Onsekizinci asır aklın azgınlığı, 19. yüzyıl ise bilimin sarhoşluğu ile geçti. Geride bıraktığımız 20. yüzyıl ise, yaşama hırsı, yaşama sevinci ile geçti. İlk yıllarını yaşadığımız 21. yüzyılın ise bir çılgınlık çağı olmasından endişe ediyoruz. Batı toplumları dinden uzaklaştıkça, ahlaksızlık batağında çırpınacaktır. Göreceksiniz, bir zaman gelecek, Batı toplumlarında ne kadar insan varsa, o kadar da ahlak anlayışı olacak. İlâhi orijini olmayan bir ahlakın, tâbii ki sâbit değerleri de olmayacaktır. Bu durumda her çağın, her kültürün, hatta her ferdin bir ahlak anlayışı olacak; her çağ, her toplum ve her fert birbirlerini ahlaksızlıkla itham edecektir. Batı kültürü yalnız kendi içinde çeşitlendiği, başka kültürlerle, mesela İslâm kültürü ile tanışmadığı için bugünkü bunalımına düştü. Mircae Eliade, "Batı kültürü başka kültürlerle bir diyalog kurmazsa, onları küçümserse, eninde sonunda bir taşra düşüncesine dönüşür." diyor. Yalnız son iki asır içinde, Batı dünyası yüze yakın felsefe cereyanı, bir o kadar da ahlak, ideoloji ve doktrin tartışmalarına sebep oldu. Evet, geçtiğimiz üç asır, insanlığın bilimsel bir atılım içinde olduğunu gösteriyor. Ancak metafiziği olmayan bir bilim, insan zekasına bir hakaret gibi geliyor bana. Oysa pozitivist görüş, metafizik düşünceyi neredeyse suç sayacak. Christian Thomasius'a göre, "metafizik" havanda su dövmektir. Büyük psikolog C. Gustav Jung ise başka türlü düşünüyor: "Herkeste bir muhite intibak telaşı var. Kimse ruha intibakı düşünmüyor. Binlerce yıldır akıp gelen dinlerin bir davranış, belirli bir iç ve dış adaptasyon tarzı olduğu gerçeği unutuluyor da işler sadece akılla çözülmeye kalkışılıyor." İnsanı sadece "dik duran" bir yaratık olarak tarif eden materyalist görüşlerden nefret ediyorum. Metafizik boyutu olmayan, metafizik boyutuyla insanı tarif etmeyen her düşünce, benim insanlık haysiyetimi rencide ediyor. İnsanın sadece doğumla ölüm arasında var olduğunu, sonra ebediyen yok olacağını zanneden her görüş, bana yapılmış bir hakarettir. Tabii yalnız bana değil, bütün insanlara. ................. Genç akademisyenlerimizden sevgili kardeşim Doç. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin, İslam Hukuku ve Önceki Şeriatler adlı yeni bir çalışması yayınlandı. Yahudi ve Hıristiyan hukukuna İslamiyet perspektifinden bakan faydalı bir eser. Herkesin anlayacağı bir üslupla kaleme alınmış. Okuyucularımıza önemle tavsiye ederim. Ö.Ö (Arı Sanat, 0212 520 41 52)