Geçen hafta Konya'da idim. Bu arada M1 Tepe Alışveriş Merkezi'ni gezme fırsatı da buldum. Mağazaların hemen hepsi dolu. Eğlence merkezinin hâlâ birkaç eksiği var ama Konya'nın şanına yaraşır bir alışveriş merkezi olmuş. 180 bin metrekare arsa üzerinde kurulan alışveriş merkezi, pırıl pırıl ve 56 bin 300 metrekare kapalı alanda hizmet veriyor. 2 bin 200 araç kapasiteli otoparkı, ücretsiz müşteri servisleri, ATM ve müşteri hizmetleriyle insana gerçek bir alışveriş keyfi yaşatıyor. M1 Tepe Alışveriş Merkezi'nin kiralama ve yönetim faaliyetlerini yürüten MRE Metro Group Real Estate Management Genel Müdürü Gündüz Bayer'e, bu işi nasıl başardıklarını sordum. Öyle ya. Ülkeyi kasıp kavuran bir kriz ortamında Konya'da yatırım yapmak her babayiğidin harcı değil hani. Hadi, krizi göze alıp yatırım yapmaya karar verildi, diyelim. İş, onunla bitmiyor ki. Bu kadar şehir dururken Konya niye? Sağ olsun, Gündüz Bayer uzun uzun anlattı bana. Söylediklerinin çoğunu unuttum ama sözün sonunu, 'YAP' diye bitirdiğini çok iyi hatırlıyorum. O kadarı da bana yetti doğrusu. Y, yer. A, alışveriş merkezi. P de, perakendeci. Hani, doğru zamanda doğru iş yapmak hadisesi var ya, işte bu da öyle. Doğru Y, A ve P'nin doğru olarak bir araya gelmesi gerekiyor. Başarının sırrı buymuş işte. Ayrıca, Konya için çok enteresan şeyler söyledi Bayer. Bu şehir zengin bir şehirmiş bir defa. Ayrıca, İç Anadolu'nun merkezinde olması da ayrı bir avantaj oluyor tabii. Diğer taraftan tüketicinin harcama alışkanlıkları da çok önem taşıyor bu tür işletmeciler için. Hele bir de bölgenin önümüzdeki senelerde kazanacağı artı değerler de ilave edilince Konya, milyonlarca dolar yatırım yapılacak bir merkez oluveriyor. Her ne kadar 'Unuttum' dediysem de birçok bilgi yine de aklımda kalmış. Bu işte yerin doğru olması yetmiyormuş bir kere. Alışveriş merkezi kadar, perakendecinin de doğru olması gerekiyormuş. Bunu da şurdan hatırlıyorum: Bahçelievler'de faaliyet gösteren Kadir Has Center'den söz ettim, Bayer'e. Üzerime vazife olmayan birçok şeye kafayı taktığım gibi bir dönem de bu alışveriş merkezine takmıştım. Büyük tantanayla açılmıştı çünkü. Sonra nasıl olduysa oldu mağazalar birer birer kapandı! Taaccübüme gitmişti doğrusu. Sadece sinema salonu ve yiyecek-içecek bölümü (food court) kalmıştı. 'Yer doğruydu' dedi, Gündüz Bayer. 'Ama perakendeci mağazaların seçimi yanlıştı!' Her uzmanın verdiği cevap gibi bu da kafamı karıştırdı. Benim görüp duyduğum ticari bilgi, beynimde 'Aç kazan' şeklinde kayıtlı olduğu için haliyle aldığım cevapla beynimden gelen sinyal üst üste çakışmadı ve hemen sigortam attı. Hazımsızlık çektiğimi gören Bayer, bana yardımcı olmak için biraz daha açtı konuyu. Onun anlattıklarından öğrendiğim kadarıyla alışveriş merkezinin yer seçimi çok doğruysa da mağaza tercihleri yanlış yapılmış. Mesela o bölge, Vakko alıp giyecek insanların sık uğradığı bir bölge değilmiş ama açılan mağazalar inadına hep Vakko gibi perakendecilerden oluşuyormuş. Şimdi, Kadir Has Center tepeden tırnağa yenilenip 'Çocuk Dünyası' olarak görkemli bir dönüş yaptı. Çocuklar için lazım olan her şeyi burada bulmak mümkün. Zannederim, böylece doğru merkeze doğru perakendeci bulunmuş oldu. Konya'dan girip İstanbul-Bahçelievler'den çıktık. Eh, doğrusu da buydu zaten. Yazıda yer değil, konu önemli çünkü.