Birileri bizimle dalga geçiyor.. Dolarlar, marklar, liralar ekranlarda fing atıyor.. Ne zaman ekonomi ve piyasa haberlerine başlasalar, bir yanda deste deste dolarlar teşhir edilirken, bir yandan da meçhul bir el banknotları saymaya başlıyor.. Yabancı para sayımı bazen dakikalar sürüyor.. Evdeki fakirliğe inat, ekranda öyle bir zenginlik hüküm sürüyor ki, bir saysanız Türkiye'nin borcunu hemen ödeyiverirsiniz.. Bir de bakıyorsunuz, Merkez Bankası'nın baskı makinelerinden kalıp kalıp beş binlik, on binlik Türk liraları akıyor.. Bir de parasızlıktan bahsediyor büyüklerimiz; sakın inanmayın.. Spiker borsanın iniş çıkışından söz etse, nedense dolarlar geliyor ekrana.. Haydii say bakalım.. Bu para sayıcıları öyle marifetli oluyorlar ki, insanı hayrete düşürüyorlar.. Acaba gerçekte de böyle para saymaları mümkün mü.. Hele şu Kemal Derviş'in adı geçmesin, ekran silme dolar, mark, liralarla kaplanıyor.. Bir el para sayıyor, bir başka el desteleri kümeliyor, bir başkası da bantlamaya başlıyor.. Ekranda sayılan paralar gerçekse, iç ve dış borcumuzun ödenmesi artık problem olmaz.. Bizim komşunun hesabına göre alacaklı bile çıkabiliriz.. Komşunun kızı soruyormuş: Babacığım sakın bunlar kalpazan falan olmasın.. "Hayır evladım, bunlar sayman, paralar da hakikî" diyormuş.. Oysa kızcağız haklı; adamların hep elleri parmakları görülüyor, yüzleri hep saklı.. Herhalde zengin olduklarını göstermek istemediklerinden olacak, yüzlerini saklıyorlar.. Hazine Müsteşarlığı'nın, Merkez Bankası'nın, Maliye Bakanlığı'nın adı geçmeye dursun bu haberlerde, para sayım makinaları derhal devreye giriyor, konuşmacılar bir taraftan konuşurken ekranın diğer yarısında mark, dolar ve lira cümbüşü başlıyor.. Şimdi şurada, burada, varoşlarda zorlukla geçinen, akşamları evine zeytin ve ekmeği zor götüren fakir insanları düşünün.. Karınlarını zar zor doyuran, ertesi gün çocuklarını okula götüren servis parasını düşünen ailelerin ekranlardaki bu para yağmuruna nasıl baktıklarını, hangi ruh haleti ile ekranı izlediklerini düşünebiliyor musunuz? Açlık sınırında olan ve akşamları evine götürecek bir ekmeği olmayan insanlarla alay eder gibi ekranları paralarla donatıp süslemek hangi vicdana sığar? Bu gösterilerin fakirlerle alay etmekten başka ne işe yaradığını söyler misiniz.. Açlık sınırına dayanmış bu insanlara reva mıdır bu yaptığınız? Durdurun bu kepazeliği.. Çocuklarımız ve genç dimağlarda kötü izlenimler bırakıyor ekrandaki bu görüntüler.. Bu, paraların hortumlandığı, yurt dışına kaçırıldığı ve milletin fakirleştiği, zenginlerin daha zengin oldukları ve yurt dışında sefa sürdüklerini getiriyor akıllara.. Sosyal patlama uyarıları boşuna söylenmiyor.. Konu mu yok getirilecek ekranlara? Her ekranda, her haber saatinde günde yüz defa bu rezaleti gözler önüne sermek, hangi habercilik dehâsının marifeti; uyarın bu meslektaşlarımızı.. Ekrandaki banknotlar karın doyurmuyor...