Amerika, Bin Ladin'i bulamayınca Yaser Arafat'ı gözaltına aldırdı. Dünyanın neresinde olursa olsun. Bin Laden'i yakalayacağım diye Amerikan kamuoyuna söz veren Bush, bu iddiasını yerine getiremeyince önce Afganistan'ı vurdu şimdi de Filistin'in işgaline göz yumuyor. İkiz Kuleler'in yıkıldığı ilk günlerdeki Amerikan halkının yaşadığı şoku ve Beyaz Saray'daki şaşkınlık ve infiali hatırlayın... Bush öyle sinirliydi ki, Haçlı Seferlerinden bile söz ediyordu.. Bugün yaptığı da bir Haçlı Seferi'dir.. İsrail'i ve Sharon'u maşa olarak kullanıyor. Bin Ladin'in intikamını Filistin halkından almak İslam ülkelerini hiçe saymak, bir devlet başkanını esir alarak bir hücreye tıkmak küreselleşmenin öncülüğünü yapan bir dünya devletine yakışır mı.. Yalnız biz değil, ikiz kulelerden sonra intikam duygularıyla ayaklanan Amerikan kamuoyu bile Filistin'in işgalini ve Yaser Arafat'ın göz altında bulunmasını hoş karşılamıyor. Terörden şikayetçi olan Amerika baş terörist Sharon'u kullanarak terörü lokal karakterinden çıkarmış, devletleştirmiştir.. Şimdi Beyaz Saray'daki şâhinler korkarım yarın birgün "Bin Ladin'i verin Yaser Arafat'ı alın" pazarlığına girecekler.. Tabii bunu alenen yapmaya kalkmazlar ama el altından böyle bir pazarlığa girmeleri büyük bir ihtimal.. Çünkü Bush, "dünyanın neresinde olursa olsun Bin Ladin'i ininden çıkarıp yargılayacağım" sözünü veriyordu Amerikalılara.. Ancak Bin Ladin bulunamadı. Ve Afganistan'da binlerce Afganlı öldürüldü.. Başta W. Bush olmak üzere Beyaz Saray'da dünya politikalarını düzenleyen şahinlerin Orta Doğu'daki bu son beceriksizliklerinin, Sharon'u kullanarak dünyayı ateşe verdiklerinin, mutlaka cezasını çekeceklerdir.. Amerikan kamuoyu bu takımı daha şimdiden kınamaya başlamıştır.