* Ali Babacan: Efendim 8.5 milyar dolarlık krediyi ne zaman kullanacağız?... * Vecdi Gönül: Efendim gündeminizde bedelli askerlik var mı?... * Abdullah Gül: Efendim ....... noktalı yere asker gidecek mi?.... * Bülent Arınç: Efendim eşiniz Çankaya'daki davete katılacak mı?... * Deniz Baykal: Efendim CHP'deki yaprak dökümü hakkında ne söyleyeceksiniz?... * Aziz Yıldırım: Alex konusunda bir gelişme var mı?... * George Hagi: Efendim takımda revizyon olacak mı?... * Hülya Avşar: Efendim Zehra'ya kardeş geliyor mu?... * Ajda Pekkan: Efendim oranızı buranızı ne zaman düzelttirdiniz?... * Seda Sayan: Efendim gizlice evlendiğiniz söyleniyor?... * Türkan Şoray: Efendim bir kaset hazırlığı içinde olduğunuzu öğrendik?... * Kadir İnanır: Efendim son çalışmanız "Kadirizm"e gölge düşürdü mü?... İtiraf Reyonu... (isim: nagehan çilhoroz... şehir: sakarya... yaş: 21...) Küçük, tek katlı ve bahçe içinde bir evde oturuyorduk... Beyaz üzerinde siyah benekleri olan yavru, çok da sevimli bir köpeğim vardı. Yine oyun oynamak için bahçeye çıktığımda koşa koşa yanıma gelmişti. Başımdaki tülbendimin ucunu yakalayıvermişti birden... "Hımmm... Demek canın oyun istiyor" dedim ve başladık birlikte koşmaya. Ne yana kaçsam peşimi bırakmıyordu... Tülbendi çekmemle sürüklenmesi bir oluyordu. Tülbendi savurdukça köpek de savruluyordu... Ayağa dikleniyordum, köpek de tülbendimde asılı kalıyordu... Sevincimden çığlık çığlığaydım adeta... Nedense birden huylanmaya başlamıştım... Kendi kendime; "Yahu bu köpek geleli daha ne kadar zaman oldu ki?... Ne de çabuk alıştı bana öyle" diye düşündüm. Sonra denemek için tekrar dimdik ayağa kalkmış ve yanılmadığımı farketmiştim... Köpek yine asılıydı tülbendimde. Fakat gözlerindeki ifade herşeyi anlamama yardımcı olmuştu. Yere eğilip köpeğin ağzını açtığımda ne göreyim: Tülbendin oyası zavallının yeni çıkmakta olan dişine takılmıştı... Meğer oynadığını zannedip sevindiğim anlarda, can çekişiyormuş yavrucak. Zaten o günden sonra bir daha yanıma hiç uğramamıştı. (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim) ayaküstü Merakımı Vatan'dan Devrim Sevimay'ın TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın ile yaptığı röportajda giderdim... Şu herkesin farklı telaffuz ettiği "euro" konusu... Euro mu?... Yuro mu?... Öro mu?... Dinleyelim; -AB para birimini Almanlar oyro, Macarlar euro, Yunanlılar efro, Ruslar yevro, Fransızlar öro, İngilizler yuro diye seslendiriyor. Çünkü bunun formülü şöyledir. Kendi dilinizde Avrupa'yı nasıl okuyorsanız ilk hecesinin sonuna "o" harfini getirirsiniz. Türkçe'de doğrusu "avro"dur... Geçen hafta Azerbaycan'daydım ve onların bile "avro" dediklerini duydum... "Nereden öğrendiniz bu kelimeyi" diye sordum; "E başka ne denebilirdi ki" cevabını aldım... Unutmayın... AVRO...