Ahan da haberler...

A -
A +

(Azerbaycan'ın Musavat gazetesine göre Lucescu gidiiir, Terim geliiir... Ahan da melumatlar...) Melumatlara göre, ölke çempionatının ikinci dövresini uğursuz keçiren "Beşiktaş"ın rehberliyi gelen sezon üçün yeni baş meşqçi axtarışına başlayıb. En maraqlısı odur ki, iki il evvel Luçeskunu "Qalatasaray"da evez eden Fateh Terim bu defe onu "Beşiktaş"da evez ede biler. Metbuatın iddiasına göre, Luçeskunun xüsusen çempionatın ikinci yarısındakı işinden narazı qalan prezident Serdar Bilgilinin sebr kasası dolub. Fateh Terim hazırda Amerikada tehsil alan qızı Mervenin yanındadır. Geri qayıtdıqdan sonra "Beşiktaş" rehberliyinin onunla temas quracağı gözlenilir. Maraqlıdır, göresen "Qalatasaray" klubunun resmi üzvü olan Terim ezeli reqibin teklifini qebul edecekmi? Qezetlerin yazdığına göre, "Beşiktaş" rehberliyinde temsil olunan bir sıra sanballı şexsler Terimi yola getirmeye çalışacaqlar. Bu arada "Beşiktaş"ın meneceri Sinan Engin de "Fenerbaxça" matçında qelebe qazanılmasa, Luçesku ile yollarının ayrıla bileceyini açıqlayıb. Qeyd edek ki, "Beşiktaş" qalib gele bilmese, çempionluq ve ikincilik ümidleri puça çıxacaq. "Bu, ayağımıza qeder gelen fürsetdir. En pis ehtimalla Çempionlar Liqasına getmek isteyirikse, bu matçda mütleq qalib gelmek mecburiyyetindeyik. Yoxsa meşqçimiz de daxil olmaqla, bir sıra şexslerle yollarımız ayrıla biler" deye Engin vurğulayıb. Metbuatda ise baş meşqçi postuna başqa bir mütexessisin de adı hallanır. Bu, bir müddet önce "Trabzonspor"dan istefa veren Semed Aybabadır. Bir zaman "Beşiktaş"ın futbolçusu olmuş Aybaba bu cür müzakirelerin "Fenerbaxça" matçı öncesi aparılmasının doğru olmadığını bildirse de, jurnalistlerin israrı qarşısında ""Beşiktaş"da kim çalışmaq istemez ki? Ora menim yuvamdır. Menim üçün böyük bir şeref olar" deyib. Tebeşir Tozu... "Yaşlanmak, bir dağa tırmanmak gibidir... Çıktıkça yorgunluğunuz artar nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..." (Bergman) KUMA Rauf Bey hanımı Aydın Denktaş'a; "Sen benim ikinci eşimsin" diyormuş; "Birinci eşim Kıbrıs Türk toplumudur"... Şiddetli geçimsizliğin sebebi anlaşıldı... Son sözleri... "-Kafalarımız uyuşmadığından CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa ediyorum..." (Deniz Baykal - Kendi ile ters düşünce) ... "-Hemşire hanım bana bir enjektör, bir de şuradaki beyaz poşeti verir misin?..." (Maradona - Hastanedeki altın vuruşu) ... "-Tamam yeşil de güzel renk ama ben sizin yerinizde olsam, turunç derim..." (Mehmet Ali Erbil - Yeşil zarftan araba çıkınca) ... "-Milli Takım için anlaştığımız Ersun Yanal'ın görevine son verdiğimizi bütün kamuoyuna..." (Haluk Ulusoy - İlk maçtan sonra) Ümit... Pers kralı iki adamı ölüme mahkum etmişti... Kralın atını ne kadar sevdiğini bilen adamlardan bir tanesi hayatını bağışlarsa, bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söyledi... Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden kral bunu kabul etti... Diğer adam inanmayan gözlerle arkadaşına baktı: -Atların uçamadığını biliyorsun. Nasıl olup da böyle delice bir fikirle çıkabildin ortaya?... Yalnızca kaçınılmazı geciktiriyorsun o kadar... "Pek değil" dedi birinci mahkum; "-Kendime dört özgürlük şansı veriyorum... Birincisi kral bu yıl ölebilir... İkincisi ben ölebilirim. At ölebilir... Ve dördüncüsü... Belki ata uçmayı öğretebilirim..." DOLAP İngiliz halkının yüzde 85'i küçük ayakkabı giyiyormuş... Ayak küçük, oyunları büyük... Bugünün buluşu Sigaranın zararlarından bahseden birine, "Boşveeer... Atın ölümü arpadan olsun" cevabı verildi... (24.04.1974) Sanatik kritik "Bıyıksız Orhan Baba olur mu?... Ben 20 yaşından beri bıyık bırakıyorum... Bıyıksız halimle bana Marlon Brando diyorlardı ama bu yaştan sonra olmaz..." (Orhan Gencebay) Politik kritik "Cumhuriyet karnı tok, sırtı pek, başı dik, onurlu insanların rejimidir... Bugün geldiğimiz noktada insanlarımızın karnı aç, sırtı yufka, başı eğiktir..." (Deniz Baykal) Sportik kritik "Fenerbahçe şampiyon olacak diyeyim de komik mi olayım?... Ben doğru adamım, fikrimi söylerim. Kimi seveceğimi kimseden öğrenecek değilim..." (Ergun Gürsoy) Bizimkiler (Gazetemizin doğum gününü kutladık...) Cem, bir okuyucunun "Nice yıllara evladım" telefonunu üstüne aldı, "Teyze başka birini arıyorsun galiba... Benim doğum günüm 21 Aralık'ta" dedi... *** Doğum günü pastası olarak Türkiye'nin "T"sinden pasta yapmayı planladık... Pastayı Dündar Abi yaptırınca, şive de Karadenizli olunca "D" şeklindeki pastayı yedik... *** Günün en mutlu adamı Engin Abi'ydi... Okuyucularından gelen çiçekleri evine götürürken, "Ne şans bee... Bu sene yine evlilik yıldönümüm, gazetenin kuruluş yıldönümüne denk geldi" dedi... Şifa Yemek Öğlen Menüsü Ezogelin Çorba... Etli Nohut... Pilav... Cacık... Temelin yeri Temel'in yaşı ilerlemesine rağmen bir türlü evlenememiş... Durumu bütün arkadaşlarına yaymış, evlenmek için kendisine yardımcı olmalarını, ellerinden ne gelirse yapmalarını istemiş... Bir gün Dursun gelmiş; "-Temel şanslı adamsın, sana bir kız buldum ama kusurları var..." Temel sakin: "-Önemli değildir..." Dursun devam eder: "-Bir bacağı kısadır..." Temel: -Önemli değildir... "-Unuttum gözleri de şaşıdır..." Temel: "-Önemli değildir..." Dursun şaşkın: "-O kadarla değil, burnu da uzun, üstelik şişman..." Temel: "-Hiç önemli değil, olabilir..." Dursun: "-Doğru mu söylüyorsun, sence sakıncası yok mudur?..." Temel: "-Tabii sakıncası yoktur... Çünkü ben onu almayacağım..." diyAlog (Mehmet Ali Erbil, Çarkıfelek'te seyirci ile konuşuyor...) MEHMET ALİ: Yanınızdaki eşiniz mi?... SEYİRCİ: Evet... 30 yıllık... MEHMET ALİ: Maşallah... İlk günkü gibi... SEYİRCİ: Bir de kızımız var burada... 22 yaşında... SİBEL TURNAGÖL: Evli miymişler?...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.