Milli takımımızda “golcü” santrfor yok! 

A -
A +

Evet, ne yazık ki, gerçek bu; Türk Millî Takımı’nın “golcü” santrforu yok!..

 

Neden yok; takımlarımızda “millî takımın ‘gol’ etiketli santrforu olacak” santrfor yok… “Parası olanlar” dışarıdan getiriyor; İcardi’ler… Osimhen’ler… Dzeko’lar… En-Nesyri’ler… İmmobile’ler… Aboubakar’lar öyle… İthaller, ülkelerinde millî, Türkiye dâhil Avrupa takımlarında gol kralı olan santrforlar…

 

Bugünkü “kısır” dönemin öncesinde, “millî takımızda da, takımlarımızda da ‘gol kralı olan, gol krallığı için yarışan’ santrforlarımız” vardı…

 

Bilmem ki, Türkiye Futbol Federasyonu, “yabancı santrfor’ transferini” bir süre yasaklayabilir mi; belki büyükler, “santrforları olacak” gençleri bulur, yetiştirirler… Ya da, “TFF, ‘T.C. vatandaşı yapacağı’ golcü santrforlar” ithal eder…

 

Sayın okuyucularım, bu son satırlardaki “acı ironi için” beni affedin, ne yazık ki “acı bir gerçek” var, ortada…
“Efendim, İzlanda maçında santrforumuz vardı ya” diyebilirsiniz…

 

Evet, vardı ama gol?

 

Karşısında koskoca kale ve sadece kaleci var; “5 metreden attığı” şut, karavana…

 

“Kerem üç gol atmasaydı” ne olacaktı hâlimiz?...

 

Olacağı şuydu; Montella’yı sayfalarda, TV masalarında infaz edecektik, hepimiz birer Helenio Herrara” kesilerek!..

 

“Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale dayanan” Montella’nın döneminde bir ufuk turu yapalım.

 

UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup'taki ikinci maçında İzlanda’yı 3-1 yenen A Milli Takımımızın “Galler maçında “4-6-0” oynattığı için yerlere vurduğumuz” teknik direktörü, dönemindeki 15 müsabakada 40 oyuncuya forma vermiş…

 

10'u resmî ve 5'i özel bu maçlarda 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 5 mağlubiyet almış, 22 gol atmış, 21 gol yemişiz.

 

22 golümüzü, 13 oyuncumuz paylaşmış; Kerem Aktürkoğlu 5, Cenk Tosun 3, Barış Alper Yılmaz, Hakan Çalhanoğlu, Merih Demiral 2’şer, Arda Güler, Ferdi Kadıoğlu, Kenan Yıldız, Mert Müldür, Samet Akaydin, Yunus Akgün, Yusuf Sarı ile Yusuf Yazıcı 1’er gol. 3 gol penaltıdan...

 

Şimdi geliyorum, bu tablo konusunda yorumlarıma…

 

Hocamız, “sakat, cezalı” futbolcularımıza ve “rakibe” göre, “ilk 11’imize ve oyun taktiğimize” karar verirken, oyun içinde de, “skora göre” taktik ve oyuncu değişiklikleri yapmış… Çoğunda da “olumlu sonuçlar” almış; daha ne olsun?..

 

“Golcü santrforu olmayan” bir hoca, “Okan Buruk’un geçen sezon 3-0’lık Fenerbahçe galibiyetlerinde ‘Barış Alper’i santrfor oynatmasından” ümitlenmiş, “deplasmanda ‘Galler’den en az bir beraberlik almak için’ 4-6-0 taktiği” ile sahaya çıkmış. O günlerde “Okan Buruk’u göklere çıkaran” bizler, “bu tercihi için” Montella’yı yerden yere vurmuşuz, kabullenemem…

 

Ve hocamızın, oyuncularla iletişimi, “karşılıklı sevgi saygı” beraberliği mükemmel…

 

Galler’e karşı, “koşu ve ikili mücadele istatistiklerinde ‘çok geriye düşen’ oyuncularımızın, ‘hocalarına karşı açılan’ eleştiri kampanyasından” etkilenerek, “İzlanda’ya karşı nasıl koştuklarını ve mücadele ettiklerini” görmek, millî takımımızdaki “birlik ve beraberliğin derecesini” göstermedi mi?  

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.