi ve bu sayede ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74'e çıktı. Ar-Ge yatırımlarına da teşvik veriliyor. Bu da önümüzdeki dönemlerde katma değeri yüksek ürünlerde artış olacağı ve "cari açık" tehdidinin daha da azalacağı anlamına geliyor. Eğitim, sağlık ve turizm sektörlerine verilen destekleri de buna ilave edince, sıkıntının bertaraf edilmesinin daha da kolaylaşacağını söylemek mümkün.
De... aynı destek tarıma neden verilmiyor acaba? Tarım sektöründe üreticiye maliyetlerini aşağı çekmesi maksadıyla dönüm başına 12 ila 15 lira arası destek veriliyor. Birçok çiftçi gidip almıyor bile "gitmeye değmez" diye. Haksız da değiller hani.
Ekip diktiği para etmeyen köylü, çifti çubuğu bırakıp şehre göçüyor. En sıradan il çevresinde bile arsaların dönüm fiyatı 40-50 bin lirayı buldu. Hâl böyle iken o arsa sahibinin 12 lira destek alıp toprağında tarımla iştigal etmesi beklenebilir mi? Cevap ortada: Toprağını satan gidiyor!
Halbuki hem iç tüketim, hem ihracat ve hem de yem için tarım yapmak lazım. Türkiye meyve ve sebze üretiminde önemli bir bölge. Çevre ülkelere ihracat yapma potansiyeli oldukça fazla. Ama kendi hâline bırakıldığı için ihtiyacını dahi karşılamakta zorlanıyor. Gıda ürünlerini ithal ederse, şaşmamak lazım; gidişat o çünkü.
Akdeniz Bölgesi senede 1 milyar dolar civarında yaş meyve ve sebze ihraç ediyor. Marmara Bölgesi de fena sayılmaz. Geçen sene 110 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Uludağ Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Salih Çalı, "ihracat potansiyeli yüksek olan bir ülkeyiz" dedi ve üretim olmadığı için ihracatın da kafi miktarda yapılamadığının altını çizdi. Üretim yoksa, nasıl ihracat yapacaksınız?
Türkiye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'e haksızlık etmemek lazım. Türk tarım ve hayvancılığı için elinden geleni yapıyor. Gıda üretiminin artması için gayret gösteriyor, vatandaşın sağlıklı beslenmesini temin için her türlü denetimi yapıyor ama bir Bakan'ın gücü sınırlı. Belli bir yerde bitiyor. Üreticinin desteklenmesi konusunun "hükümet politikası" hâline getirilmesi lazım.
Türkiye'nin komşu ülkelere olduğu gibi Uzak Doğu'ya ihracat yapma kapasitesi de var. Bu potansiyelin değerlendirilmesi lazım.
Salih Çalı anlattı. Japonya'ya kiraz ihraç etmek istemişler. İki senedir de uğraşıyorlarmış. Japonya, standartları yüksek bir ülke. Birçok şey istiyor. Onları gerçekleştirmek için Ar-Ge lazım. Laboratuvar lazım. Bunları bir firmanın yapması mümkün değil. Destek verilmeli ki, o standarda uygun ürün üreten herkes ihracat yapsın. Limon için alınmış o sertifika ama kiraz bekliyor. Kirazın da ihracat şansı yüksek halbuki. Bu iş ciddi olarak ele alınsa, Türkiye birçok ürünü üretip ihraç eder. Azıcık destek.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.