Bayramınız mübarek olsun...

A -
A +

Bunlar da bayram sabahı kapıyı çalıp, el öpenlerin tutanakları... Ünlülerin kapısından şekerle dönmek zorunda kalan çocukların duydukları... İşte harçlığı esirgeyen bahaneler... HAKAN ŞÜKÜR "Ben şekerinizi vereyim, yan dairede Tugay oturuyor, harçlığınızı o verecek... Malum bir senedir boştayım..." DENİZ BAYKAL "76'ncı maddeyi, 'Artık bayramda harçlık yok' diye değiştirdik... Alın şekerinizi..." BÜLENT ECEVİT "Rahşan keşke ülkede kriz olmasaydı da, şu çocukların yüzünü güldürebilseydik..." FADIL AKGÜNDÜZ "El öpenleriniz çok olsuuun... Ben şimdi size çıkmaz ayın son çarşambasına bir çek yazıyorum, zamanı gelince alırsınız..." MUSTAFA TOPALOĞLU "İnanın siz gelmeseniz ben size el öpmeye gelecektim... Yeni kaset pek tutmadı da..." HÜLYA AVŞAR "Çocuklar şu anda iki evin kirasını birden veriyorum... Yoksa siz beni bilirsiniz..." MİRCEA LUCESCU "Harçlık versem, geçen maçta elimi öpen Nouma'ya verirdim..." BÜLENT ARINÇ "Çocuklar 3 dakika zamanınız var, öpün ve gidin..." EMRAH "Ben de küçüğüm... Sizin kapınıza geliyor muyum?..." TEMEL'İN YERİ Temel, Dursun ve İdris çok eski 75-80 yaşlarında üç arkadaş... Bir gün Temel, Dursun'a telefon eder ve İdris'e gitmeye karar verirler ve giderler. Biraz muhabbetten sonra İdris kahve yapar ve içerler... Biraz muhabbetten sonra İdris "Ay kusura bakmayın unuttum birer kahve yapayım da içelim" der. Temel ve Dursun bir şey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra İdris, "Size bir kahve bile yapmadım hemen yapayım da içelim" der ve yapar getirir. Bizimkilerde yine ses, itiraz yok. Akşama doğru Temel ve Dursun kalkarlar ve yolda bastonları ile tin tin yürürken Dursun; -Gördün mü İdris'i ne kadar pinti olmuş... Bize bir kahve bile ikram etmedi... Temel; "-İdris'i ne zaman gördün?..."  Temel şehrin en gözde semtinde bir büro tutmuş, içini güzelce döşemiş, kapıya da "Avukat Temel Şaşmaz" yazılı bir tabela asmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapı çalınınca Temel sekreterine "Kapıyı aç kızım" demiş. Sekreter kapıyı açıp gelen adamı Temel'in odasına soktuğu an Temel eline telefonu alıp konuşmaya başlamış; "-O iş tamam beyim, zaten benim aldığım bir dâvâda kötü bir netice çıkamaz... Tabi tabii hemen kurtarırız. Dursun'u da ben kurtarmıştım İdris'i de. Siz hiç merak etmeyin Ankara'da çok tanıdık var..." Konuşma böylece bir kaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterinin odaya getirdiği adama dönüp; "Ahh efendim" demiş, "Kusura bakmayın sizi beklettim. Ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun. Sizin ne dâvânız vardı?..." Adam "Hiiç" demiş, "Benim dâvâm filan yok, ben telefonu bağlamaya gelmiştim..."  Temel, Demir Yolları'na makasçı olmak üzere başvurmuş. Sınava sokmuşlar ve sormuşlar: -Aynı tren yolunun bir yanından saatte 150 kilometre hızla bir katar geliyor, karşı yönden de 100 kilometre hızla bir başka tren geliyor. Bu durumda ne yaparsın?... "-Fadime'yi çağırırım..." -Fadime de kim?... "-Benum hanım..." -Oğlum, karını çağırmanın sırası mı iki tren ha çarpıştı, ha çarpışacak... Temel sırıtmış: "-Eh, o da görsun cümbüşü daa..." ZAMANE BEDDUALARI -Dünyanın en büyük yıldızını alasın ama hayrını göremeyesin... Konya'ya karşı bile oynatamayasın... -Başrol oynadığın filmin tek karesinde bile görünmeyesin... Montajlara gelesin... -Ligdeki kötü gidişine "dur" diyemeyesin... Fenerbahçe'ye bile yenilesin... -AB'ye girelim, enflasyon düşsün, kriz bitsin, ülkem güllük gülistanlık olsun da konuşacak bir şey kalmasın e mi?... BİZİMKİLER  Bilgehan köşeyi övdü, "Abi on dakika önce köşede bir espri okudum, yarım saattir gülüyorum..."  Selami, Bilgehan'ın San Sebestian'da Nihat'la yaptığı ropörtajı okuyunca sordu, "İki kişi mi gittiler?..."  Necmettin'in teknoloji merakı, "İnternet aracılığı ile evlenenler görücü usulü evlilik mi yapmış oluyor?..."  20 yaşındaki Talip'in nostaljisi, "Bizim zamanımızdaki bayramlar nerdeee?..."  Kazım abi, yemek fişlerinin arkasındaki kalori cetvelini okurken sordu, "Arkadaşlar sigarada kalori var mı acaba?..."  Ercan ev alacakmış, çaylara zam geldi; küçük 100, büyük 150 bin...  15 günlük Mehmet Enes'in babası Ersan'ın tatlısı henüz gelmedi...  Sadece 212... Nasıl bir çocuktu ? Abdullah Gül (Başbakan) Çok uslu bir çocuktu... Kendi topu olduğu halde, yedek bekleyen tek Kayserili çocuk Abdullah Gül'dür... Sadece bir sakatlık veya siyasi yasaklı olduğunda onun yerine forma giyerdi... İlkokulda hep güldüğü için defalarca sınıftan atıldı... Ama hakkını verelim dersleri çok iyiydi... "Saat"i çift "a" ile yazan tek çocuktu... Sınıf başkan yardımcısıydı... Görevini çok iyi yapar, kendisini bile tahtaya yazardı... Bugünlerde "Gazoz satamadı" diye eleştirilen Abdullah Gül'ün yapamadığı ilk meslek ayakkabı boyacılığıdır... İlk mesleği olan boyacılıkta müşterinin çorabını da boyamaktan iki kez dayak yemiştir... Bu dönemde babası tarafından, "Ayakktabı bile boyayamayan adam, eşeği boyayıp bana bile satamaz" diye eleştirilmiştir... Çok yardımseverliği ile göze batmış ve küçüklüğünde Kayserililiği'nden şüphe bile edilmiştir... En başarılı olduğu oyun, "Yağ satarım, bal satarım, ustam ölmüş ben satarım"dır... SORUN... ¥ Bir senenin değerini anlamak için sınıfta kalmış bir öğrenciye sor. ¥ Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bebek doğuran anneye sor. ¥ Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir çilekeşe sor ¥ Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor. ¥ Bir dakikanın değerini anlamak için, trenini kaçıran yolcuya sor. ¥ Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor. ¥ Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor. ¥ Üç dakikanın değerini anlamak için Meclis Başkanı Bülent Arınç'a sor... Avrupa Birliği atasözleri  Tayyip ata sporumuz cirit'i Avrupa'ya yayıyor... Her yerde cirit atıyor...  Yediğin içtiğin senin olsun... Bize tarih için verilen tarihleri anlat...  "Günü Birlik" ziyaretlerden bıkınca bizi "Avrupa Birliği"ne alacaklar...  Tarih için tarihten ders alalım...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.