10 aday ülkenin katıldığı Avrupa Birliği kutlamalarının tamamlandığı gün Beethoven'in 9. (İnsanlık) Senfonisi çalınırken, Irak'ta, kadın-erkek ve yaşlı-çocuk demeden birileri masum halkın ırzına geçiyordu (!).. Avrupa Birliği'ne girmeyelim demiyorum. Ama, olup biten vahşetlere rağmen, Avrupa menşeli insanlık dersleri canımı sıkıyor.. İnançlı Avrupalılar'ı bu vahşetin dışında tutuyorum.. İşkencelerin, tecavüzlerin fotoğrafları dergilerde, gazetelerde, televizyon kanallarında ve internette yayınlandı.. Akla hayale gelmedik işkenceler.. İnsanlıktan utandıran tecavüzler.. Hümanizmanın beşiği Avrupa, insanlıktan utandıran bu vahşete kayıtsız kalıp, sadece Beethoven'in "İnsanlık Senfonisi"ni dinleyerek kutlamalarda bulunuyordu.. Oysa aynı anda, Irak'ta mazlum halkın feryatları yükseliyordu.. Nazi dönemine benzer böyle bir işkence çılgınlığı, yüreklerimizi parçaladı.. İnsanlık Senfonisi'ni dinleyerek kendinden geçenler, insanlığını kaybetmişlerin çizmeleri altında inleyen mazlum halkın durumunu ne zaman görecekler? Görseler de, ne yapacaklar? Irak halkı mı rahata kavuşacak, Irak halkı mı insanca yaşayabilecekleri standartlara sahip olacak? ABD ve İngiliz askerleri, Irak halkını demokrasiyle tanıştırmayacaklar mıydı?! Yoksa, Büyük Orta Doğu projesi bu mu? "İnsan" diyenleri, "hümanizma" diyenleri Irak'ta yaşananları görmeye davet ediyorum.. Demokrasi ve insanlık dersi verenlerin, bu gerçeği görememelerini de anlayamıyorum.. İnsanı, ruhsal bir varlık olarak değil de, ruhsal tecrübeler yaşayan maddî bir varlık olarak görenlerin sergilediği bir trajedi.. Unutulmasın!.. Irak halkının feryatları devam ettikçe, İnsanlık Senfonisi, belli belirsiz ses ve nota yığınına dönüşecek... Bir vakit önce aynı senfoniyi dinledikten sonra "İşte çağdaş Türkiye bu" diye ayağa kalkan Süleyman Bey'in kulakları çınlasın.