100 yıllık bir gecikme

A -
A +

Eğer 1930'larda F.A. Hayek ve Karl Popper, Hitler'in Almanya ve Avusturya'da estirdiği Nazi terörü ve faşist baskılar yüzünden İngiltere'ye değil de, diğer birçok Alman asıllı bilim adamları gibi bize iltica etselerdi, Türkiye bugünkü geri kalmışlığı yaşamazdı.. Kim bilir belki onlar da bize iltica etmişlerdir de, Viyana Elçiliğimizin formaliteleri yüzünden Londra'yı yeğlemişlerdir, İstanbul yerine.. Nitekim büyük romancı Kırımlı Cengiz Dağcı da 2. Cihan Harbi sıralarında Türkiye'ye gelmek için başvurduğu Roma Büyükelçiliğimizce yüzgeri edildiği için Londra'ya sığınmıştı.. Hayek ve Popper önceleri Oxford ve London School of Economy Üniversitelerinde, savaştan sonra Chicago ve Harvard'daki çalışmalarıyla bugün bilim tarihinde devrimci Nobel sahibi iki bilim felsefecisi olarak anılıyorlar.. Çağdaşları Dirac, Niels Bohr ve bugünlerde 100. doğum yıldönümü kutlanan Heisenberg'in kuvantum fiziğindeki buluşları ve yeni bilim anlayışı, gerçekten de bir devrim niteliğindeydi.. Geride bıraktığımız yüzyılın başlarına kadar, Saint Simon ve August Comte'un süregelen pozitivizm taassubu, bilimsel metotlarla elde edilen bilgilerin mutlaklık iddiaları artık geçerliliğini koruyamıyordu. Daha önemlisi, bilimde kaydedilen bu devrim, son yüzyıla kadar süregelen klasik bilim anlayışının kesinlik iddiasını sarsmakla kalmamış, aynı zamanda, o güne kadar Batı dünyasında dine karşı beslenen katı ve inkarcı cereyanları da yumuşatmıştır. Kuvantum mekaniği ve adları geçen çağdaş bilim filozoflarının, özellikle de Thomas Khun'un buluş ve yorumlarıyla aydınlanırken, aynı zamanda din ve bilim çatışması da anlamsızlaşıyordu. Bu bilim adamları baskıcı ve dayatıcı laiklik anlayışı yerine uzlaşmacı ve barışçı bir din bilim ortamının oluşmasını sağladılar.. Solcusu ve sağcısıyla Türk aydınları ve hatta çoğu bilim adamlarımız Batı dünyasındaki bu gelişmelerden habersiz kaldılar.. Koskoca bir yüzyılı laiklik ve irtica tartışmaları ile geçirmemiz ve toplumsal barışı sağlayamamış olmamız Batı'da bu olup bitenleri hâlâ anlayamamış olmamızdandır.. Anlaşılan Türkiye'yi gelecek nesillere 100 yıllık bir gecikmeyle teslim edeceğiz...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.