Bir tost yalanı...

A -
A +

Telefonunu göstererek "Mesaj duruyor mu" diye sorunca gülüyor Şenol İpek... ..Ve "Yok öyle bir mesaj" diyor net bir ifadeyle... "-Irak'ta savaş çıkıyor, 100 milyar dolarlardan bahsediliyor... Diğer taraftan Türkiye'nin geleceğini etkileyecek bir seçim var... İşsizlik ve hayat pahalılığı had safhada... Böyle bir konu ana haber bülteninde yer alacak, manşet olacak bir şey mi" diye şaşkınlığını anlatıyor... Gündeme şartlanmış bir meraklılıkla, "Nasıl bu duruma geldi" diye soruyoruz; "Ben de anlamadım" diyor genç manken; "-Söylediklerim hep çarpıtıldı. Yazılı basında da görsel basında da maalesef çarpıtıldı. Başka boyutlara çekildi. Anlatıyoruz olayın gerçeğini, akşam televizyona bakıyoruz, sabah gazeteyi alıyoruz bambaşka şeyler. Montaj tekniği denen şey bu olayın bu kadar büyümesine sebep oldu. Biz sadece bir amaca araç olduk diye düşünüyorum." Çok yıprandık... -Çağla Şikel yalanlamıyor ama olayı. "-Bakın orada bir şey söylüyor. Kelime oyunları var. İyi niyetle yapılmış bir şeyden bahsediyor. Ama onu kese kese öyle bir hale getiriyorlar ki; program yayınlandığında arkası yarın gibi oldu. İlk hafta Çağla kötü ahlaklı bir kadındı, bizler mağdur duruma düşmüş evli bir çift. İkinci hafta bir baktık biz tam tersine çevrilmişiz. Bu işin içinde başka bir şey var..." -Peki yaşanmadığını söylediğin bu olayda suç kimin?... "-Ben son günlerde net bir şey söylüyorum. Bu soruyu basının birbirine sorması lazım. Basının içinde ne oluyor. Magazin basının içinde birşeyler dönüyor. Birileri bu çarkı döndürüyor. Olayın kahramanları biziz ama cevabını veremiyoruz. Olayın kahramanı soruya cevap veremezse o işin içinde başka şeyler var demektir..." -Bu konudan dolayı zarar gördünüz mü siz?... "-Manevi olarak çok etkilendik. Çünkü bizim aile ahlakımıza, kişiliklerimize, adetlerimize uyan bir görüntü değil. Böyle gündeme gelmekten kazanılacak paranın zaten bereketli olmayacak. Zaten kabul etmiyoruz. Ama atlattık diye düşünüyoruz. Bu olayda kırıldık ama, dostumuzu düşmanımızı tanıdık..." -Eşinizle kendi aranızda bu meseleyi nasıl hallettiniz?... "-Eşim ve ben neyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü olayın geçtiğini söyledikleri tarihte eşimle beraberdik. Diğer bayan da ordaydı. Bunlar doğru, ama kavga olayı, dayak olayı yok. Yani olanlarla olmayanları yanyana getirdiler böyle bir haber patladı...." Tostu severim... - Böyle bir mesaj alsan ne yapardın?... "-İlk defa böyle bir soru soruldu bana. Sorardım herhalde ne demek istiyorsun diye. Ya da cevap bile vermezdim. Hangi niyetle gönderildiğine bağlı..." -Bu olaydan sonra Çağla ile görüşme şansınız oldu mu? "-Hiç görüşmedim. Ne telefonla, ne aracı vasıtasıyla. Manken camiasında 200 kişi var. Bunların 10 tanesi benim arkadaşım, geriye kalan 190 tanesi ile uzaktan birbirimize kafa sallıyoruz..." -Geçenlerde katıldığınız programı neden terkettiniz?... "-Eşimin doğum günüydü. Oraya katılmadan önce bir şartla gittik. Bu konu açılmasın dedik. Açılırsa çıkarım demiştim, sorduklarında çıktım..." -Çağla'nın işleri artmış, sizin için de faydası oldu mu?... "-Son 20 günde 10-15 tane çok ciddi iş geldi. Çok iyi bir otomobil alacak para kazanabilirdim. Ama kesinlikle kabul etmedim. Bereketsiz bir paranın bana kesinlikle hayrı olmaz dedim. Bir tane manken gelsin, kazandığım parayla şöyle mutluyum desin, kesinlikle inanmam..." -Bu olaydan sonra hiç tost yedin mi?... "-Evet daha dün (önceki gün) tost yedim. Hem de kaşarlıydı..." Mankenliği bırakıyor... Şenol İpek, sohbetin ortasında biz sormadan "Bu arada mankenliği bırakıyorum" deyince şaşırdık. Erken olduğunu anlatan bakışlarımızın üzerine devam etti; "-Yavaş yavaş bir geçiş dönemindeyim. Bu olaylardan kaynaklandığı düşünülebilir. Değil aslında, zaman içinde olması gereken düşünceyle bu kararı aldık..." -Bugünden itibaren defileye çıkmayacak mısın yani? "-Önümde önceden okeyli birkaç işim var... Onları hallettikten sonra bırakmak daha doğru olur..." -Mankenlikten sonrası... "-Televizyonda devam edeceğim. Özel bir kanalda, bir dizi profesinde yer alıyorum..." -Dizi konusunda iddialı mısın?... "-Mankenden oyuncu olmaz diyorlar, neden olmasın? Siyasetçiden de, bakkal Ahmet efendiden de olur. Bu iş için istenen şey yetenek ve eğitim değil mi?..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.