Ayaküstü...

A -
A +

İsmail Cem, Çin gezisinde Çinli meslektaşıyla görüşüyormuş... Çinli nezaketen; "Türk siyasetini takip ediyorum" demiş; "-Sizde de köklü aileler var... Tıpkı Kennedy ailesi gibi... Örneğin bir Demirel ailesi var... Bir sürü Başbakan yetiştirmiş, bir de Cumhurbaşkanı..." İsmail Cem de olayı anlatırken; "-Hepsinin aynı insan olduğunu söyleyemedim... Utandım" demiş... Halbuki utanılacak ne var?... Uzun yıllar kullanılacak siyasetçileriniz, "sudan sebeplerle" harakiri yaparsa, adam yetiştiremezsiniz tabii... Göğsümüzü gererek söyleyelim; "-Biz yıllarca tek ürün kullandık... Yıkadık... Çıkardık..." İtiraf Reyonu (isim: gurbet—çi... şehir: köln... yaş: 35...) Dokuz yaşında Almanya'ya gittiğimiz gün babam bize muz almıştı... Daha önce hayatımda hiç muz görmediğim için elma-armut gibi ısırarak kabuğu ile yemiştim, hiç hoşuma gitmemişti... Daha sonra baban bana muz yemesini öğretti... Şimdi bilmeyenlere ders verecek kadar iyiyim... *** (isim: şennur... şehir: izmir... yaş: 24...) Çok sevdiğim, uzun zamandır çıktığım, ailemi tanıştırdığım çocuk evlenme teklifi yaptı, kabul etmedim... Tepkisini görmek için, "Seni eş olarak düşünemiyorum, arkadaş kalalım" dedim, dağıldı... Öğrendiğime göre yemeden içmeden kesilmiş... Bu "Evet" demem için onun üzerinde yaptığım son denemeydi, beni hakikaten seviyormuş... Ocak'ta düğünümüz vaaar... *** (isim: emre örs... şehir: konya... yaş: 15...) Almanca'dan ortak test usulü yazılı yoklama vardı... Sms ile diğer sınıftan kopya almıştım... Çıktıktan sonra yazılının çok iyi geçtiğini söyleyip hava atıyordum... Ama yazılı sonuçları okunurken hoca havamı söndürdü, çünkü sms gelidiğinde cevapları kağıdın üst köşesine yazmış ve geri silmeyi unutmuştum... (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) Verheugen'in ajandası... * 2013 yılına kadar verdiğimiz sözden nasıl döneceğiz?... Kara kara düşünülecek... * "Kara" dedim aklıma geldi, birliğe almamak için karayollarının darlığı kullanılabilir... * Hem kadınlara yönelik şiddet de bitmemiş... Dün Kral TV'de bir kadına silah zoruyla, "Degajeme doğru" diye şarkı söyletiyorlardı... * Türkiye bize uyum sağlayamadı, biz Türkiye'ye uyum sağlayalım... Dudaklardaki silikonlar yenilenecek... temelin yeri Fadime, gazeteye ilan vermiş; "-Bir milyara Porsche"... Adamın biri yanlışlık olduğunu düşünerek telefon etmiş, Fadime "Evet bir milyar" deyince yanına gitmiş... Konuşup anlaşmışlar ve adam parayı teslim ettikten sonra arabayı incelerken sormuş; "-Neden bu kadar komik bir fiyata satıyorsunuz bu değerli arabayı?..." Gülümsemiş Fadime, "Kocam Temel sekreteriyle kaçtı" demiş; "-Ev ve eşyalar senin olsun, sen sadece Porsche'yi satıp parasını bana gönder, yeter dedi..." Tebeşir Tozu... Birinin karakterini anlamanın en iyi yolu; kendisine hiçbir iyiliği dokunmayan birine nasıl davrandığına bakmaktır..." (Samuel Johnson) bizimkiler Ankara'ya maça giden Fehim'e, "Yalnız mı gidiyorsun" diye sorduk... "Aslında Kemal Abi gelecekti" dedi; "Ama karısının evlilik yıldönümüymüş sonra gelecek..." *** Yapımı 20 yıl süren evine nihayet taşınan Tuncay, küvetli hayata pek alışamadı... 120 kilo ile çıktığı küvet, bir ayda dördüncü kez kırıldı... Ciddi bak... *** Sırrı; bisküvi, kek, çikolata falan alıp veresiye defterine yazarken, arkadaşı Yusuf'un ismini görmüş... İsmin karşısına not düşmüş, "Yusuf naaber... Ben Sırrı..." Son sözleri... "-Başbakanım geçen yıllarda okuduğunuz şiiri, bir kez daha seslendirir misiniz?..." (Savaş Ay - Siirt gezisinde Başbakan'dan son isteği...) *** "-Oooo.... Hayırsız niye hiç gelip gitmiyorsun?... Ayran içtik, ayrı mı düştük?..." (George Bush - Yusuf İslam'la İngiltere'deki karşılaşmalarında...) *** "-Biz hem içerde, hem dışarda hükümetin yardımcısı olmaya her zaman hazırız..." (Deniz Baykal - Tayyip Erdoğan'a ortak olmak isterken...) ...gündemin kırıntıları... Harvard Üniversitesi uzmanlarına göre, "Affetmek birçok hastalıktan koruyor, ömrü uzatıyor"muş... Bizde de örnekleri olmuştur... Bakın Ecevit'lere... diyAlog (Huysuz Virjin, ATV'deki Çarkıfelek'te Deniz Seki'nin aşırı iltifatına maruz kalıyor...) HUYSUZ VİRJİN (İki keçinin yanında): Aman ne şeker koyunlar bunlar böyle... DENİZ SEKİ: Efendim koyunlar sizinle güzel... *** (Yasemin Bozkurt, Kadının Sesi'nde kocasını öldürüp cezaevinde yatan kadını ağırlıyor...) YASEMİN BOZKURT: Kocanızı öldürdünüz ve cezanızı yattınız... Peki çıkınca ne yaptınız?... KOCASINI ÖLDÜREN KADIN: Beni karşılamasını bekledim... Bugünün buluşu İlk kez bir maç öncesinde sporcular; sportmenlik adına kollarını kaldırarak üç defa "sağol... sağol... sağol..." diye seyircileri selamladı... (25.09.1966) sanatik kritik "Evlenirken yemek pişirmeyeceğime dair sözleşme imzalamıştım... Geçen pişireyim dedim, sucuklu kuru fasulye yapacağıma, sucuklu nohut yapmışım..." (Tuba Ünsal) politik kritik "Zina konusu öyle bir yansıtıldı ki; sanki kriminal bir mevzu gibi ele alınacakmış ve karı koca ilişkisi devlet tarafından gözlenecekmiş gibi bir hava estirildi..." (Abdullah Gül) sportik kritik "Gelirken bana Türkiye'de üç takımın var olduğunu, ligin heyecansız geçeceğini söylediler... Ama başka takımların da olduğunu ilk haftalarda öğrendim..." (Del Bosque) Şifa Yemek Öğle Menüsü Naneli Yayla Çorba... Etli Patates... Tepsi Böreği... Meşrubat...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.