Yolsuzluğun ana sebebi

A -
A +

Türkiye'deki ekonomik sıkıntıların tek sebebi vardır, o da; parasızlık! Para olmayınca risk artıyor çünkü. Farzımuhal, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer çıkarıp Hazine'ye 200 milyar dolar para verse; Türkiye'nin riski o saat sıfıra iner. Kriz biter. İç ve dış borçlar problem olmaktan çıkar. Yetmedi; faizler yüzde 5'in altına düştüğü gibi enflasyon canavarı da bir daha gelmemek üzere çekip gider. Ülke bir anda güllük gülistanlık olur. Bugün Türkiye adını duyunca burun kıvıran birçok ülke, yollara halı serer ve gördüğü her Türk'e el pençe divan durur. Bu paranın yatırıma dönüşmesi de şart değil. Bankaya yatsa yeter ama maalesef yok! Ne Cumhurbaşkanı'nda var, ne Başbakan'da, ne de işadamlarında... Bankaların aktif toplamı 80 milyar dolar. Bu para, çarkı döndürmeye yetmiyor. İktisat ilminde önemli bir terim vardır: Likidite. Türkiye'de işler iktisat ilmiyle değil de korsan fikriyle yürütüldüğünden ülkemizde bu terimin esamisi bile okunmaz. Şirketler için likidite, yani nakit dengesi demek, o şirketin; sıkışık zamanlarda kullanacağı para demektir. Amiyane tabiriyle, bir işletmenin stepnesidir likidite. Herhangi bir kaza halinde işletmeyi salimen menzile ulaştırır. Ne var ki, Türk işletmelerinde değil stepne, doğru dürüst lastik bile yok; hepsi kabak! Her patlamada dağılıyor. Nakit akışını sağlayamadıkları gibi, hepsi; sermaye yetersizliğine mustarip olmuş durumdalar. 2001 krizinde dökülen şirketlerin çoğu kârlı şirketlerdi ama nakit paraları olmadığı için gümlediler. Devlet tek istisna. O batmaz tabii. Ne kadar kötü yönetilirse yönetilsin, devletin; para basma, vergi salma, enflasyon, borç erteleme veya borcu dondurma gibi birçok imkanı vardır, dolayısıyla batması da sözkonusu değildir. Ayağını yorganına göre uzatmayan özel sektör firmaları da at sineği misali devlete üşüşüyorlar tabii. Vergi salamıyorlarsa da, vergi kaçırarabiliyorlar!.. Hakeza SSK primlerini ödememek, elektrik borcunun üstüne yatmak... gibi imkanları da var tabii. Sıkışan işletme bu alternatife can kurtaran simidi gibi sarılıyor. Ayrıca, iktidara şirin gözüküp onun gücünü arkaya almak da mümkün tabii. İktidarsız iktidarların sempatisini kazanmak o kadar da zor değil. Azıcık yalakalık yeter de artar bile. Eh, bol para ve geniş imtiyaz için bu da yapılır hani! Ver gülüm, al gülüm!.. Tüm bunlar işletmeleri ayakta tutmak için yapılıyor. Bankaların sahipleri tarafından içinin boşaltılması da öyle. İşletmeye kaynak transferi!.. Hasılı, Türkiye'de yaşamak için başkasının omzuna basmak gerekiyor. Olan vergi kaçıramayan, devleti söğüşleyemeyen garibana oluyor da ben ona yanarım!. Doğru insanı korumak isteyenin yapacağı tek şey var: Türkiye'nin para kaynaklarını arttırmak! MI ACABA ? ğ Enerji Bakanı Çelik, kaçak elektriğe 100 trilyon ceza kestiklerini söylemiş... Geriye kalan 2 katrilyon 150 trilyonluk kaçak ne oldu, Sayın Bakanım!  ğ Serdengeçti, faizi Merkez'in değil güvenin düşüreceğini söylemiş... Düşmediğine göre!  ğ YÖK Başkanı Gürüz, hükümetin tek amacının türban olduğunu söylemiş... Kendisinin ki ne acaba?  ğ Berlusconi AB'ye hareket getirmiş... Hele bir de biz girelim, esas hareketi o zaman görün siz!  ğ İyimser sözlerin icraatla desteklenmesi isteniyormuş... Benim iktidarım bina okur, döner döner yine okur!  ğ Kayseri Şeker Fabrikası, yolsuzluk üreten fabrika olmuş... Hemen özelleştirilsin, müşterisi çok olur!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.