Türkiye'nin etrafı ateş çemberiyle çevrili ama bu krizi fırsata çevirmesi mümkün. Yeter ki, doğru yönetsin.
ABD başta olmak üzere hemen herkes Orta Doğu'daki kavganın akşamdan sabaha düzelmeyeceğini söylüyor. En iyimser tahmin, iki-üç sene. Kriz birkaç sene sürecek demektir bu. O da bölgede silahtan başka bir şeyin satılmayacağı anlamına geliyor.
FED politikaları var bir de. ABD Merkez Bankası piyasadan para çekmeye devam ediyor ve bu politika uzun vadeli bir politika. Bu da geçen 3-5 senede yaşanan para bolluğunun yaşanmayacağının işareti. Faizler de eskisi gibi düşük olmayacak tabii.
Başka nedenler de sayabiliriz ama Türkiye, sadece bu iki gelişmeden fazlasıyla etkilenecektir. Etkilenmeye başladı zaten.
Irak Türkiye'nin ikinci büyük pazarıydı, bitti. Suriye de bitti. Kuzeyde Rusya ve Ukrayna pazarları daraldı.
Bu şartlarda büyüme tahminlerini revize etmek gerekiyordu, Davutoğlu Hükümeti onu yaptı ve büyüme tahminini yüzde 4'ten 3.3'e çekti.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın açıkladığı Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyonla mücadele cari açıkla yer değiştirdi ve enflasyon hükümetin birinci önceliği oldu.
Bu iyi bir strateji. Moody's, Standard & Poor's ve Fitch gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu "yatırım yapılabilir"den aşağı çekmelerini önleyecek bir kere. Bu kritik dönemde yabancı sermaye akışının durmaması lazım.
Enflasyonla mücadelenin birinci öncelik kabul edilmesinin bir diğer faydası da küçük yatırımcıya olacaktır. Bireysel emeklilik sistemi hâlâ cazip. Bu sistemin en büyük düşmanı enflasyondu. Enflasyonun artış gösterdiği dönemlerde bireysel emeklilik fonlarında biriken tasarruflar, hızla erir ve sahiplerine fayda vermez.
Enflasyonun artmayacak olması, bireysel emeklilik yatırımlarını cazip hale getirdi. Ayrıca, devletin yüzde 25 oranındaki katkısı da devam ediyor.
Peki, yatırımcı ne yapacak? Geçmişte inşaat sektörü can suyu sağlıyordu yatırımcıya. Sanayide kazanmamışsa bile inşaatın prim yapmasından dolayı işletmeler asli faaliyetlerinden kaybettiklerini faaliyet dışı kazanç kabul edilen inşaat gelirleriyle dengeliyordu. Şimdi bu fırsat kapısı kapanıyor.
OVP'de bunun da cevabı var aslında. Ar-Ge yapan, markalaşan firmalara eskisinden çok daha fazla destek geliyor. Bu tabii, desteklerin doğru takip edilmesine ve doğru alanlara yönlendirilmesine bağlı. Şayet bu gerçekleştirilirse; Türkiye şu içinde bulunduğumuz kriz dönemini az hasarla atlatır ve kriz bittiğinde rakiplerine fark atan bir konumda girer piyasaya.
Son söz: Kriz doğru yönetilirse fırsata dönüşür. Bunun örnekleri çoktur ve kriz dönemindeki kazan sair zamanlardan misliyle yüksek olur. Türkiye neden yapmasın?