Yeni Anayasa Yeni Türkiye
16 Temmuz 2014 01:00
Başbakan Erdoğan "Türkiye'yi yenileyeceğini" söylüyor ve bunun için de cumhurbaşkanı olmak istiyor. "Yeni Türkiye" mümkün mü?
Başbakan Erdoğan "Yeni Türkiye"den söz ediyor ve "Eski Türkiye"nin eskide kaldığını söylüyor. Eski siyasetçiler 1990'lı yıllarda "değiştim-değişmedim" tartışması yaşamış ve "yılan hikâyesi"ne dönen bu tartışma senelerce sürüp gitmişti. Ayrıca ülkenin enerjisini tüketmekten başka bir işe de yaramamıştı.
Erdoğan kararlı. "Türkiye'yi değiştireceğim" diyor. Bunu yapmak için de cumhurbaşkanı olması gerektiğini söylüyor. "Ben" diyor mesela. "Eski cumhurbaşkanları gibi Köşk'te oturmam. Şantiyeden şantiyeye, açılıştan açılışa koşacağım. Yetkilerimi sonuna kadar kullanacağım."
Erdoğan'ın sözünü ettiği "Yeni Türkiye" demokratik, müreffeh ve öncü bir Türkiye. Demokrasi anlayışlarının; "çoğunluğun azınlığa, azınlığın da çoğunluğa tahakküm etmediği bir rejim" olduğunu belirten Erdoğan, "İleri demokrasiye sahip ülkelerdeki demokrasi standartlarını yakalamış bir Türkiye hedeflediği"nin altını çiziyor.
Demokrasiden söz edebilmek için önce Anayasa'yı değiştirmek lazım. "Yeni Türkiye"nin olmazsa olmazı "Yeni Anayasa" yani.
Başbakan Erdoğan'ın ona da cevabı var. Mevcut Anayasa'nın "millet iradesini denetim altında tutmak" için yazıldığını ve "topluma dayatılan, dışlayıcı, toplum mühendisliğine dayanan" bu Anayasa'nın tamamen yenilenmesi gerektiğini söylüyor.
Halkın cumhurbaşkanını seçmesi hakkını elde etmekle "geleceğini kendi özgür iradesine göre belirleyebilmesi" hususunda tarihî bir fırsat yakaladığının altını çiziyor ve Türk halkının bu fırsatı kaçırmayacağına duyduğu güveni tazeliyor.
Erdoğan Türkiye'nin "refah toplumu" olacağının ve 2023 yılında kişi başına düşen milli gelirin 25 bin doları bulacağının sözünü de veriyor.
En son sözü ise Türkiye'nin "öncü ülke" olması sözü. Mücavir bölgelerde "belirleyici" ve "düzen" kurucu; global alanlarda ise "etkin" ve "yönlendirici" bir güç olacağı sözü.
Erdoğan'ın bu dilek ve temennilerine katılmamak mümkün mü? Anayasa değişsin, halkın refah seviyesi artsın ve siyasi barış sağlansın. Halk huzur içinde yaşasın.
Erdoğan 12 yıllık iktidarlarını referans olarak gösteriyor. "Barış süreci"ni kendilerinin başlattığını ve Yeni Anayasa için her teşebbüsün kendilerinden geldiğini söylüyor.
Doğru. Türkiye'nin sağlık, eğitim ve ulaşım konusunda reform sayılacak değişim yaşadığı ve yatırım yapıldığı da doğru.
Fakat bir doğru daha var. Onu da göz ardı etmemek lazım. 180 üniversite var ama eğitim seviyeleri düşük! Sağlık alanında önemli reform yapıldı; fakat personel eksiği var. Türkiye'nin, bölgenin sağlık merkezi haline dönüştürülmesi lazım. Keza ulaşım; o da öyle. İnşa edilen yolların üzerinden ekonomik değeri yüksek ürün geçmediği takdirde maliyeleri çok yüksek olur veTürkiye bunun altından kalkamaz.
Bir de finansman meselesi var tabii. Türkiye'nin tasarrufu yetersiz. Dolayısıyla aldığı borcu doğru ve yerinde kullanmayı öğrenmesi gerekiyor. Beşeri sermayesini iyi değerlendirmesi ve vasıflı eleman eksiğini gidermesi de lazım. Katma değeri yüksek ürün elde etmek için Ar-Ge yatırımı yapmayı ve inovatif düşünmeyi öğrenmesi ise şart. Şart. Şart.