Biri var biri yok

A -
A +

Bizde tenkid, yani eleştiri fukaralığı var... Özellikle de bilim ve akademik konularda... Magazinsel alanda yatak hikayelerine kadar uzanan kameraların yanısıra, toplum hayatınızda, malî skandallarda, hortumculuklarda, skandal haberlerde üstümüze yok... Ama sıra üniversitelerimize, bilimsel kurumlarımıza ve öğretim üyelerimizin çalışma hayatlarına gelince orada bir ölü sessizliği ya da bir hapishane duvarı var... Bilimsel kurumlarımızda bilimsel çalışmalarda, eleştiri yasaklanmış gibidir... Oysa bilimsel eleştirinin olmadığı yerde bilim olmaz... Eleştirinin olmadığı yerde bilim, yerini dogmalara, önyargılara ve tedavülden kalkmış paradigmalara bırakır... Bizim çoğu bilim adamlarımız eleştiriden korkar... Türkiye'de on binlerce doktora yapılmıştır... Bunların çoğu ciddi bir eleştiriden geçmemiştir... Bu yüzdendir ki intihal, yani bilimsel hırsızlama vakaları bizde oldukça fazladır.. Zaten sırası gelen profesör olacağı için kimse birbirinin intihaline karışmaz... Bilim hayatımız eleştiriye açık olmadığı için, entellektüel hayatımızda son yıllara kadar Marks var, Engels var, Splenger yok, Shuon yok, Fritjof Kapra yok, Bertold Brecht var, Sartre var, lonesco yok... Saint Simon var, August Comte var; Heisenberg yok, Thomas Khun yok, Karl Popper yok. Pozitivizm var, kuvantum yok. Freud var, Adlen var; Karl Gustav Jung yok, Eric Fromm yok.. Kavski var, Hayek yok. Üniversite var, bilim yok. Eser var, sanat yok. Para var, insaf yok... Bu şartlar altında bilim mi olur bu ülkede... Bilim yok ama, "neden kalkınamıyoruz" diye soran entellektüellerimiz var... Yaşasın entellektüalizm!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.