Bu irtica ne menem şeyse gelsin artık... Yoksa, CHP sözcüsü Sayın Ali Topuz Bey'in, halkı gerilla savaşına çağrısı boşlukta kalacak... Gerillacılığa diyecek yok, ama kiminle savaşacağımızı bilelim artık... Yoksa, bu irtica denen canavar geldi de, bizim haberimiz mi yok?.. Öyle ya, Sayın Ali Topuz irticayı görmese, durup dururken hiç gerilla savaşına hazır olun der mi? Dolar düşüyor, faizler iniyor, enflasyon tepetaklak; ama, irtica hâlâ ortalıkta görünmüyor; olacak şey mi?.. Şu İmam-Hatip okulları da bir tuhaf. Biz bu okullardan, yobaz ve mürteci beklerken; Başbakan çıkıyor, Dışişleri Bakanı çıkıyor; bir de üstüne iyilik sağlık, Meclis Başkanı çıkartıyor. Üstelik Avrupa Birliği'ni isteyenler de onlar... En hararetli demokrasi taraftarlığı yapanlar da onlar... Hayır hayır, bu irtica mutlaka gelmeli!.. Bunların hanımları da bir tuhaf... Bir bakıyorsunuz Emine Hanım bir defilede, Hayrunnisa Hanım Vizontele galasında... Resim sergilerinin ilk ziyaretçisi ise Münevver hanım... Neyse, biz yine Ali Topuz Bey kardeşimizin tavsiyesine uyarak, gerilla hazırlıklarına başlayalım... Çünkü, bu irtica denilen meret hiç belli olmaz... Bakarsınız, 5 yıl önce yayınlanmış bir makalenin satır aralarına sıkışmış olabilir; aman dikkatli olmalıyız!.. Parolamız 555 K, olmalı... Ve yakalarına yapışmalıyız Kızılay meydanlarının ortasında... Yayınlanan şiirlere, dergi kapaklarına inceden inceye dikkat etmeliyiz... Hem sonra, bu Davos, Mavos hikayeleri; Beyaz Saray ziyaretleri; midelerimizi bulandırmıyor değil... Ali Bey ve arkadaşları, bu türlü girişimlerin gerilla savaşı için yeterli bir sebep olarak düşünüyorlar... Çünkü, irticanın hangi kayak merkezinden, hangi Saraydan, hangi cehennemden geleceği belli olmaz... İrtica, iki harfli AB işaretleriyle de gelebilir, ABD parolasıyla da... 555 K gibi... Hayır, hayır... Bu işin şakası yok... Geçen Cuma gecesi Hulki Cevizoğlu'nun, Star TV'deki programında, Ali Topuz Bey gayet ciddiydi... Eksik olan tek şey, Sayın Topuz'un gerilla kıyafetleriyle gelmemiş olmasıydı... Not: Eski mizah gazetesi Kara Kedi'yi hatırladım. Oğuz Aral'ın kulakları çınlasın... Ömrüne bereket sevgili Oğuz!..