Böyle çağdaşlaşma

A -
A +

Tam 200 yıldır çağdaşlaşıyoruz... Avrupalı insanı yakalamaya çalışıyoruz.. Avrupa insanını ararken sonunda kendi insanımızı arar olduk.. Aydın dediğimiz seçkinlerin tanzimattan beri kaçış halinde olduklarını söylüyor rahmetli Cemil Meriç.. "Fecri Âtî'cilerin, Servet-i Fünuncular'ın, Gökalp'in tek gayeleri vardı: "Osmanlıdan kaçmak, Osmanlıdan kurtulmak.."  Kimi aydınlarımız, bir tezi, bir doktrini benimsediği zaman ona inanmak ihiyacını da duyuyor.. Bu yüzden hoşuna gittiği için Marksizme, Freudizme, Darvinizme öylesine inanmıştır ki, bazıları hayatlarını feda edecek kadar ileri gitmiştir.. Tanzimattan beri bu aydınları dinliyoruz.. Aydınlarımız -tabii hepsi değil- modernleştikçe kendi kendine yabancılaştılar; yeni bir kimlik arar hale geldiler.. 200 yıldır bir kimlik aradığı için "izm" kuyruklu her doktrine inanmış, inanmayanları da aşağılamıştır.. Osmanlı'dan kaçış hali bugün dahi sürüyor..  Geri kalışımızı İslâmiyetle ilişkilendiren Avrupa hayranı insanlar yetiştirdik.. Hep Tevfik Fikret'in oğlu Haluk'un papaz oluşu anlatılır.. Oysa binlerce aile çocuğunun Avrupa ve Amerika'da Hıristiyanlaştığı biliniyor.. Babası meşhur olduğu için biz sadece Haluk'u biliyoruz.. Ben, 1964'te gizlice Hıristiyan olmuş bir bürokratla tanışmıştım. Kendince Atatürk'ü eleştiriyordu: "Atatürk Hıristiyanlığı kabul etseydi bugün kalkınmış olurduk diyordu.. Edebiyat-ı Cedide'ci Şehabettin Süleyman İsviçre'de Katolik usulü ile gömülmüş İbret-i âlem bir vaziyet.. Nasıl çağdaşlaşıldığını anlayın artık..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.