Dünya ilerliyor.. Ve sanıyorum çok geçmeden ileri ülkeler kendilerine daha rahat, daha konforlu bir başka dünya, bir başka uydu arayacaklar.. Çok değil belki bir yüz yıl sonra bugünkü ileri ülkeler, -ki bunların sayısı 20-25'i geçmeyecek- bölüşecekleri yeni uyduyu istedikleri gibi parsellerken, bu haliyle dünyayı da belki bir çöplük gibi kullanacaklar.. Biz galiba bugün olduğu gibi, yine nasıl Avrupa kapısında bekletiliyorsak, ileri ülkelerin yaşayacağı o yeni uydunun kapısında da öyle bekleyeceğiz.. Yani orada da bizi bekletecekler.. Ha.. Ne zamana kadar derseniz, onların daha mürreffeh, daha lüks bir uyduya taşınacakları zamana kadar.. Ve bir zaman gelecek bu dünyayı hem çöplük hem laboratuvar olarak kullanacaklar. Yeni uydunun adı "dünya" olmayacak; başka bir isim arayacaklar, başka bir kelime bulacaklar.. Belki de Dünya'ya inat Münya diyecekler... Tıpkı Rahmetli Necip Fazıl'ın dediği gibi, "bomboş vatana inat Matan'a doğru" gitmiş olacaklar... Hey gidi dünya hey.. Nereden nereye geldik ve nereye gidiyoruz.. Çok değil, bundan 10 yıl öncesine kadar dünyada kendi kendisine yeterli olan 7 ülkeden biri olarak anılıyorduk; şimdiyse IMF'ye muhtaç, onun emriyle kalkıp oturan bir ülke olduk.. Bu ayıp bize yeter.. Fakirlik almış yürümüş.. Milyonlarca insanımız açlık sınırında.. Halktan almadıkları vergi çeşidi kalmadı.. Sokakta yürümemizden de vergi alacaklar: Yürüyüş vergisi.. Şuna yürütme vergisi deseler daha isabetli olur.. Bu dünyada hep hayallerle yaşadık.. Bundan sonra da Münya'ların hayalleriyle avunacağız.. Tek tesellimiz, burada Avrupa'yı beklemektense, öteki uydunun "Münya"nın kapısında beklemiş olmak. Umuyorum daha şerefli bir bekleyiş olur.. Biz neden bu hallere düştük hiç düşündünüz mü? Ar damarı çatlamış "voleci" çılgınlarla israf batağına düşmekten.. Ülkesiyle, milletiyle müsrif bir devlet, müsrif bir toplum.. Oysa Yüce Allah müsrifleri sevmiyor.. Belalar bunun için yakamızı bırakmıyor.. E-mail: omer.ozturkmen@ihlas.net.tr