Vergi manyağı!

A -
A +

Mafya babası, muhatabını nasıl 'mermi manyağı' yapıyorsa, devlet de öyle 'vergi manyağı' yapıyor mükellefi. Türkiye'de kantarın topuzu iyice kaçtı. Böyle yazdığım için vergi düşmanı olduğumu sanmayın sakın: Asla değilim ama böyle de olmaz ki! Irak, Suudi Arabistan, Suriye, Bahreyn gibi mükellefe ihtiyacı olmayan uyduruk birkaç devletin dışında her ülke vatandaşı vergi ödüyor. Hele kalkınmış ülkelerde vergi ödemeyen birisi insan muamelesi bile görmüyor. Bütün bunların şuuruna vakıf birisi olarak kalkıp vergisizliği savunacak değilim elbette. Ancak, iktisadi bir enstrüman olan vergi, devletin şehvet kılıcının ucundaki zehre dönüşünce; tehlikeli bir silah olup çıkıyor ve bir noktadan sonra kimse bu zulme tahammül edemiyor. Türkiye'de sistem çok ters işliyor bir kere: Dürüstlüğü kendine şiar edinmiş bir mükellef, sorumluluğunu yerine getirme hazzını yaşamak istese ve o heyecanla vergi ödese; bu haz, en fazla 3.5 sene sonra tamamen bitiyor. İyi mi? Sonrası iktidarsızlık! Kepengini indirdiği işletmenin kapısına takacağı kilidin parası bile kalmıyor cebinde!.. Krize giren ülkelerde normalin üstünde vergi toplandığı doğru. Fakat, krizi 2 seneden uzun süren hiçbir ülke yok. Türkiye'de ise ne kriz azalıyor, ne de vergi. Bu oyunda sadece vergi salanlar haz duyuyor; mükellef hiç zevkine varamıyor bu işin. Kemal Unakıtan sempatik bir Maliye Bakanı da, 'Fazla acıtmıyor' diye bir züğürt tesellisi var milletin. Hepsi o! Kalkınmanın yolu Türkiye'de bir avuç mükellef vergi yükü altında inlerken, diğer büyük çoğunluk ise vergi nedir bilmiyor!.. Bu da haksız rekabete sebep oluyor tabii. Gelin biraz da madalyonun öbür yüzüne bakıp, sadece benzine şöyle bir göz atalım: O vergisi, bu vergisi derken dünyadaki en pahalı benzin Türkiye'deki benzin olup çıkıveriyor. 'Olursa olsun! Sana ne?' demeyin!.. Benzin normal fiyatlarda satılsa; olanlar daha fazla kullanacaklar otomobillerini. Olmayanlar da birer otomobil almanın yollarını arayacak belki. Otomobil çoğalınca lastik satışları da artacak değil mi? Yedek parça hakeza... Tamir servislerinde de kendiliğinden bir hareketlenme olacak sonuçta... Araba varsa sigorta da gerekli: O halde sigortacıların da yüzüne kan gelir böyle bir durumda... Adam arabayı taksitle almışsa; borcu ödemek için biraz daha fazla çalışacak ve dolayısıyla üretim artacak kendiliğinden... Otomobil satılıyorsa, otomobil satanların çoğalacağını bilmek için üstün zekaya ihtiyaç var mı? Fuarcıların bir yerine iki, üç fuar yapma konusu da öyle. Fuarlarda boy gösteren mankenler, onlara hizmet veren sektörlerin para kazanması fena mı?. Ziyaretçilerin konaklama ihtiyacını karşılayan oteller, lokantalar dolup taşması ayrı bir cazibe... Bu kalabalıkları bir yerden bir yere nakleden ulaştırma servisleri, haberleşmeyi sağlayan posta hizmetleri... Ben yoruldum, gerisini siz sayın!.. Toplum kalkınması işte ancak böyle olur. Devletin ayakta kalması için ahalinin köle olması şart değil ki! Kölelik devri bitmedi mi? Hoş geldin Özbudun Hoca Doç. Dr. Mehmet Ali Özbudun iktisatçı, hem de başarılı bir iktisatçı. Bilgi ve zekasını, espri ambalajına sarıp okuyucularına sunması; onun en büyük meziyetlerinden birisi. Mütevazı da: Bu satırları okurken kızardığını görebiliyorum. Onun kıvrak kaleminden bilgi damladığını, yazı yazdığı Yapı Malzeme dergisi okuyucuları çok iyi biliyordur mutlaka. Benim esas temas etmek istediğim konu farklı. Mehmet Ali Özbudun, ağzına kadar bilgi dolmuştu. Bir gün gelip patlamasından korkuyordum açıkçası. Türkiye'de yazmaya başlamasına çok sevindim. Hele aynı sütunu paylaşmak var ya; beni fazlasıyla mutlu etti. Onun üç-beş yazısını okuduktan sonra tiryakisi olacaksınız. Ben oldum bile. Hazine'ye yeni patron Hazine Müsteşarlığı için çok isim söyleniyorsa da Ömer Faruk Batırel'in ipi göğüslediği söyleniyor. Marmara Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Batırel'in bu işi başarıyla yapacağı hususunda mutabakat sağlanmış gibi görünüyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.