Tüketici de üretici de şikâyetçi

A -
A +
Deveye sormuşlar; "boynun niye eğri" diye; "Nerem doğru ki" demiş. Türkiye deveyi de geçti. Her tarafı eğri! Gıda sektörü mesela. Bu sektör, 1980'e kadar Unkapanı'ndaki "Duvar Dibi" diye tanınan bölgedeydi. Zindan Han ve çevresinde sıkışıp kalmıştı. En büyük iş yeri dahi 15-16 metrekareyi geçmiyordu. Tüccarların çoğu Rum ve Ermeni vatandaşlarımızdı. Türkler ancak 1980'den sonra piyasada söz sahibi oldular.
1980'den sonra Unkapanı'ndaki o kargacık burgacık yapılar yıkıldı ve gıda esnafı Rami'ye taşındı. Rami'deki yerleri de dardı ama buraya gelen bin 100 esnaf, o darlığı pek dert etmiyordu. Bayrampaşa'da 600 dönümlük bir yer almışlar ve şehir dışındaki bu Mega Center adını verdikleri iş merkezi 33 ay sonra bitecekti nasıl olsa. Niye dert etsinlerdi ki? Burası Türkiye; yok öyle!
Bürokrasi, belediyelerin tutumu ve esnafın finans gücü derken Mega Center inşaatının bitimi uzadıkça uzadı. Taşınma 1996 yılında peyderpey başladı ve 2000 yılında ancak tamamlandı. Mega Center'da bugün bin 500 iş yeri var ve 8 bin kişi çalışıyor. Her gün 20-30 bin kamyon girip çıkıyor ve günlük cirosu 30 milyon lira.
Da... yetmiyor. Nüfus arttı. İşler büyüdü. 450 bin metrekarelik alan üzerinde kurulu olan Mega Center yetmez oldu. Mega Center'deki iş yeri sahipleri kendi bünyesinde Mega Gıda Toptancıları Derneği'ni (Megasiad) kurdular. Vizyonu ve misyonu olan bir dernek bu dernek.
Megasiad Başkanı Kemal Kılınç ve dernek yöneticileri ile bir araya geldim önceki gün. Aralarında bakliyattan patatese, sütten peynire, etten yumurtaya, baldan yağa kadar her türlü tüccar vardı. Bir kısmı da üreticiydi. Evet, işlerinden memnunlar. 30 senelik strateji çizmiş ve gelecek nesle düzgün bir sektör bırakmayı planlamışlar ama diğer taraftan hepsi dertli.
Patates gündemde ya; onu söyleyeyim. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker "Türkiye'de patates stoku var" diyor. Patates tüccarı Mehmet Karakuş, "Patates stokları eriyeli çok oldu" diye feryat ediyor. Onların farklı konuşmasının ana nedeni, denetimsizlik. Kimse bunun üzerinde durmuyor!
Mehmet Karakuş, "Denetim yerinde olur. Toprakta iken denetim yapmayıp da ürün rafa indikten sonra denetim yapmanın hiçbir anlamı" yok dedi. Haklı tabii. Tarım İl Müdürlüğü "Çiftçiye, ürettiğin mahsulü beyan et" diye kural koymuş. Çiftçi ise "Önümüzdeki sene bana patates ektirmez"  endişesiyle, ya da buna benzer korkulardan dolayı beyan etmiyor. Hal böyle olunca ne kadar stok olduğunu bilmek mümkün mü? Sadece patates olsa, sineye çekilir ama her işimiz böyle. İstim arkadan gelsin!
Megasiad yöneticilerine hayallerini anladığımı söyledim. Plan ve projelerinden dolayı onları kutladım da. Fakat bir konuya dikkatlerini çekmeden de edemedim. Gıdanın standardı ve kalitesi çok önemli. Öyle bir Mega Center olmalı ki, o merkezden çıkan ürünün kalitesinden kimsenin endişe etmemesi lazım. Evet, denetim Tarım Bakanlığı'nın sorumluluğunda ama yine de yönetimin bu sistemi kurmasına bir mani yok.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.