Genç adam Avrupa'da öğrenim görmüş, memlekete dönmüş ve iş için bir devlet kuruluşuna başvurmuş. Kuruluşun personel müdürü babacan bir Anadolulu... Genç adam da biraz entel... Personel müdürü iş kaydını yapmaya başlamış... "-Anağın adı?... Babağın adı?... Tevellüdün?... Nirde ohudun?..." Sıra öğrenim derecesine gelmiş. Delikanlı "PHD" derecesi ile mezun olmuş... Bunun İngilizce okunuşu Pi - Eyç - Di... "-Tahsil direcen?..." -Pieyçdi... "-Anlamadım, ne dedin?..." -Pieyçdi efendim, diploma derecem... "-Yani orta mı?..." - Hayır, pieyçdi.... "-İyi mi?..." -Pieyçdi... "-Pekiyi mi?..." -Efendim, diploma derecem, pieyçdi... Müdür, o zaman yanındaki katibe dönmüş: "-Yaz oğlum" demiş... Beyin diploma derecesini "ossa ossa bu gadar olur" deyi yazıvir... bizimkiler ...Ve Sırrı uzun bir aradan sonra sahnede... Haber yazarken bilgisayarın ekranı birden, "baş aşağı" göstermeye başlamış... Fişi çıkarıp ters takmış, düzelmemiş... Bu sefer monitörü ters çevirip masaya koymuş... Ekran düzelmiş ama mause ters tarafa gidiyormuş... Mause'u da ters çevirmiş, bu sefer hiç hareket etmemiş... Sinirli sinirli alıp bilgisayarı sistem desteğe götürmüş... Masaya koymuş ve oradakilere bağırmış; "-Ya Özdeeen... Bu bilgisayarın ekran kartını ters mi taktınız?..." itiraf reyonu (isim: ömerfaruk... şehir: istanbul... yaş: 20...) Masada bırakıp lavaboya gittiği bir zaman arkadaşımızın paketindeki sigaralardan birine patlayıcı madde yerleştirdik... Ailesi sigara içtiğini bilmediği için, akşamları canı sigara çektiği zaman tuvalette içiyormuş... O gün akşam bizim hazırladığımız sigarayı seçip tuvalete girmiş ve sigarayı yakmış... Üç fırttan sonra "boom" diye bir ses gelmiş... Babası, "Oğlum tuvaletin kapısını kapatsana" diye bağırmış... Bu olay; onun sigarayı bırakma kararından beş dakika öncesinde yaşandı... Son sözleri... "-Yeni bir şey üreten yok ki... Sezen Aksu'nun da birçok eseri çalıntıdır mesela..." (Tarkan - Kendisine parça veren insanları da eleştirmeye başlayınca...) "-Evet evet, bu iyi fikir... Burcu Hanım'ın "Reklam için yaptık" sözüne katılıyorum..." (Tamer Karadağlı - Skandalı dayandıracak bir bahane bulunca...) "-İşkembecide barışmamızın özel bir nedeni yok... Sadece çok romantik bulmamızdan dolayı..." (Cem Özer - Nurgül'le buluştuğu yerde... Gözüne gözüne...) temelin yeri Dursun tatile çıkacakmış... Oğlu İdris evde kalacağından komşusu Temel'e tembihte bulunmuş; "-Eğer her zamankinden farklı bir durum olursa hemen bildir..." Günler geçmiş, Dursun herhangi bir haber alamamış... Bir hafta sonra Temel acilen bir telgraf çekmiş... Mesajda şöyle diyor; "-Ula Dursun... İdris'in her gün eve toplayıp bangır bangır müzik dinlediği arkadaşları bugün gelmedi..."