Türkiye'deki her kuruma uyan meşhur bir yönetim hikayesidir... Türk ve Japon şirketleri arasında bir kürek yarışı düzenlenmesine karar verilmiş... Her iki takım da performanslarının en üst düzeyine varabilmek için uzun ve zorlu bir hazırlık devresinden geçmiş... Büyük gün geldiğinde, iki taraf da kendini hazır hissediyormuş... Japonlar yarışı bir kilometre farkla kazanmışlar... Yarış sonrasında Türk takımı çok sarsılmış... Türk şirketi yönetimi yarışın açık farkla kaybedilmesinin nedeninin bulunmasına karar vermiş... Sorunu araştırarak, çözüm yollarını önermesi için bir dizi yabancı danışmanlık şirketiyle anlaşılmış... Bir yıl süren ve milyonlarca dolara mal olan çalışmalar, analizler, araştırmalar sonucu yabancı danışmanlık şirketleri hatayı bulmuş ve çözüm önerisi getirmiş; Japonlar'ın takımında sekiz kişi kürek çekiyor, bir kişi dümencilik yapıyormuş... Türk takımında ise bir kişi kürek çekiyor, sekiz kişi dümeni kullanıyormuş... Dokuz kişilik Türk takımı Japonlar'la bir yarış daha yapmak üzere yeniden yapılanmış... Yeni yapıda; H Dört Dümen Müdürü... H Üç Bölgesel Dümen Müdürü... H Kürek çekmekle görevli kişinin performansından sorumlu bir Dümen Yöneticisi... HVe kürek çekme elemanı... İkinci yarışı Japonlar iki kilometre arayla kazanmışlar... Tepesi atan Türk Şirketi Yönetim Kurulu hemen aksiyon almış; Yarışın kaybedilmesinden sorumlu tutulan "kürekçiyi" kovmuş ve müdürlere sorunun çözümüne olan katkılarından ötürü ikramiye verilmiş... Meçka Engin Atıl kurt... "Tatilden döndü" dedik ya; devam edelim... Konakladıkları sitede sevimli bir köpekle çok iyi anlaşmışlar... Hayvan durmadan Engin Abi'nin yanına gelip, koklayıp, yalayıp gidiyormuş... Köpek çok hoşuna gitmiş ve gidip sahibinden istemiş... Kadıncağız da hediye etmiş... Fakat zaman geçtikçe hayvanda garip tavırların olduğu ortaya çıkmış... Engin Abi dolaşsın diye ipini çözüyormuş, geri dönmeyince akşama kadar arayıp getiriyormuş... Birlikte dolaşırken birden durup geri dönüyor, zaman zaman kaçıyor, kısacası Engin Abi'yi epey yoruyormuş... Hatta bir keresinde sevmek için yanına gittiğinde saldırıp, eline koca bir delik açmış... (Anlatırken avucundaki yarayı gösterdi)... Neyse bunu tutup Büyükçekmece'deki Hayvan Hastanesi'ne götürmüş... Veteriner köpeği inceledikten sonra teşhisi açıklamış... Hayvan alzheimer hastası olmuş meğer... Evin yolunu, sahibini unutabilir, beklenmedik tepkiler verebilirmiş... Hayvan sevgisi; kuduz iğnesi, köpek maması ve diğer sağlık harcamaları ile yaklaşık 150 milyona malolmuş Engin Abi'ye... bizimkiler * Fatih Selek 12 ay yaptığı vatani görevini tamamlayıp döndü... Dündar Abi onu karşılıyor; "-Ooo... Hoşgeldin Fatih... Balayı bitti mi?..." * Cem, cep telefonu ile arayarak, "Abi tatilde havam oluyor, her gün bir tane yaz" diye aradı... Biraz sonra telefon yine çaldı, ancak yanındakilerle konuşuyor; "Bu adam da bizi rezil ediyor... Elli kere uyardım, yine yazıyor"... Meğer yanlışlıkla son aradığı numarayı çevirmiş... *Yunus Emre, gelir gelmez transferle ilgili çok güzel bir haber yakalamış, Engin Abi'ye onu söylüyor; "-G.Saray Felipe'yi alıyormuş"... Engin Abi araştırmaya başlamış, yöneticiler gülmüş "Ne Felipe'si" diye... Meğer Digitürk'ün eski programlarını seyrederken görmüş... temelin yeri Soru: Denizaltı gemisini kim batırmış?... Cevap: Temel'le Dursun... Biri kapağa tak tak vurmuş, diğeri açmış... Soru: Mahkum Temel, neden 'hapishane çok pis' diye şikayet etmiş... Cevap: Çünkü ekmekten eye çıkmış... Soru: Temel temizlediği aynaya neden kızmış?... Cevap: Ya sen temizle, ya ben, diye... Soru: Temel 33 sayısını niçin sevmez?... Cevap: Hangi 3'ü daha önce yazacağına bir türlü karar veremediğinden... Soru: Temel suyu nasıl dezenfekte eder?... Cevap: Onuncu kattan atarak, bakteriler ölsün diye... Temel'i bir diskoda nasıl teşhis edersiniz?... Cevap: Volkmen taşıyan sadece odur... Soru: Temel videonun üzerine neden buz koymuş?... Cevap: Görüntüyü dondurmak için... Soru: Arabasına tren çarpan Temel gitmiş oyuncakçıdaki trenleri kırmış... Neden... Cevap: Küçükken hesaplarını görmeli... Büyüyünce canavarlaşıyorlar diye...