Bilim metafizik sınırlarda

A -
A +

Amerika'da üç büyük fizikçimiz vardı... Üçü de Rahmet-i Rahman'a kavuştu... Feza Gürsey, Asım Barutçu, Behram Kurşunoğlu... Feza Gürsey, Yale Üniversitesi'nin Teorik Fizik Bölüm Başkanı, Asım Barutçu ise Colorado Üniversitesi'nin Fizik Bölümü Direktörüydü... Behram Kurşunoğlu'na gelince o da Miami Üniversitesi Fizik Bölümünün başındaydı... Üçü de yalnız Amerika'da değil dünya çapında şöhret kazanmış, teorik fiziğin metafizik sınırlarında at koşturuyorlardı... Bir de Prof. Nejat Veziroğlu dostumuz vardı. Çok şükür ki hayatta. O da Miami Üniversitesi Hidrojen Enstitüsü'nün başında idi. 1985'te çıkardığımız ve 8 yıl devam eden "İnsan ve Kainat" dergisi bu dünyaca ünlü bilim adamlarımızın desteğiyle güçlenmiş ve itibarlı bir bilim dergisi olmuştu. Kuvantum, teorik fizikte bir devrim açmıştı. Bilim dünyası artık metafizik sınırlarda dolaşıyordu. İnanç dünyası daha bir güç kazanmıştı. Artık eskisi gibi din düşmanlığı yapılmıyordu. Metafizik olgular dikkat çekiyordu. Bilim dünyası doğu bilimlerini, özellikle İslam tasavvufunu araştırma eğilimindeydi. Nitekim hem Doğu'da hem de Batı'da tasavuvvuf büyüklerinin eserleri yeniden gözden geçirilmeye başlandı. İmam-ı Gazali, Muhyiddin Arabi, İmam-ı Rabbani, Feriduddin Attar gibi tasavvuf alimlerinin eserleri kuvantum gözlüğü ile yeniden ele alınmaya başlandı. Kuvantumla başlayan devrimler, holografi teorisiyle, sicim yağmuru ve daha birçok görüşlerle gündemdeydi. Hiç unutmuyorum, rahmetli Asım Barutçu'yu İstanbul'a davet etmiştik. Sohbetlerimizden birinde aynen şöyle diyordu: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve İbn-ül Arabi bu devirde yaşasalardı onlara soracağım çok şeyler olurdu.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.