Son 100 yılı nasıl ıskalamışız!

A -
A +

Entellektüel hayatımız sol ve dayatıcı fikirlerin tekelinde geçtiği için son yüzyılın bilimsel devrimlerini nasıl ıskaladığımızın farkında bile değiliz.. Bilim dünyasını hemen hemen 100 yıl geriden takip ediyoruz.. Beyinsel birikimimiz geçmişin dogmatik sloganlarıyla törpülendiği için evrensel doğrulara yalnız fert olarak değil, toplum olarak da yabancı kalmışız.. Tanzimattan bugüne kadar bilinçli bir tercüme hareketiyle beslenmediğimiz için bilimsel devrimlerin de ruhuna nüfuz edememişiz.. Bizde modern düşünce gelişmelerinin ekseninde 19. yüzyıl düşünürlerinin bugün için tedavülden kalkmış görüşleri esas kabul ediliyor. Bunlar Saint Simon'dır, Spencer'dir, August Comte'dur. Bugün hâlâ geçerli bulduğumuz ilerici düşünceler Saint Simon ve August Comte'un kaba tasnifine dayanıyor.. 1928'lerde "Terakki fikrinin menşe ve tekamülü" adıyla Mustafa Şekip Tunç tarafından yayınlanan kitap temelde 19. Yüzyıl'ın bilim anlayışını yansıtır. Mustafa Şekip Tunç bu eseriyle kendince modern bilimi ve terakki (ilerleme) fikrini anlatır.. Oysa 1922'lerde Spengler'in Batı'nın Çöküşü eseri yayınlanmış, Karl Popper'in "Bilimsel Araştırmaların Mantığı"na ait yazıları elden ele dolaşır olmuştu.. Ve anlaşılıyor ki Mustafa Şekip merhum, o tarihlerde Batı bilim dünyasını altüst eden bu felsefecilerin yanısıra daha önce Danileviski'ye ait "Bir kültürün diğer bir kültüre aktarılamıyacağı" yolundaki bilimsel görüşünden de habersizdir.. Son yüzyılı nasıl ıskaladığımızı anlatacak o kadar çok şey var ki...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.