Evet yanlış okumadınız, "Asmalı Konak'ın lenf bezi kanserinden mustarip güzel oyuncusu Bahar, Türkiye'de de tedavi edilebilir... Bunun için sadece 10 günlük bir uğraş gerekiyor... Şöyle ki; 1.GÜN Seymen Ağa, havaalanında bir doktorla karşılaşır ve bu hastalıkta Türk doktorlarının çok başarılı olduğunu öğrenir... 2.GÜN Yaman'ın okuldan arkadaşı Okmeydanı SSK'da görevli bir hademenin arkadaşıdır... Araya onu sokarak sevk için gün alınır... 3.GÜN Seymen Ağa ile Yaman sevk için hastaneye gider, ama görevli hademe onları "Sadece işiniz düşünce mi hatırlıyorsunuz" edasıyla karşılar... Güçlük çıkarır, "İlla hastanın da gelmesi lazım" der... 4.GÜN Bahar, Seymen Ağa ve Yaman tekrar sevk için Okmeydanı'na gider... Bu kez hademeyi güleryüzlü görürler... Ama hademe bunları görünce somurtur, "Yine mi siz" gibilerinden bakar... Kağıtları ve Bahar'ı inceledikten sonra "Oturun oraya" diye bir yeri işaret eder, ama oturulacak yer yoktur... 5.GÜN Alınan sevkle sabah 08.00'da Çapa'ya gidilir... Buradaki hademeye, oradaki hademenin selamı söylenir, kağıt işleme konulur... 6.GÜN Dört beş saat sonra Bahar'ın ismi anons edilir ve dört beş doktor tedaviye başlar... Bu arada Bahar içerideyken Seymen Ağa'ya eczaneden alınacakların reçetesi uzatılır... 7.GÜN Reçetede pil, uzaktan kumanda, makas vidası, toplu iğnenin topu ve Zümrüt-ü Anka kuşunun tüyü yazılı olduğu için ilaçların 15-20 eczaneden toparlanması bir gün sürer... 8. GÜN Bu arada Sümbül Hanım, 15 dakika olan ziyaretçi saati bittiği için dışarıda görevlilerle tartışmaktadır... Hiç olmasa elindeki kolonya ve meyveleri yukarıya göndermek istemektedir... 9. GÜN Doktorlar nihayet odadan çıkar ve Seymen Ağa'nın bir umut bekleyen bakışlarına açıklama yapar, "İyileşince hiçbir şeyi kalmaz" diye... Seymen Ağa, sevinçle Yaman'a döner" İyileşince bir şeyi kalmayacakmış" diye tekrarlar... 10. GÜN Seymen Ağa'nın onuncu günün sonunda morali ve sinirleri alt-üst olur... Düşüp bayılır... Doktorlar hemen muayeneye alır ve test yapar, sonucu da kendisine açıklar, "Kanser olmuşsun" diye... Seymen Ağa "Irsi mi acaba, karımdan mı geçti" diye merak eder, "Lenf bezi kanseri mi diye sorar... Doktorlar, "Yok normal kanser" diye cevap verir... TEMEL'İN YERİ Temel'le Dursun kadınlardan konuşuyor... Dursun içini çekerek fikrini söylemiş; -Kadınları anlamak çok zor dostum... "-Hiç de değil, tanımak lazım..." -Ne konuda konuşacaksın?... "-Tabii ki güzelliklerinden bahsedeceksin..." -Ya güzel değilseler?... "-Kolay... O zaman başka kadınların çirkinliklerinden bahsedeceksin..." HHH Temel'in sekreteri sevgilisine mektup yazıyormuş... Temel de oradan birşeylerle uğraşıyormuş gibi yaparak mektubu okumaya çalışıyormuş... Kız son satırlara şunları yazmış; "-Sevgilim şu anda meraklı patron yazdıklarımı okuduğu için satırlarıma burada son veriyorum..." Temel atılmış; -Ben mektubunu okumuyorum... HHH Dursun iş görüşmesi için Amerika'ya gitmiş... Teklif mektubunu ofiste unuttuğunu farkedip Temel'e faks çekmiş; -Teklif mektubunu büroda unuttum, oradaysa acele cevap ver... Ertesi gün faks gelmiş; "-Evet burada..." MEÇKA ENGİN / ELEKTRİK SÜPÜRGESİ Tanıyanlar bilir, Engin Abi gençliğinde çok hızlı bir abiydi... Ne demek hızlı; Celaliye sahillerinde yetişmek ne demekse, o demek... Deniz, kumsal, eğlence... Metal müziği, yeni çıkan albümler, sanatçıların hayatını yakından takip... Evet metal müziği... Siz bakmayın tipine, annesinden her gün "Ne anlıyorsun şu teneke tıngırtılarından" sözlerine aldırmadan bütün köy duyabilecek şekilde açıyormuş teybin sesini... "Bir gün" diyor "Yine açmışım 'Death Metal' bir parça, bangır bangır dinliyorum evde..." Bu arada annesi de elektrik süpürgesini çıkarmış, bütün evi süpürüyormuş... Tabii gürültüden süpürgenin sesi duyulmuyor... Engin Abi annesinin süpürge ile kendi bulunduğu odaya geldiğini görünce, rahatsız olmamak için dışarıya çıkmak istemiş... "Gel anne, ben kahveye kadar gideceğim zaten" diyerek teybin sesini kapatmış... Müziği kapatınca farketmişler ki; kadıncağız çalışmayan süpürgeyle bütün evi dolaşıyormuş... Başını iki yana sallayarak "Ulan ne günlerdi arkadaş" diye gülüyor hikayeyi tamamlayınca... BİZİMKİLER ............ Olaylarla dolu bir haftayı geride bıraktık; H Sütunlardan da takip ettiğiniz gibi Engin Abi ile Şekip Abi G.Saray-F.Bahçe kavgasını erken başlattı. Ama başbaşa yemekte görünce herkesi şaşırttılar. Yorum şu, "Sayfa dışında dostuz..." H Bilgehan henüz bir aylık olan çocuğunun ismini 8 kez değiştirince nüfus memuru ile kavga etti... H Tahir, Hüseyin'e Trabzon forması kaptırdı... Hüseyin diyor ki; "Lig başlasın, birkaç hafta geçince Trabzon'un form durumuna göre iade ederim" H Mehmet Akbal'ın kolu kırıldı... Kendisi merdivenden düştüğünü söylüyor ama, başka hiçbir yerinde çizik olmaması kafaları karıştırıyor... H Necmettin-Ahmet Abi, Adnan Abi-Tuncay, Şaban Abi-Osman sürtüşmesi, olaylar büyümeden yatıştırıldı... En son kırılan rekorlar -Ağzıyla kuş tutsa yaranamama rekoru; Süreyya Ayhan... -Kutlama işin cılkını çıkarma rekoru; Beşiktaş Kulübü... -Bu günleri de mi görecektik rekoru; Şenol Güneş... -Rolünü gerçek hayata uydurma rekoru; Pınar Altuğ... -Gazete tirajından fazla mesaj yazma rekoru; Çağla Şikel... -Geçti Bor'un pazarı rekoru; Asmalı Konak Tekrarı...