Yabancı basın, "Kıbrıs isimli güzel kız" diyerek Rumlar'la tanışma konusunu cazip kılmaya çalışıyor... Biz zaten, "Türkiye isimli yakışıklı erkek" olmaya her an hazırız... Yağmurlu gün... Direksiyondaki güzel kız... Üzerine çamur sıçratılan yakışıklı erkek... Önce, "Oha falan olan", sonra yelkenleri indiren "Avrupa Yakası" nın güzel ve şımarık kızı... Kızın kılık değiştirerek gelmesine hiç şaşırmayan, taviz vermeyen, ciddi, tutarlı bir şekilde işini yapan yakışıklı erkek... Reklamda "Devam edecek" ibaresi var... Bakalım ilerleyen bölümlerde, "İyi ki ona rastladım" diyebilecek miyiz?... sanatik kritik " -Sigara içmiyorum ciğerim gıcır gıcır, kanım temiz kalbim tıkır tıkır... Sağlıklıyım her yerim gıcır gıcır..." (Gönül Yazar) politik kritik " -Rumlar'ın birilerinin koltuğunun altına girerek bize ve Türkiye'ye yaptığı kabadayılık sökmez..." (Rauf Denktaş) sportik kritik " -Denizli için gazla söze gerek yok... Maçın özeti şu; karşımızda F.Bahçe'den daha iyi bir takım vardı..." (Geeorge Hagi) Tebeşir Tozu... "Ne olduğun kulağımda öylesine çınlıyor ki; ne dediğini duyamıyorum..."? (Emerson) Bir soru ? Soruyorum size: Maç olmadığı bir gün, gecenin bir yarısı, komşulardan gelen "oley" çığlıkları ne olabilir?... Cevap veriyorum: Semra Hanım isimli işkencenin bitmesi... İster inanın ister inanmayın... Hayata dair... Kader eninde sonunda şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar... Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder... Ektiğini biçer... Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz... Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz... Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir... Düşmanlarınızı düşünmek için ayıracağınız bir dakika bile, düşmanlarınızdan daha değerlidir... Nefret ve intikam hissi size büyük zararlar verir... - Epiketos - S.Ö.Z. der ki; "-Gelin için her kaynana, Semra Hanım'dır..." ...gündemin kırıntıları... AB üyeleri, masadan kalkan Tayyip Erdoğan'ı zorla tutup oturtmuşlar... Elimizi verip, kolumuzu alamadığımızın resmidir... diyAlog... (NTV / Gündem Dışı XL) GANİ MÜJDE: Sizinle beraber ünlü olan sanatçılar unutuldu... Kimler vardı?... GÖNÜL YAZAR: Kimisi mevta oldular... Kimisi rahmetli oldular... *** (Kanal D / Zaga) OKAN BAYÜLGEN: Bence güzel bir soru... İpek Tuzcuoğlu?... İPEK TUZCUOĞLU: Ben çok mantığını kullanmayan, zegisel bir kadınım... bizimkiler * Dündar Abi Artvin'e komşu olan illeri sayarken "Hopa" dedi... "Hopa il değil" diye uyardıklarında; "Nasıl değil" diye sordu, "Ben geçen gün Hopa Valisi diye bir şey yazdım, o neydi peki?..." *** * Beşiktaş maçına giden Alişirin Abi' yi Parma'da köpek kovalamış... "Hoşt" demiş ama köpek Türkçe bilmediği için anlamamış... *** * Beşiktaşlı yöneticilerin istifası üzerine "Kartal'da deprem" başlığı vermiştik... Haberi makette gören Cem, hemen Kartal'da oturan teyzesini arayıp durumunu sormuş... itiraf reyonu (isim: alparslan bozkurt... şehir: elazığ... yaş: ondokuz...) Derbi maça dakikalar kalmıştı... Lig Tv spikeri teknik direktörleri anlatıyordu ve derken maç başladı... Önümdeki Fenerli "Daum" adını duyunca dedi ki; "Allah Allah... Fener'e ne zaman geldi bu Daum?... Ben Lorant olarak biliyordum..." O kadar güldük ki; artık başımızı arka kısmını bir anda hissetmedik... *** (isim: erol tuncer... şehir: eskişehir... yaş: onsekiz....) Bir bayan hocamız vardı... Derste beni kaldırınca tir tir titremeye başladım... Sorunun cevabını bilemedim ve hocaya yanlışlıkla "Ya abi ben ne napıyım, böyle bir soruyla ilk kez karşılaşıyom..." dedim... Herkes hocaya gülmeye başladı... Tabii ben de disipline... Taşlamalar... Haşlamalar... SIFIR AİLESİ Babanın tüm düşü Bol sıfırlı bir hayattı. İşe sıfırdan başladı Şimdi "SOLDA SIFIR"... ... Oğlu, İyi bir gözlemciydi. Babasının hayatından Ve hatalarından Dersini aldı. Sonuç; "SIFIRA SIFIR ELDE VAR SIFIR" ... Kızı, "Tayfanın akıllısı Uzak durur Geminin dümeninden" dedi. Ve snop bir zengine gitti. "ELDEKİ SIFIRI TÜKETTİ. (osman.yavuz.inal) temelin yeri Feci bir trafik kazası geçiren İdris' i hemen ameliyata almışlar... Ayılır ayılmaz çığlık atmış... "-Doktor... Doktor... Bacaklarımı hissetmiyorum..." Doktor Temel başıyla evet diye onaylamış; "-Biliyorum... Az önce iki kolunu da kestim..." *** Yargıç, sanık Temel' e sormuş... -Olay saatinde neredeydin?... "Sinemadaydım" demiş Temel... -Yalnız mıydın?... "-Hayır Hakim bey... Sinemada bütün yerler doluydu..." Ama sen kimseyi tanımıyordun, öyle mi?... "-Olur mu, Hakim bey?... Sharon Stone'u tanıyordum... Zaten onun için sinemaya gitmiştim..." ...gündemin kırıntıları... Evde futbol keyfi için bir telefonla amigo siparişi verilmeye başlanmış... İlginç bir intihar biçimi... Bugünün buluşu İlk kez bir çocuğun bileği ısırılarak saat yapıldı... (20.12.1952) Şifa Yemek Öğle Menüsü: Naneli Yayla Çorba... K.Budu Köfte... Mayonezli Salata... Revani...