Türk iş adamlarına Pasifik Kapısı

A -
A +

Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru bir araya geldi ve "Pasifik İttifakı"nı kurdu. 2012 yılında kurulan bu ittifak "mal", "para" ve "hizmet"in serbest dolaşımını esas alan bir ittifak. Kendi aralarında güç birliğini tesis etmeyi ve diğer ülkelerle iş birliğini arttırmayı hedefliyorlar.
Bu dört ülke 214 milyon nüfusa sahip. 2 trilyon 100 milyon dolarlık GSMH ile dünyanın sekizinci büyük ekonomisini meydana getiriyorlar. Panama ve Kosta Rika'nın da yakında ittifaka dahil olması bekleniyor ki, bu da daha fazla büyüyeceği anlamına geliyor.
Pasifik İttifakı ilk Ticaret Ofisi'ni İstanbul'da açarak; Türkiye'ye önem verdiğini ve iş birliği içinde olmayı istediğini gösteriyor. Önceki gün bu dört ülkenin büyükelçi, konsolos, ticari ataşe ve ticari temsilcileriyle bir araya geldik. Önemli bir toplantıydı.
Türkiye nasıl Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın arasında köprü görevi görüyorsa; Pasifik İttifakı da aynı özelliğe sahip: ABD ve Latin Amerika arasında köprü rolü oynuyor. Ekonomik büyümeleri de benziyor birbirine; her ikisi de hızla gelişiyor.
Pasifik İttifakı'na dahil olan ülkelerde otomotiv ve yan sanayi ile tekstil başta olmak üzere makine, cam, sağlık, teknoloji ve kimya alanlarında yatırım yapmak mümkün. Tarım için de öyle. Meksika'dan Şili'ye kadar uzanan coğrafyada dört mevsimi aynı anda yaşama imkânı var. Ki, bu da her mevsim aynı ürünü üretmek anlamına geliyor.
Pasifik İttifakı ülkelerinde hayvancılık, tarım, maden ve balıkçılık sektörlerinde ciddi yatırımlar gerçekleştiriliyor. Kendi yatırımcılarına tanıdıkları vergi indirimi ve teşvik gibi destekleri, yabancı yatırımcıya da tanıyorlar.
Pasifik İttifakı'nın bir avantajı daha var; onu da söyleyeyim. Çin ile ilişkilerini geliştiriyor. Bu ülkelerde yatırım yapan bir işletme, Çin'e rahatlıkla gidebilir. Liman ve lojistik hizmetleri oldukça iyi.
Türkiye ile Pasifik ülkeleri arasındaki ticaret hacmi 3 sene önce 1 milyar dolardı. 2013 sonunda 2 milyar dolar oldu. İlişkiler arttıkça, ticaret hacmi de büyüyeceğe benziyor. O potansiyel var çünkü. Meksikalı firma Samsun'da yatırım yaptı. Kolombiyalı ise Kayseri'de.
Peru, Şili ve Kolombiya'ya vizesiz gidilebiliyor. Meksika ise vize istiyor fakat "elektronik izin" sistemi var. Web sitesine girip izin almak mümkün. ABD vizesi olanlar zaten rahatlıkla Meksika'ya girebiliyorlar. THY bu dört ülkenin hiçbirisine uçmuyor ama görüşmeler devam ediyor. Yakında o da başlar sanırım.
Bir iş adamı yatırım için gittiği ülkenin avantajlarını dikkate aldığı gibi bürokratik engellerini de dikkate alır. İlgililere, ülkelerindeki bürokratik sistemin nasıl olduğunu söyledim. Her birisinin "En kolay iş yapılabilir ülkeler" sıralamasında en üst seviyede yer aldığını söylediler. Meksika ve Şili'nin OECD üyesi olduğunu ve şeffaflıkta çok iyi bir yere geldiğini bildirdiler.
Son söz: Türk iş adamlarının Pasifik İttifakı'nı yakın takibe almalarında fayda var. İyi analiz edilirse, yatırım yapmak ya da ticari faaliyette bulunmak imkân dahilinde gibi gözüküyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.