Ayaküstü...

A -
A +

“Allah isminin kullanımı bir hayli azaldı” diyor, Ali Osmanağaoğlu abimiz... Sıraladıkları nereye gittiğimizi değil, ama nereden geldiğimize ışık tutuyor;
...
-Evden ayrılırken geride kalanlara “Allaha ısmarladık”, “Allah’a emanet olun” denilirdi;
Şimdi “haydi ben kaçtım”, “Bay bay”, “Hadi öptüm” denilir oldu...
-İşe gidenlere “Allah işini rast getirsin” denilirdi;
Şimdi “Bol kazançlar” denilir oldu...
-Şaşırdığımızda “Sübhânallah” denilirdi;
Şimdi “Vaaavvv” denilir oldu...
-Sevindiğimizde “Elhamdülillah” denilirdi;
Şimdi “Olleeeyyy” denilir oldu...
-Başımıza bir musibet geldiğinde “Allah’ın dediği olur!”, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn [biz Allah’tan geldik, yine O’na döneceğiz] denilirdi;
Şimdi “Hay aksi”, “Bu da nereden çıktı!”, “Bittim!”, “Mahvoldum” denilir oldu...
-Bize iyilik yapana “Allah razı olsun”, “Allah ne muradın varsa versin” diye dua edilirdi;
Şimdi “Sağol!” denilir oldu...
-Bir işle uğraşanlara “Allah kolaylık versin” denilirdi;
Şimdi “Kolay gelsin” denilir oldu...
-Yeni evlenenlere “Allah bir yastıkta kocatsın” denilirdi;
Şimdi “mutluluklar” denilir oldu...
-Sınava girecek olanlara “Allah zihin açıklığı versin” diye dua edilirdi; 
Şimdilerde “Başarılar” denilir oldu...
-Geleceğe dair planlar yapılırken “İnşallah”, “Allah izin verirse”, “Allah kısmet ederse” denilirdi;
Şimdilerde sanki gelecek bizim elimizdeymiş gibi fütursuzca konuşur olundu veya “Umarım”, “Tahminim o ki” gibi ne idüğü belirsiz ifadeler kullanır olundu...
-Günah işlediğini gördüğümüz kimselere “Allah ıslah etsin”, “Allah affetsin”, “Allah hidayet etsin” denilirdi;
Şimdi lanet okunur oldu...
-Kötü bir şeyden bahsederken “Allah korusun”, “Allah esirgesin” denilirdi;
Şimdilerde “Kapa şu şom ağzını” denilir oldu...
...
Bu listeyi uzatmak çok mümkün... Dikkat etmeye vesile olması duasıyla;
Gününüz bereketli, ömrünüz uzun olsun inşallah...

Öğrendim ki;“-Hayatımızın en güzel günleri; hayatımızın en güzel günlerini beklemekle geçiyor...”

Ana Kumanda

(...STAR – Evleneceksen Gel)
UĞUR ARSLAN: Belli ki ablam sizden hoşlandı... Hobileriniz neler?...
EVLENECEK AMCA: Sevgi, saygı...
UĞUR ARSLAN: Bir oğlu var ablanın, sizce mahzuru var mı?...
EVLENECEK AMCA: Kız olsa olurdu ama oğlan olmaz...

Anlamadığımız gerçekler!

Erkekler, kadınların bazı durumlarda istediklerini çok zekice bir yolla yapabildiklerini bilmezler...
Her kadının istediklerini yaptırtmak için birbirinden kurnazca numaraları vardır...
Erkeklerin tahmin ettiği kadar saf bir kız yoktur...
...
Kadınlar birtakım şeyleri inanılmaz alttan alırlar... Hiçbir erkek kadının alttan aldığının farkına varamaz...
Tartışmaların altyapısında genelde bu vardır...
...
Arabayı kadınlar kullanırken erkeklerin yaptıkları eleştirileri, kadınlar aslında duymazdan gelirler...
Kadınlar ehliyetlerinin çikletten çıkmadığını bilirler...
...
Erkekler, kadınlarla kavga ederken, güler yüz ve tatlı dille her şeyi halledebileceklerini bir türlü fark edemezler...
Bozulan ilişkilerdeki temel sorun kesinlikle güler yüz eksikliğidir...

KRAMPON
“CÜNEYT Çakır 3 kırmızıyı es geçti ama iyi maç yönetti” diyen Rıdvan Dilmen ambulansla berbere kaldırıldı...
...
F.BAHÇE ve Beşiktaşlı taraftarlardan ortak yürüyüş, “Bırakma bizi Mustafa Denizli…”
...
HASAN Şaş’tan Mario Gomez’e teklif, “Kadıköy’deki havayı en iyi ben anlatıyorum kanka…”

Adalet

Çevremizdeki acıları bizim de çekmemiz gerekmektedir.
Hepimizin ortak bir vücudu yoktur, ama ortak bir büyümesi vardır:
Bu ise, şu ya da bu biçimde acılar içinden çekip götürür bizi. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu hayatın tüm evrelerinden geçer, yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi yaşadığımız dünyanın tüm acılarından geçerek gelişiriz.
Bu konuda adalete yer yoktur, acılardan ürkmeye ya da acıları üstünlük diye yorumlamaya yer yoktur...
(...Franz Kafka)

Temel bir gün...,

Fadime, şehrin en güzel kızıymış...
Bütün delikanlılar onun kalbini çalabilmek ve onunla evlenebilmek için çok çaba sarf edermiş ama o her seferinde aynı cevabı verirmiş;
“-Hayır... Benim hayallerimde yaşayan bir delikanlı var... Ben onu bekliyorum”...
Aradan günler geçmiş, Fadime evinin penceresinden bakarken yoldan geçen delikanlı Temel’i görmüş ve “Evet” demiş;
“-İşte bu benim beklediğim, hayal ettiğim insan...”
Koşarak inmiş merdivenleri Temel’in yanına gitmiş... Hafifçe sırtına dokunmuş ve “Bakar mısınız” demiş...
Temel dönmüş ve hafif bir gülümsemeyle “Buyur teyze, bir şey mi istedin” demiş...

Ayaküstü...

 

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.