Acil durum bilgileri...

A -
A +

Burnunuzun içi kaşınıyorsa Burun riskli bir bölgedir... Yapacağınız her hareket "karıştırıyor" süsüne müsait olduğu için çok dikkatli olmalıdır... Yapılacak tek şey; burnu iki el arasında sıkıştırıp, ileri geri veya yukarı aşağı ovuşturarak yalnız kalana kadar idare edebilirsiniz... Nezle veya akıntı hallerinde (ki daha çok bu durumlarda kaşınır) buruna avuç içiyle tampon yapıp, yukarıya doğru kaldırmak en iyisidir, hem kaşıntıyı giderir, hem de akıntıyı geciktirir... Dişinizde maydanoz varsa Hiç karıştıramayacağınız bir ortamda dişinizin arasında maydanoz (Domates, biber veya zeytin kabuğu da olabilir) olduğunu farkettiniz, ne yapacaksınız?... Hatta dilinizle yaptığınız müdahale, sözkonusu parçacığı daha ulaşılmaz yere itti... Hah işte, bu tavsiyeye kulak vermeniz gerekiyor... Gülmemek ve konuşmamak bir çözüm olsa da, bu durumda yapılacak esas şey, daha önceden kırılmış bir kürdanı, kimse görmeden ağız içine atmaktır... Karşıdakini dinliyormuş gibi yapıp, dil ile kürdana yön vererek parçacığı ağız içinden dışarıya doğru itmek (ki dudakların milim açılmaması gerekir) en iyi yoldur... Kuyrukta bekleme halleri Bankadan aldığınız sıra numası 20'den az, 10'dan fazlaysa cep telefonu ile oyalanılabilir... 20'den yukarıysa civardaki mağazaların vitrinleri ile idare edebilirsiniz (ki kadınlar için önerilmeyen bir yöntem)... Önünüzdeki kişi sayısı 10'dan az ise; bankanın müşteri bölümünün, çalışanların bulunduğu bölümden daha geniş olmasının sebebini düşünün... Bu arada size de sıra gelmiş olacaktır... Pantalona çamur sıçratıyorsanız En zor çözüm bulduğumuz problemlerin başında geldi... Yağmurlu havalarda kimseye bulaşmamak ve dolayısı ile koşmak zorunda kalmamak tek çare... Hızlı yürümeyi gerektirecek hallerde de (ki borçlu olduğunuz bir dükkanın önünden geçmek bunların içindedir) dikkatli olmak gerekir... Normal yürüyüşlerde adım atarken yere tabandan basıp, ayağı tabandan kaldırmak tek çaredir... Üzeriniz sigara kokuyorsa İçmeseniz bile sigara kokusu, bizim gibi adamlar yüzünden büyük problemdir... Hele evde "Kahveden mi geliyorsun be adam" gibi laflar oluyorsa, en büyük problem olup çıkar... Peki bu durumdan kurtulmak için ne yapabilirsiniz?... Sigara içilen ortamlarda bir yelek giymek ve eve girerken çıkarıp ters çevirerek çantaya koymak bir çözüm olsa da, posta kutusunda parfüm şişesi bulundurmak en garantili yoldur (ki bayan parfümü olmaması çok önemlidir...) Soğukta dudağınız çatlıyorsa Diş ile dudak kabuğunu ısırarak koparmak en iyi çözümdür... Haa "Kopan parçayı ne yapacağız" diye sorarsanız çok kesin bir yolu yok... Tanıdığımız birçok kişi, dil ucuna getirip sessiz bir "tu" ile kuytu bir köşeye fırlatsa da, parmaklarının arasında ezenler de vardır... Hapşırmak büyük derdimiz Hapşırmak, sadece hapşırmak mıdır, ona bakmak lazım... Tabii ki değildir... Elinizle ağzınızı kapatmanız her şeye çözüm değildir... Peki nedir özellikle bu mevsimin en büyük problemi olan hapşırık sonrası ağızdan çıkan maddeleri imha etmenin yolu?... (ki buna biz de bir çözüm bulamadık...) Uyuşturucunun zararları... İki genç, uyuşturucu içerken yakalanmış ve mahkemeye çıkartılmış... Hakim; Bakın çocuklar daha çok gençsiniz, size ikinci bir şans veriyorum... Hafta sonu elinizden geldiğince insanları uyuşturucudan vazgeçirin, Pazartesi görüşelim... Hafta sonu geçmiş... Hakim; Eee ne yaptınız anlatın bakalım... Birinci genç: Ben 5 kişiye uyuşturucuyu bıraktırdım. Hakim: Çok güzel, nasıl yaptın?... Birinci genç: iki daire çizdim (O - o) şeklinde... Ve 'Birincisi uyuşturucudan önceki beyniniz, ikincisi ise uyuşturucudan sonraki beyniniz' deyince inandılar... Hakim: Güzel, inandırıcı... Serbestsin... Ya sen?... İkinci genç: Ben 156 kişiye bıraktırdım... Hakim: inanılmaz, nasıl?... İkinci genç: Ben de iki daire çizdim (o-O) şeklinde... Birinci daire uyuşturucudan önceki poponuz, ikincisi ise uyuşturucudan sonraki' dedim... bizimkiler * Dündar Abi yemekte çıkan elmayı çok beğendi, "Abi elma süper... Hakiki Sinop elması..." * Hüseyin düğün tarihi yaklaştıkça atkı satışlarına ağırlık verdi, "2 bin 721 atkı daha satarsak ve arabayla işe gidip gelmezsek tamamdır bu iş..." * Bilgehan Popstar'ı seyretmediğini anlatıyor, "Bir kere seyrettim, hep aynı şeyler..." * Ömer Faruk Bingöl gazeteye korku filmi eleştirisi yazmış... Yalnız yazıda filmin konusu ile birlikte katilin ismini de yazmış... Şifa Yemek Öğle Menüsü; Mantar Çorba... Dalyan Köfte... Mevsim Salata... Cevizli Kabak Tatlısı... Son sözleri... "-Benim için vazgeçilmez diye bir şey yok... Sırası gelen tribüne çıkar..." (Lucescu - Sergen'siz kadroyu açıklarken...) "-Kadroyu gençleştirme operasyonu doğrultusunda ilk imzayı attırıyoruz..." (Fatih Terim - Hami Mandıralı'ya imza attırırken) "-Lütfen resim çekmeyin arkadaşlar... Benim de hesap verdiğim yerler var..." (Pınar Altuğ - Tony olayını iyice abartınca) "-Sevgili Antalyalı hayranlarım, hepinize iyi akşamlar... (Yıldız Tilbe - Rüzgarlı havada sahneye çıkınca)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.