Ayaküstü

A -
A +

Maçı seyrederken; hava toplarında papağan gibi aynı şeyi söylüyorum; "-Japon Milli Takımı... Japon Milli Takımı..." Fatih Tekke var gücüyle zıplıyor, yarmanın biri ayağını yerden kesmeden uzaklaştırıyor topu, "-Japon Milli Takımı abicim..." 51 orta yapılmış... Ben bunu ikişer kez söylemişim, düşünün... Gazeteye gelince baktım Japonya ile bizim forvetin boy ortalamasına... Japonlar'ınki 1.77, bizimki 1.76 çıktı... Üstelik, takıma giremeyen 1,85'lik Halil Altıntop'la, 1.84'lük Cihan Haspolatlı dahil... Boy rekoru, oynayanlar içinde - oyuna sonradan girenler - 1.82 ile Tuncay ve Necati'de... Teknik ağırlıklı bu güzide yazıyı nasıl tamamlayacağım diye düşünürken, bir de Dünya Kupası finallerine katılan takımların boy ortalamasına baktım... Şöyle diyordu FIFA'nın notları; "Takımların FIFA'ya verdikleri 23'er kişilik oyuncu listelerine göre, en uzun boy ortalamasına sahip takım Almanya, en kısa boy ortalaması bulunan ekip ise Meksika..." "Bücür" dedikleri Orta Amerika ülkesi Meksika'nın ortalamasıyla noktayı koyuyorum; "-1.77..." son sözleri "-Başka ülkelerin sahip olamayacağı, yeni bir el bombası geliştirdik... Bakın pimine dokunmadan..." (Vladimir Putin - Terörle savaşta yeni silahını tanıtırken...) "-Başından beri söylüyorum... Ulusal takım Hakan Şükür'süz olmaz..." (Kazım Kanat - Lig TV'deki son yorumu...) "-Bulduğunu içeriye içeriye doldur... Senin yaptığın ortalara Fatih, Gökdeniz ve Nihat kafayı çakacak... Hadi koçum..." (Ersun Yanal - Emre'ye taktik verirken...) "-Alo... Fahri Abi trendeyim, kapatıyorum telefonu..." (Bir öğrenci - Son madel telefonla konuşurken) bizimkiler (Bizimkiler'in şikayet postası...) * Koridorlarda, asansörlerde, hatta servislerde bile sigara içiliyor... Yangın alarmları daha hassas olsun, katlardaki kapılar da otomatik açılsın... Necmettin ayaklarını sürtmeden yürüsün... (Adnan Abi - Yazıişleri) * X-Ray cihazını çok hassas ayarlıyorlar... Her geçtiğimde, "Küçükken demir bilye yuttum, ondan ötüyor" demek zorunda kalıyorum... (Harun Abi - İstihbarat) * Şu yemek listesini doğru düzgün yazın... Hindi şinitzel mi diyo, ne diyo... Google'dan arama yapmadan yemeğe inemiyoruz... (Dündar Abi - Yazıişleri) * Bayrampaşa servisini çeken, Muhittin Abi servisi büfenin hemen yanındaki kanalizasyon kapağının üstüne park ediyor.. (Bilgehan - Spor) * Tashih servisi en sessiz yerde olması gerekirken, tam gürültünün ortasında... Tashihler gözden kaçabilir yani... Bilmiyorum artık... (Ahmet Abi - Tashih) * Aşağıya biri gelince "Misafiriniz var" deyip gönderiyorlar... Adamın yanında "Gelmesin" de diyemiyoruz... Kabul etmeme gibi bir şansımız olmuyor... Alacaklısı var, şusu var, busu var... (Engin Abi - Spor) * Her şey iyi düşünülmüş, ama "çalışan babalarla" ilgili hiçbir aktivite yok... Mesela çocuk üstümüze kalınca nerede oynayacak, nasıl vakit geçirecek?... (Hüseyin Abi - İlan) Hayata dair... Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen, Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi; Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken, Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi?... ... Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle, Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra, Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte, Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya. ... İşte böyle, her gün hem açlıktan ölüyor, hem tıkanıyorum; Ya oburca her şeyi yiyorum, ya da hiçbir şeye dokunmuyorum... - William Shakespeare - temelin yeri Temel'le Dursun dolaşıyormuş... Temel demiş ki; "-Ben istediğim insana istediğim şeyi beyin gücümle yaptırabilirim..." İnanmamış Dursun tabii... Temel karşıdan gelen iki bayanı birbiriyle kavga ettireceğini söylemiş, Dursun "Yap da görelim" demiş... Temel yoğunlaşmış ve hakikaten kadınlar kavgaya tutuşmuş... "Buna inanmam, başka bir şey yap" demiş Dursun... Temel karşıdan gelen adamın, kendi cebine para koyup gideceğini iddia etmiş... Yoğunlaşmış ve hakikaten de adam Temel'in cebine parayı koymuş... Dursun tamamen şokta, ama inanmamakta ısrarlı, "Tamam" demiş, "-Bu sefer de benim istediğimi yap da görelim... Karşıdaki binanın yedinci katındaki evin televizyonunu camdan aşağı at..." Temel yoğun bir şekilde konsantre olmuş... Aradan biraz zaman geçmiş ses yok... Tam umutlar tükenecekken yedinci kattan bir adam çıkmış; "-Zorlama be kardeşim... Televizyon falan yok bizde" demiş...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.