Avukatın sevgiliye mektubu

A -
A +

Müştemilat tanem, temlik edilmeyenim... Sana olan sevgim dava dilekçem kadar uzun... Bir bakışın kalbime, icra dosyama para yatmış kadar derin etkiler bırakıyor... Kalem gibi kaşların kadastro davası gibi karışık saçların para kokusu gibi burnumda tütüyor... Tanık dinlemek istemeyen hakimler gibi nazlanma... Senden mektup almak inan icra hukuk mahkemesine hakim atamaktan daha zor... Delillerimiz farklı olsa bile biz seninle mütemmim cüz gibiyiz... İzale-i şuyu bile bizi ayıramaz... Edinilmiş mallara katılmayan, artık değerler arasındaki denkleştirme sonucu bir alacak istemeyen sevgilim... Yargıtay'da olan dosyam kadar özledim seni... Annem buluşmamızı, evlenmemize kadar bekletici mesele yapıyor... Oysa ben seninle birleştirilen davalar gibi olmak istiyorum... (İsminin açıklanmasını istenmeyen bir avukat arkadaş...) Gündemin kırıntıları... Hülya Avşar; Kaset, reklam, show, tenis ve sinema filmi... Kadın ne jönünü buldu, ne yönünü... ... Tüm dünyayı dolaşacak olan olimpiyat meşalesinin Kıbrıs'tan geçmesine izin verilmedi... Yazık... Halbuki en çok meşale taşıma meraklısı orada var... ... Powel ve Condolise Rice... Zencilerin yüz karası... küçük ilan... DÖRT deprem yaşadım, hiç biri senin kadar sarsmadı beni... Ama unutma pıtırcık, bugünün yarınları var... (MMC - İlan Kuşağı) bizimkiler H TGRT'de Hakan Ünsal adında bir kameraman var... Arkadaşı telefon açıp, "Hakan Ünsal'la görüşebilir miyim" demiş, işe yeni giren bir personel, alay edildiğini zannederek, "Hakan Ünsal yok kardeşim, Hagi'yi verelim" demiş... * Başka biri de bizim Cem'e adres veriyor, "Kadıköy / (Taksim) İstanbul" diye... Cem kızıyor, "Kardeşim Kadıköy mü, Taksim mi, İstanbul mu?..." kadınlar erkekler... Sabahın erken saatlerinde adam kahvaltı etmek üzere mutfağa gelip, masaya oturmuş... Karısı sofrayı hazırlamış, bekliyormuş... Adam da her zamanki yerine geçmiş ve gazetesini açıp, okumaya başlamış... Spor sayfasını gözden geçirirken bir haber dikkatini çekmiş... Haberde, "Çok güzel bir sinema yıldızının, zeka seviyesi ve yakışıklılığı alt seviyede bir sporcuyla evlendiği" yazıyormuş... Adam haberi görünce gayri ihtiyari karısına dönerek, "Böyle bir budalanın nasıl bu kadar dünya tatlısı kadınla evlendiğini anlamış değilim..." Kadın saçlarını şöyle bir arkaya atıp, kocasına bakmış ve; "-Çok teşekkür ederim... Çok naziksin..." Hayata dair... Hayatta bir kez gittiğinde asla geri dönmeyen üç şey: Zaman, sözcükler ve fırsattır... ... Hayatta hiç bir zaman kaybedilmemesi gereken üç şey: Barış, umut ve dürüstlüktür... ... Hayatta en değerli üç şey: Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır... ... Hayatta hiç emin olunamayacak üç şey: Düşler, başarı ve zenginliktir... ... Hayatta insanı geliştiren üç şey: Çok çalışma, samimiyet ve başarıdır... ... Hayatta insanı mahveden üç şey: Cesaretsizlik, gurur ve öfkedir... Söz... Laf lafı açar, Laf da kutuyu... Sen sen ol; Açtırma kutuyu, Söyletme kötüyü... (Osman Yavuz İnal) ayaküstü Biliyorsunuz, dükkanlara isim vermede üstümüze yoktur... Bir yer açtık mı; hemen "Öz", "Hakiki", "Öz Hakiki" diye rakip firmayı kondururuz bitişiğe... Geçenlerde Eskişehir'de yaşanan tabela krizini bir arkadaş anlatıyor... Üç kardeş varmış... Bunlar hayvancılık işleriyle uğraşıyorlarmış. İsmi de, "Kocaoğlu Hayvancılık"... Zamanla işleri bozulmuş ve bir kardeş gitmiş, şimdiki işyerlerinin tam karşısına bir işyeri daha açmış; adını da: "Öz Kocaoğlu Hayvancılık" koymuş... Bir müddet böyle devam etmiş... İki kardeşten küçük olanı, abilerine kızmış o da diğer tarafa açmış işyerini... Adını da; "Kocaoğlu Hayvan Oğlu Hayvancılık" koymuş... diyAlog (Hülya Avşar; yeni filminin çekimlerinde, yine bir jön krizi yaşarken...) MUHABİRLER: Metin Akpınar için 'çok şişman, benim sevgilim rolünü oynayamaz' demiştiniz... HÜLYA AVŞAR: Eee... Başka?... MUHABİRLER: E şimdi onun kilosundaki Halil Ergün'le kamera karşısına geçiyorsunuz?... HÜLYA AVŞAR: İkisini aynı kefeye koymayın... temelin yeri Temel'i işten çıkarmışlar... Dursun kendisini otururken görünce yanına gitmiş ve sormuş; -Hayrola... İşten mi çıkardılar, ne oldu?... "-Sen de çalıştın... Ustabaşı ne demektir bilirsin... Hani şu ortada boş boş dolaşıp, çalışanları izleyen adam..." -Eee... İşten çıkarılmayla ne ilgisi var?... "-O ustabaşı beni kıskandı... Herkes beni ustabaşı zannediyordu..." İtiraf Reyonu (isim: muhammet... şehir: istanbul... yaş: 16...) Bir sabah abimle beraber okula gitmek için evden çıkmıştık... Ben bir sokaktan abim ise diğer sokaktan gidiyordu... Ortadaki dükkanın aynasına baktım ve saçlarımın bozuk olduğunu farkettim ve düzeltmek için durdum... Ancak aynadaki yansımam hâlâ yoluna devam ediyordu... Çok şaşırmıştım... Daha sonra onun abim olduğunu farkettim, başımı sallayarak yoluma devam ettim..." Bugünün buluşu Latife olsun diye bazı mola yerlerinde tuvaletlerin kapısına horoz ve tavuk simgesi konuldu... (06.07.1988) sanatik kritik "İsmimin herhangi biriyle yazılmasına kızmam... Ama 70 yaşındaki biriyle yazılırsam tabii ki çok sinirlenirim..." (Seray Sever) politik kritik "Başbakan en çok ailevi konular ve yalakalık haberlerine kızıyor... Bunun dışında basından çok memnun..." (Ahmet Tezcan) sportik kritik "Ben evlenmek için acele ediyorum ama Aysun 'şampiyonluktan sonra' diyerek evlilik işini zora sokuyor..." (Emre Aşık) Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Ezogelin Çorba... Etli Taze Fasulye... Fırın Makarna ... Karpuz...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.