Karl R. Popper'in dediği gibi, bizim şanssızlığımız, zekâmızın etik bilincimiz ve birikimimizden daha hızlı gelişmesi.. Atom ve hidrojen bombalarını yapan biz değil miyiz? Bunları icat eden zekâya sahip olan insanlar, ne yazık ki, bu bombaların insanları öldürmesine engel olacak etik olgunluğa erişememiş.. New York ve Pentagon faciası bize bunu hatırlattı. İnsan öldürmesini, hem de kısa zamanda daha çok insan öldürmesini öğreten ileri bir teknoloji aşamasındayız.. Teknoloji ilerledikçe, insan öldürme teknikleri de o çapta gelişiyor, o çapta çoğalıyor. Teknolojinin gelişmediği devirlerde de insanlar birbirlerini öldürüyorlardı, ama bu kadar ince, bu kadar insafsız tekniklerle değil.. Hem de insanlığı yok edecek kadar.. Şu anda Kremlin veya Beyaz Saray koltuklarında oturan iki insanın, iki dudağı arasından çıkacak iki çift söz ilk iki dakikada insan soyunun yarısını, üçüncü ve dördüncü dakikalarda da öbür yarısını kurutur ve yok edebilir.. Teknoloji kolay kolay ilerlemedi.. Kim en iyi insan öldürmesini, topluca yok etmesini öğrettiyse ona ödüller vererek, Nobeller dağıtarak bugünlere geldik.. Ve teknoloji insanoğluna yalnız hemcinslerini öldürmesini öğretmedi; bütün tabiat örtülerini, suyu, havayı, toprağı ve bitkiyi daha çabuk, daha pratik ve de mekanistik yollarla nasıl öldürebileceğimizi de öğretti.. Mesela denizler nasıl kirletilir, haliçler nasıl pisletilir, bitkisel örtüler nasıl kurutulur? Teknoloji bunları da öğretti bize.. Şehirlerde hava kirliliği nasıl oluşturulur, mikroplu sular nasıl elde edilir, kanserojen deterjanları, radyoaktif maddeleri, zehirli atıkları ve daha bir sürü öldürücü işleri biz hep ileri teknolojilerle öğrenmedik mi? Peki bu teknolojinin insanlığa hiç mi yararı olmadı? İnsanoğlunun bugünkü teknikle daha konforlu, daha rahat bir hayata kavuştuğunu inkâr mı edeceğiz? Aslaa.. Şüphesiz konfor ve kolay yaşama imkanları hepimizin arzu ettiği, hoşlandığı bir şey.. Ama aynı konforu bize sağlayan teknoloji, biraz sonra bizim canımızı alacaksa, "olmaz olsun böyle konfor" demez misiniz? Aslında çağımızın teknolojisi yalnız öldürmesini değil, hak ve insanlık uğruna ölmesini de öğreten bir teknoloji olmalı değil miydi?.. Ama temelinde inanç ve sevgi olmayan bir bilim anlayışından çıka çıka insan öldürücü bir teknoloji çıkmışsa kimin ne demeye hakkı var ki.. Hele bu teknoloji New York ve Washington facialarında olduğu gibi teröristlerin elinde bir katliam, bir toplu katil makinası haline gelmişse durup düşünmek lazım.. Yarın başka kentler, başka toplumlar da bu teknolojinin kurbanı olabilir.. Yine Karl Popper'e dönelim ve "sonuç olarak daha iyi bir dünya arayışı, başka insanların, bir düşünce uğruna hayatlarını istemeyerek feda etmeyeceği bir dünya arayışı olmalıdır" diyelim..