-Abi... Bu Amerikalılar, diğer ülke insanlarına oranla daha az yaşıyormuş... -E cami duvarına çok yakın duruyorlar da ondan... -Ehe... Ehe... Ehehehe... *** -Abi... Bu Hülya Avşar'la M.Ali Erbil, "kart finans" kavgasının ortasında dizi çekiyor?... -E hesap ekstresi gelmiştir de ondan... -Ehe... Ehe... Ehehehe... *** -Fenerbahçe'nin, Beşiktaş'ın televizyonu var, G.Saray neyi bekliyor abi?... -Onlar Ali Sami Yen'in kurmasını bekliyor... -Ehe... Ehe... Ehehehe... *** -Abi... Duydun mu Beşiktaş TV yayın hayatına başlamış... -Bak orda dur... Beşiktaş televizyonu ilk kuran kulüptür... Siyah-beyazlı yıllara dayanır... -Ehe... Ehe... Ehehehe... *** -Abi... Bizi Avrupa Birliği'ne alırlarsa ne yaparız acayip merak ediyorum... -Bilmiyorum ama Verheugen bile çok sevimli gelir insana emin ol... -Ehe... Ehe... Ehehehe... Hayata dair... Hepimiz gizliden biraz deliyiz... Herkes aslında yalnızdır... Ve anlaşılmak ister, ama hiçbir zaman bir başkasını tümüyle anlayamayız... Ve hepimiz bizi çok sevene bile bir parça yabancı kalırız... Acımasız olanlar güçsüzlerdir... Sevecenlik yalnızca güçlülerden beklenebilir... Korkuyu bilmeyenler gerçekte yürekli değildir... Çünkü yüreklilik, düşlenebilene karşı koyma gücüdür... İnsanları çocukmuş gibi görürseniz... Onları daha iyi anlayabilirsiniz... Ne denli yaşlı ya da etkileyici olurlarsa olsunlar... Çünkü çoğumuz hiçbir zaman büyümeyiz... Yalnızca boyumuz uzar... Mutluluğa ancak beynimizi ve yüreğimizi gücümüz yettiğince etkinleştirdiğimizde ulaşırız... Yaşamın amacı önemli olmaktir... Saygın olmak... Sevmiş olmak... Bir şeyi savunmak... Boşuna yaşamamış olmaktır.... - Leo Rosten - Yeni yeni meslekler... * Yuriçi Köle Ticareti... ** Uluslararası Rehine Tüccarlığı... * İş Kazası Mankeni... * Spor Büyücüsü... * Yapımcı Muhalefet... * Zina Yazarlığı... temelin yeri Fadime'nin beşinci kocası Temel ağır hastalanmış... Temel korkunç ağrılar içinde kıvranırken Fadime telaşla söylenmiş: "-Hemen gidip bir doktor çağırayım..." Temel: "-İyi ama" demiş, "Bari doğru dürüst bir doktor çağır... İyi bir doktor olduğundan emin misin?..." "-Emin olmaz olur muyum... Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti..." Zamane bedduaları * Hakkında gazeteye "şirketimizle ilişiği kalmamıştır" ilanı verile... * Okuma yazman olmaya, stat ortasında fair play konuşması okutalar... * Bilmeden Sayısal Loto oynayasın, bütün rakamları 50'den yukarı yazasın... * Ben sana ne söyleyeyim, yarın Söz Market'siz kalasın... Öbürgün de... Tebeşir Tozu... "-Beni kaygılandıracak bir şey olmaması, kesinlikle beni kaygılandırır..." (Arthur Schopenhauer) Ayaküstü... Gunther Verheugen, "Zina suç olursa müzakereler başlamaz" diye yan çizmeye başlamış... Avrupa Birliği aşermiş bir toplumun vatandaşı olarak; Yine, "avucumuzu yalayacağız" galiba... Bugünün buluşu * İlk kez çocukları şaşırtmak için, "anneni mi yoksa babanı mı çok seviyorsun" diye soruldu... (22.09.1969) bizimkiler Küçük Hüseyin kayıt yenilemek için Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'ne gitti... Gidiş dönüş 40 milyon lira vermiş, kuyrukta altı saat beklemiş, bir gün de orada kalmış ve geri dönmüş... Geldiği zaman öğrenmiş ki; internetten kayıt yenileniyormuş... *** Sırrı cep telefonunun alarmına kendi sesini yüklemiş, "Sırrı kalk işe geç kalacaksın diye... Her sabah aynı diyalogla uyanıyormuş; TELEFON: Sırrı kalk işe geç kalacaksın... SIRRI: Hımmm... Tamam kalkıyorum... TELEFON: Sırrı kalk işe geç kalacaksın... SIRRI: Tamam dedik ya bee... sağdan - soldan... (Sultanhamam'da bir işhanının girişindeki yazı...) "-Şükran Çay Ocağı... Bodrum katın bir altında, yerin dibindeyiz..." *** (Fatih Ormanı'ndaki bir ağacın üstünde asılı not...) "-Lütfen!... Çöpleri yere atınız..." *** (Mısır Çarşısı'ndaki baharatçılardan birinin torbasındaki etiket...) "-Kocanızın horlamasını gidermek için..." diyAlog (FlashTV'de; eski adı "Evlat Hasreti", yeni adı "Umut" olan programın sunucusu Yalçın Çakır, telefondaki bayanla konuşuyor...) YALÇIN ÇAKIR: Türkan Hanım ile mi görüşüyorum?... TELEFONDAKİ BAYAN: Hayır... Ben eltisi Yasemin... YALÇIN ÇAKIR: Nurettin Bey'in eltisi misiniz?... *** YALÇIN ÇAKIR: Yasemin Hanım, telefona Türkan Hanım'ı verin... TELEFONDAKİ BAYAN: Türkan Hanım gelemez... Hamile... YALÇIN ÇAKIR: Ha, öyle mi?... Çok geçmiş olsun... (Mustafa Sarbay'ın notlarından...) Reha Muhtar'ın ajandası.. * Beşiktaş benim yöneticiliğimde beşinci maçından da galibiyet alamadı... Kendime "Acı var mı acı" diye sorulacak... * Bugün çatılacak yazarlar listesi (Hıncal Uluç... Şakir Süter... Gönül Yazar)... Can Dündar niye cevap vermiyor, biraz daha kurcalanacak... * Bilgisayarcı çocuklara kızılacak... Niye bana bu bilgisayarın sadece "copy" ve "paste" tuşlarını öğrettiler?... İtiraf Reyonu (isim: sevgi bayrak... şehir: sakarya... yaş: 27...) Özel bir firmada konfeksiyon bölümünde çalışıyoruz... Çalışanlar sağolsun zamanın meyveleri neyse bizi unutmazlar: elma, armut, kiraz vs... O gün yine böyle oldu, sabah geldim armut getirmiş kızlar... Hemen alıp bir güzel yiyoruz tabii... Vakit öğleden sonra odaya giriyorum, masanın üzerinde bir poşet üzüm, onu da hallediyoruz hemen... Poşetten bir de çikolata çıkıyor, soruyorum "Kim yer" diye... Tam bu sırada telefon çalıyor, kızlardan birinin nişanlısı; "-Sevgi Abla sana bir poşet bırakacaklardı Şükran adına..." Ben telefonda; armut midede, üzümün poşeti masada, çikolata elde kalıyorum... (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) sanatik kritik "Herkes bana karşı biraz daha dikkatli olsun... Çünkü artık sıradan bir sanatçı değilim, TMSF sanatçısıyım... (Mehmet Ali Erbil) politik kritik "Bu tip açılış törenlerine katılınca ülkemin geleceğinin aydınlık olduğunu hücrelerime kadar hissedebiliyorum... (Tayyip Erdoğan) sportik kritik "Daum'u niye kıskanayım?... Milli Takım'ın hocalığını yapmak, futbolun Cumhurbaşkanlığını yapmak gibi bir şey..." (Ersun Yanal) Şifa Yemek Öğle Menüsü Naneli Yayla Çorba... İzmir Köfte... Salata... Sütlü İrmik Helva...