Şartı şurtu

A -
A +

Avrupa'nın bizde bıraktığı kötü hatıralar henüz silinmiş değil.. 60 yıl önce insanlar birbirini öldürüyordu bu kıt'ada.. Şimdi kapısında beklediğimiz Avrupa Birliği'nin mümtaz insanları, İkinci Dünya Savaşı'nda 50 milyon hemcinsinin kanına girmiştir; yıllarca birlikte yaşadığı Yahudi kökenli insanları fırınlarda kızartarak... Bugün bile bu vahşetin tazminatını ödemeye devam ediyor birkısım Avrupa'lılar.. Şimdi ben bütün bu kötü hatıraları hafızamdan silmeye çalışırken, aynı çirkin Batı'lı "Ben seni Avrupa Birliği'ne almam" diyecek, öyle mi? Bugün benim hapishanelerimi teftiş eden bu Avrupa'lı insan türü, daha 5-10 yıl önce kendi hapishânelerinde çıkan isyanları ne çabuk unuttular.. Kötü şartlar yüzünden İngiltere hapishânelerinde isyan çıkaran mahkumlar da Batı'lı idi, Fransız hapishânelerini altüst edenler de. Kriminel insanın Batı'lısı Doğu'lusu olmaz.. Genlerinde şer tohumları barındıran insanlar Batı'da da suç işlerler. Doğuda da.. Zenci köleleri yakarak düğünlerini aydınlatan eski Romalı'lar da şimdi Avrupa Birliği'nde, Müsevî'leri diri diri yakanlar da.  Avrupa'nın en aydınlık çağında (1687) Alman Thomasus bakın ne diyor: "Ecadımız tekrar dünyaya gelseler, bizi kesinlikle tanımazlar: Biz soysuz ve melez bir hale geldik; bugün her şeyimiz Fransız usulü oldu; kıyafetimiz, mutfağımız, dilimiz, âdetlerimiz hatta kusurlarımız bile Fransız" İtalyan Muratori ise şunları söylüyor: "Kitaplar, dil, âdetler ve nihâyet hayatın maddî tarafı, Versailles Sarayı'nı takliden yapılmış bir şatonun çalışma odasında genç asilzadenin eğitimi için tutulmuş bir Fransızca hocası, paltolar, elbiseler, perukalar hepsi Fransız.. Dans öğrenmek istiyorsak, Fransız dans hocalarına değil de kime gideceğiz. Mutfaklara kadar inin; Fransız aşçıbaşılarına rastlarsınız.. Bugünlerde denilebilir ki, dışarıdan getirilmiş şarap ikram edilmedikçe kaliteli bir öğle yemeği veya akşam ziyafeti vermek mümkün değil.. Ve biz İtalyanlar, Fransızlar ne yapıyorsa hemen yapmak, onların her türlü âdetlerini Tanrı emriymiş gibi taklid etmek için müthiş bir telaş içindeyiz" Avrupalıların pek övündükleri o aydınlanma çağında bile Almanı da, İtalyanı da Paris'e özeniyor.. Demek ki "Paris Şartı" o zamandan beri şart.. Oysa bugün, elektrikleri kesilince Paris'in karanlıkta kalan semtlerini yağmalayanlar da Fransız, hapishânelerini haraca bağlayanlar da.. "Dazlaklar" Avrupası şimdi kalkmış bana ders veriyor..  Daha birkaç yıl öncesine kadar Fransa, İsveç ve Almanya'da Yahudî mezarlıklarına saldıran, yakıp yıkan ve seksen yaşındaki bir Yahudî cesedini mezarından çıkarıp kazığa çakan Neo Faşist'ler Avrupasıyla biz nasıl biraraya geleceğiz?.. Neo Nazilerin son yıllarda Almanya, Fransa ve İsveç'te Yahudi mezarlarına yaptıkları saldırıları konu alan Fransa'nın 5. Kanal yorumcusu P. Lefevre'in şu sözleri ibret alınacak bir ders: "Acaba Müslüman mezarlıklarına da, Yahudî mezarlıklarına yapıldığı gibi ırkçı bir saldırı düzenlenseydi, yine ülkedeki bütün siyasî kadrolar sokağa dökülür müydü? Hayır, Fransa ırkçılığın her türüne karşı tavır almaya henüz hazır değil" Yani Yahudi mezarlıklarına yapılan saldırıları protesto eden Fransız siyasetçileri, aynı saldırılar Müslüman mezarlıklarına vaki olsaydı yine protesto ederler miydi" sorusunu, "Hayır" diye cevaplandırıyor sayın yorumcu. İki milyon Cezayir'linin kanına giren Fransa'lı bir Avrupa ile biz nasıl birleşeceğiz.. "Paris Şartı" bunları da içeriyor mu? Avrupa ile işbirliğine evet, ama Avrupa Birliği ile bütünleşmeye inanmıyorum.. Amerika ile hatta Rusya ile de işbirliği yapabiliriz ama, kaderimizi daha dün gibi kısa bir zaman önce 400 bin Polonya'lının kanına girmiş bir Avrupa ile nasıl paylaşabilirim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.