Şimdi diyeceksiniz ki; "Koskoca ülkenin kurtuluşu, köprü zammına ve uyduruk vergilere mi kaldı"... Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan bu dönemde, böylesi sorular milli bütünlüğümüze zarar verir... Aşağıda ismi geçen arkadaşlar lütfen memur beye zorluk çıkarmasın; her sâde ve kakaolu vatandaş gibi üzerine düşeni yapsın... Recai Kutan'a tabela vergisi: Her yıl değişen parti tabelaları önemli bir mevzuat olarak Maliye Bakanlığı'nın dikkatini çekti... Bundan sonraki her yeni parti için "Verilen ismin her harfi için" 100 bin dolar... Uzaylılara ayakbastı vergisi: Kafasına göre ülkemize giren uzaylılardan, demir parçası başına 100 dolar harç alınacak... Kaynak geliri durumuna göre araçları için de fenni muayene ücreti kesilecek... Sibel Can'a diyet vergisi: Ünlü sanatçının 25 kilo birden düşmesini kaçıran maliye, bundan sonraki diyet olaylarını büyük bir fırsat olarak görüyor. Bakanlık; Zerrin Özer ve Sezen Aksu'yu da yakın takibe aldı. Akrep Nalan'ın "vergi rekortmeni" olması bekleniyor... Gidişatı şikayet vergisi: En çok gelir beklenen vergi türü... "Ellerim kırılsaydı da bunlara oy vermeseydim", "Ne olacak bu memleketin hali" ve "Bitmiş abicim"ciler mâruz kalacak... Memura müjde vergisi: Fazla bir kaynak beklenmiyor... Sadece çeşit olsun diye konulmuş bir vergi türü... Memura yapılan zamların yüzde 25'ciği kesilecek... Tas ve hamam vergisi: Önce tellaklara kesilmesi düşünülen bu vergi, komisyonda değiştirildi ve "Hamama giden terler" maddesi konularak müşterilere çevrildi... Kanka ve sazan vergisi: Gençlikten istediği vergiyi toplayamayan maliye, "Kanka... sazan... kafayı yemek... kopmak... keklemek... kıl olmak..." gençliğinden büyük bir gelir bekliyor... Önemli duyurular... "-Garımızda sahipsiz paket unutmak yasaktır"... (Adana Tren Garı) "-Dikkat... Asansör iki kişiliktir, üç ya da daha fazla binerseniz düşer, ölürsünüz"... (Ankara'da bir işhanının yönetim yazısı) "-Ayda 50 dolar karşılığında bedava cep telefonu"... (Yabancı bir şirketin gönderdiği mail) "-Olay... Olay... Olay... Sulu Yemek Bulunur"... (Ankara-Balgat'ta bir lokanta) "Yazıktır be, günahtır be... Kadıncağız öleli kaç sene olmuş, hâlâ film çevirtiyorlar be"... (Adile Naşit'in filmini izleyen bir amca)