Çağdaş bağnazlık

A -
A +

Bizim aydınımız aşırı derecede hem bilimsel dogmaların hem de dogmatik bilgilerin etkisi altındadır. Söz gelimi bilimsel bir bilginin mutlak olmadığını, kesinlik kazanamıyacağını iddia edecek bir insanı bilim karşıtı, hatta uygarlık düşmanı olarak suçlamaktan çekinmez. Bunlara göre Pozitivist bilim anlayışı dışında bizi gerçeğe, hem de mutlak ve kesin gerçeğe götürecek başka bir yol yok.. Mantıksal pozitivizm bizim bilim dünyamızın amentüsü olmakta, kesin ve mutlak gerçeğe ancak bu metodla ulaşabileceğimize inanılmaktadır.. 17. yüzyıldan 20. yüzyıl'ın başlarına kadar süregelen Simonien ve Comte'çu görüş, 100 yıldan beri kesinlik hükmünü yitirdiği halde, yazık ki, bizim bilim dünyamızda mutlak doğru olarak geçerliliğini sürdürüyor.. Bizim bilim düyamız Saint Simon ve Auguste Comte'un bilim anlayışını sürdüredursun, kuvantum fiziği ile başlayan bilimsel gelişmeleri layıkiyle takip etmekten de âciz kalmıştır.. Atomaltı fiziğindeki İndeterminist, mantıksal pozitivizme aykırı gelişmeler bizim bilim dünyamızda yankı bulmamış, dolayısıyla doğru bilgi ile mutlak bilgi, kesin bilgi arasındaki farkı kabullenememiştir.. Bunun içindir ki Newton fiziğinde bugün bir paradigma olarak kabul edilen çekim yasaları bizim bilim dünyamızda hâlâ kesin doğrular olarak tanımlanır.. Oysa Kuvantum fiziği ve Einstein'ın izafiyet (görecelik teorisi) Newton yasalarının kesin olmadığını ortaya koydu.. Aydın geçinen kafalardaki pozitivist dogmalar, yalnız bilim dünyamızı köreltmekle kalmamış, aynı zamanda çağımızı ve çağdaşlık anlayışımızı da yanlış yorumlamamıza sebep olmuştur.. Toplumsal barışı yakalayamamış olmamızın asıl sebebi hiç şüphesiz bu dogmalardan kaynaklanıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.