Nasıl uyutulmuşuz?

A -
A +

Bilimsel araştırmalarda doğrulanabilirlik ilkesi kadar, yanlışlanabilirlik ilkesini de eğitim ve bilim felsefenizin temeline oturtamamışsanız, Batı dünyasının 19. asra kadar sürdürdüğü din ve bilim çatışmasını siz 2000'li yıllarda da devam ettirirsiniz.. Bu yüzden ne laikliğin doğru dürüst bir tanımını yapabilir, ne de başörtüsü inancını anlatabilirsiniz.. Ve hiçbir zaman bu toplum neden bu kadar huzursuz, neden uzlaşamıyor, neden kavgalı ve neden hep geri kalmışlıktan kurtulamıyor sorularının cevabını bulamazsınız.. Çünkü siz, âdetâ sürümden kalkmış bir dogmanın, bir önyargının, dolayısıyla bir paradigmanın mahkumusunuz.. 100 yıl gerisinde kalmışsınız bilim dünyasının. Eğitim sisteminizi 19. Yüzyılın Saint Simon ve Auguste Comte'un pozitivist "ilmihali" üzerine bina etmiş ve 20. Yüzyılın başlarında yeralan devrimlerden, Thomas Kuhn, Karl Popper gibi, bilimsel mantığın olmazsa olmaz yargısını temelden sarsan bilim felsefecilerinden habersiz kalmışsanız daha sittin sene laikliği ve baş örtüsünü tartışmaktan, kavga gürültüden kurtulamazsınız.. Oysa Batı dünyası bu bilimsel devrimler ve gelişmeler karşısında dine karşı eski sert tutumlarını bırakmış, onu karşısına almaktansa, onunla sosyal barış içinde yaşamaya başlamış.. Türk eğitim sistemi bugün dahi Comte'un paradigmal "âmentüsü" üzerinde ısrar ediyor.. Bilim adamlarımız da.. Etmesinler demiyoruz.. Ama pozitivizmi bir din haline getirmesinler, çünkü elde edilen bilgilerin zamanla kesin ve mutlak olmadıkları anlaşılıyor.. İşte Newton Fiziği, şimdi bir paradigma, vaktiyle doğrulanabilirliğinden kimse şüphe etmiyordu.. Şimdi ise onu aşan daha kapsamlı bir fizik âlemi var.. UNUTKANLIK (!) Meydan Larousse kalıcı bir eser.. Zaman zaman yararlandığımız bir ansiklopedi.. Hazırlayanlara ve özellikle de Hakkı Devrim beyefendiye her aydının minnet borcu var.. Ancak Hayek gibi dünya çapında bir bilim adamı unutulmuş.. Popper'e ise 6 satırlık bir yer verilmiş.. Bu iki dehayı kimler unutturmuş bize.. Hep tekrarlıyorum.. Ö.Ö

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.