Nasıl oluyor da; Rıdvan Dilmen "Gol olur" deyince gol oluyor, "Faul verecek" deyince hakem düdüğü çalıyor, "Serhat'ı alması lazım" deyince Serhat oyuna giriyor diye kafayı yiyecekseniz; Bir gün stada gidin ve basın tribününe oturun... Maçı hem çıplak gözle, hem de televizyon görüntüsüyle seyredin... Görüntünün en az yedi saniye (Olimpiyat Stadı'nda 20 saniyeye vardığı söyleniyor), sesin ise 3 saniye geç geldiğini görün... Daum bir futbolcuyu ısınmaya gönderince de, F.Bahçe gerideyse, "Serhat'ı alması lazım", skoru koruması gerekiyorsa "Defansı güçlendirmeli" deyince oluyor zaten... Mesela maçtayken beni arayın; Rıdvan'dan 3 saniye önce ne olacağını söylemezsem ne olayım... Olayı abartıyorum tabii; ama "İddaa" ediyorum çok büyük bir kehanet yok ortada, onu bilin... sağdan - soldan... (Çarşamba'da bir büfe yazısı - Ahmet Boz bildirdi...) "-BİZİM TEMEL DOST BÜFELERİ... POLİSİ ZABITAYI SAYACAKSIN ÇALIŞACAKSIN ARKADAŞ..." (Yenibosna'da bir kamyon arkası - Filiz Baykal yolladı...) "-İRTİBATI KOPARMAYALIM OLUR MU?... - ELAZIĞLI - 0 555..." (F.Bahçe maçında G.Saray tribünü - UltraAli'den...) "-GELİNİM OLUR MUSUN?... (Karşıyaka'da bir duvar - Çingene yazdı...) "-BURAYA ÇÖP DÖKENİN HASTANE MASRAFLARI KARŞILANMAZ..." (Vezneciler'de bir çeşme yazısı - Emrah Büyük'ten...) "-SUYU HORTUMLAMAK YASAKTIR... Rakamlarla şöhret... (Erman Toroğlu'nun en çok kullandığı kurum ve kuruluş isimleri...) % 5: Futbol Federasyonu... % 5: Yalova Kaymakamlığı... % 5: Devlet Malzeme Ofisi... % 5: Darphane ve Damga Matbaası... % 80: Devlet Su İşleri... diyAlog... (Derbiden taşan röportaj diyalogları...) MUHABİR: Efendim maç nasıl geçti?... ERGUN GÜRSOY: Gol gol bol pozisyonu oldu... MUHABİR: Az önce hastaneden haber aldık, Necati'de beyin kanaması yokmuş... HAKAN ŞÜKÜR: Kendisini tebrik ediyoruz... ŞANSAL BÜYÜKA: Ayhan'ın sarfettiği sözler var burda hocam... ERMAN TOROĞLU: Hassstronomi vardır bilir misin?... Hassstronomi... Hasss lastik gibi... ŞANSAL BÜYÜKA: Maçı başlatmasa, şimdi hâla oynanmıyor olurdu... ERMAN TOROĞLU: Oynatma arkadaş... Onikiyi çeyrek geçe başlat, dörtte bitir maçı... bizimkiler Sırrı arşivdeki resimleri kurcalarken, bir yandan da söyleniyor; "Yahu bu ne biçim arşiv?... Rahmetli Özal'ın bir tane yeni resmi yok haa..." Ercan Radar Turizm'in minibüsünü görünce güldü; "-Böyle açık açık radar diye yazarsalar, kimi yakalayacaklar?..." Engin Abi, maç dönüşü bizim araç yerine Hürriyet'in aracına binmiş... Yol ayrımına gelince yanlışlığı farketmiş, "Ben müsait bir yerde ineyim, sen staddaki öbür arkadaşları al" diye inmiş... itiraf reyonu (isim: hasan batmaz... şehir: denizli... yaş: yirmiikibuçuk...) Üniversitede yurtta kalıyordum. Ramazan ayında imsakiyemizi alıp odaya astık, bayramdan bir hafta önce de memlekete gitmek için hazırlanıyordum... Bu arada imsakiyeyi de alıp valize yerleştirdim... Ertesi gün memlekete geldiğimde evdekinin yerine diğerini astım... Yol yorgunluğuyla uykuya dalmışım... Uyandığımda heyecanla imsakiyeye koştum ve birden telaşlanarak "Haydi iftara beş dakika kaldı" diye anneme baskı yaptım... Annem şaşırmış, "Oğlum telaşlanma 45 dakikaya kadar yemek hazır olur" dedi... O an Erzincan-Denizli arasındaki yerel saat farkını hesaba katmadığımı anlamıştım... Şifa Yemek Öğle Menüsü Tel Şehriye Çorba... Etli Nohut... Bulgur Pilavı... Cacık...