Tuhaf bir devirde yaşıyoruz... Çevrelerinde ilgi ve şaşkınlık uyandıran herkese "entelektüel" diyorlar.. Kurulu düzene karşı gelmenin, karşı gelinmese bile, karşı görünmenin, ama mutlaka karşı görünmenin bazı insanlara ayrıcalık kazandırdığı bir yanlışlıklar komedisi şöhret yolu.. Fikir üretmek, bilgi üretmek, öneride bulunmak hak getire.. 200 yıldan beri tekrarlayıcı kimliklerle ömür tüketen aydın trajedisinin suskun seyircilerine de pes! Çok aç ve de çok tok insanlar ülkesi oldu Türkiye.. Fakirlik, işsizlik kol geziyor.. Entelektüel şöhretleri (!) bol, üretimi az bir Türkiye.. Ne var ki bu toz duman içinde arasıra da olsa bazen vakur ve tok sesler yükseliyor.. Sinan Aygün Ankara Ticaret Odası Başkanı.. Üniversitelerimizin sustuğu bir sırada cesur bir ses unutulan ya da unutturulmak istenen ülkenin kaynaklarını gündeme getiriyor. Ciddi arayışlar içinde ülkemizin uzun vadeli menfaatlerine yönelik çalışmalara imza atıyor.. Önemli araştırmalara öncülük ediyor.. "Madenlerin Efendisi Bor" adlı raporu Türkiye'nin bugünü ve geleceği açısından hayati bir önem taşıyor.. Stratejik bir maden.. Dünya rezervlerinin %63'ü Türkiye'de.. Roketler, füzeler ve yarasa uçaklarda kullanılıyor.. Hidrojen enerjisinin depolanmasında da bor kullanılıyor.. ABD Başkanı Bush'un sözünü ettiği Hidrojenli araçlarda da bu madene ihtiyaç var.. Bir başka gür ses de Prof. Nejat Veziroğlu'dan geliyor.. 40 yıl önce Miami'de kurduğu ve başkanı olduğu Dünya Hidrojen Enerjisi Birliği'nin çalışmalarıyla uluslararası bir şöhrete sahip.. Prof. Veziroğlu 25 yıllık arkadaşım.. Birleşmiş Milletler'deki çabalarıyla İstanbul'da bir Hidrojen Enerji Enstitüsü kurma projesini onaylattı ancak hükümetimiz böyle bir teşebbüsün önemini kavrıyamadığı için proje enerji bakanlığının raflarında duruyor.. Sayın Başbakan Abdullah Gül'ün ilmine ve irfanına inandığım genç baş danışmanı Prof. Ahmet Davutoğlu'nun, Sinan Aygün ve Nejat Veziroğlu'na ait projelerle ilgileneceğini umuyorum.. İşte size adam gibi 3 adam..