Türkiye'nin yatırım iklimi

A -
A +

Türkiye yabancı yatırımcı için cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Fakat riskli. Dolayısıyla gelmiyorlar! Reform lazım.

Yeni dünya "global köy" diye tarif ediliyor. Bu tarifteki murat, dünyanın küçülmüş olduğuna vurgu yapmak. Demir perdeler yıkıldı. Batının sermayesi Doğuya, Doğunun beyin gücü Batıya gitti, gidiyor. Türkiye de bu köyün bir parçası. Dolayısıyla hem Türk müteşebbislerinin dışa açılması, hem de yabancı yatırımcının Türkiye'ye gelmesi lazım. Bir zaruret oldu bu.

Bu söylediklerim olmuyor değil; oluyor ama henüz yeterli seviyeye gelmedi. Onu söylemek istiyorum.

Türk müteahhitleri yurt dışında harika işler yapıyorlar. İhracatçılarımız dünyanın hemen her ülkesine ürün ihraç ediyorlar. Hizmet sektöründe başarılı projelere imza atan Türk firmaları var. Çelebi mesela. Türkiye'deki havalimanlarının birçoğunda yer hizmeti veren Çelebi, Hindistan'da büyüyor. Delhi ve Mumbai'de yer ve kargo hizmeti veriyordu şimdi bu iki havalimanında lounge hizmeti vermeye de başladı. Budapeşte Havalimanı'nda "En İyi Lounge İşletmecisi" seçildi.

Size bir de daha birkaç gün önce imzalanan bir ortaklık hikâyesini anlatayım. Yapı sektörünün lider markalarından Ece Holding, banyo ürünlerinde dünya lideri olan Ideal Standard International Holdings ile yüzde 50-50 ortaklıkla Ideal Standard Yapı Malzemeleri firmasını kurdu.

Ideal Standard International 200 senelik bir geçmişe sahip ve 30'dan fazla ülkede 10 binden fazla kişiye istihdam imkânı sağlayan çok uluslu bir firma. Ece Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz "Ideal gibi bir dünya markasının bizi seçmesinden dolayı ülkem ve sektörüm adına gururluyum" dedi.

Ideal Standard sektöre yön veren, trendleri belirleyen ve teknoloji üreten bir firma. Dolayısıyla böyle bir firmanın Türkiye'ye gelmesi gerçekten gurur verici. Ece, Ideal Standard ile ortaklık yapmakla sadece ticari bir anlaşmaya imza atmış olmuyor. Aynı zamanda Ideal'in tecrübesini, bilgi birikimini ve profesyonel yönetim şeklini de öğrenmiş oluyor.

Türk KOBİ'lerinin sermaye yetersizliği içinde olduğu ve dolayısıyla yeterli Ar-Ge yatırımlarını yapamadığı hepimizin malumu. Türk firmalarının bu eksikliklerini telafi etmeleri için ya yabancı bankalardan kredi almaları ya da yabancı ortak bulmaları gerekiyor. Yabancı ortak, hiç şüphe yok ki daha faydalı. Faydalı çünkü, yabancı ortağın teknik altyapısı ve yönetişim imkânlarından faydalanma da söz konusu. Kazancın Türkiye'de kalması ve Türk insanına istihdam imkânı sunması da cabası.

Fakat, yabancı sermaye gelmiyor! "Yolsuzluk" var diyorlar. "Kayıt dışı ekonomi"den şikâyet ediyorlar. "Hukuki altyapı"nın yetersiz olduğunu söylüyorlar. Ki, haklılar. Kim haksız rekabetin olduğu, yolsuzlukların başını alıp gittiği ve kendisini koruyan bir hukuk sisteminin olmadığı ülkeye gidip yatırım yapar ki?

Halbuki dünyanın önde gelen firmaları Türkiye'ye yatırım yapmayı arzu ediyorlar. Türkiye'ye gelmek için can atıyorlar ama risk büyük olduğu için gerçekleşmiyor bu ortaklıklar.

Davutoğlu Hükümetinin son günlerde aldığı kararların önemli bir kısmı bu riskleri ortadan kaldırmaya yönelik. Bir an önce uygulamaya sokulması lazım.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.