Bugün bir iyilik yapın...

A -
A +

Otobüse telaşla bir kadın bindi... Son derece üzgün bir hali vardı... Hani dokunsan ağlayacak... "Hanım bilet at" dedi şoför... Şoföre yanaşıp usulca "biletim yok" dedi... Şoför, "O zaman fazla bileti olandan al at, ya da ilk bayide bir bilet alır atarsın" dedi. Kadın parası olmadığını söyleyince şoför, "Öyleyse in aşağıya. Bu belediye otobüsü, benim babamın malı değil" dedi yüksek sesle. Kadının kızaran yüzü, çöken omuzları, pek de kaliteli görünmeyen kılık kıyafetine daha fakir bir hava vermişti. Derken olayın tüm ayrıntılarını izlemiş olan genç bir kız oturduğu yerden kalkıp kadının otobüsten inmesine fırsat vermeden kadına bir bilet uzattı. "Param yok kızım" dedi kadın. "Rica ederim, bana borcunuz yok, size verdiğim biletin parasını bir başkası ödedi" dedi genç kız. Kadın bileti kutuya attıktan sonra genç kızla birlikte otobüsün arkasına doğru ilerlediler. Kadın yüzünden temizlik ve saflık taşan tanımadığı bu genç kıza teşekkür ederken, "Biletin parası başkası tarafından ödendi dedin kızım... Kim ödedi" diye sormadan edemedi. "Bakın anlatayım" dedi genç kız; "İki gün önce işe giderken cüzdanımı evde unuttuğumu farkettim. Aylık kartım ve tüm param o cüzdandaydı. Eve geri dönsem işe geç kalacaktım. İşverenimin asla tahammül edemediği ve işten çıkarmak için kafi gördüğü bu sebep yüzünden çok zor duruma düşecektim. Şoförle aramızda sizinkine benzer bir diyalog geçti. Çok mahcup olmuştum. Şoförün cüzdanımı evde unuttuğuma inanmadığını düşünüyordum. Yolculardan biri benim adıma bilet attı. Kendisiyle tekrar karşılaşırsam borcumu ödemek istediğimi söyledim. O da bana dönüp dedi ki; 'Bana borcunuz yok. Biletinizin parası bir başkası tarafından ödendi. O kişiye borcunuzu ödemek istiyorsanız siz de aynı durumda ki bir başkasına iyilik yapın'... "Artık cüzdanımda beş adet biletle gezeceğim. Hani birinin ihtiyacı olur diye..." Kadının az önceki hüzünlü halinden eser kalmamıştı; "Seni çok iyi anladım kızım. İlk fırsatta ben de birine iyilik yapacağım"... O semtte, bir otobüs biletiyle başlayan ve değişik konularla devam eden karşılıksız iyilikler öylesine hızla yayıldı ki, herkes bu iyiliğin kaynağını bir başkasının yüreğinde buldu... İlk fırsatta siz de birilerine iyilik yapın... (Bugün bizim edebiyatçılarımızdan takıldık... Sultan Karataş'ın hikayesi...) Tebeşir Tozu... "-Eğer öğretebilirsen; kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret çocuğuna..." (Abraham Lincoln) İtiraf Hattı... (İsim: Behiye Belgin... Şehir: İstanbul... Yaş: 27) Aramızın biraz soğuk olduğu bir arkadaşımın cep telefonuna şu fıkrayı yolladım: Yavru maymun bir gün annesine, "Anne biz neden bu kadar çirkiniz" diye sorar... Annesi biraz şaşırır: "Yavrum halimize şükretmeliyiz, sen bir de bu mesajı okuyanın halini düşün" der... Karşıdan gelen cevap: Mehmet Akif Ersoy'a adamın teki, "Maymuna dönmüşsün" der... O da arkasını döner; "Şimdi de duvara döndüm" der... (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) Bugünün buluşu Kadınların kel erkeklerden daha çok hoşlandığı bilimsel olarak ispatlandı... (08.02.1938) Politik kritik "İki ayağımızı bir pabuca sokuyorlar... Bu, dayatmanın daniskasıdır... Hayati haklarımızı savunalım..." (Rauf Denktaş) Sanatik kritik "Saçlarımın sigortalanması içimi rahatlattı... Bir yıl süre ile başına bir şey gelmeyecek en azından..." (Ebru Akel) Sportik kritik "Başka çaremiz kalmadı... Artık puanların eşitlenmesini bekleyip, lige ondan sonra start vereceğiz..." (Sinan Engin) Bizimkiler * Cem Kıbrıs için düşünülen "Garantör ülke" deyimini yanlış anlamış; "Dünya Kupası'nda bizim milli maçı yöneten hakemin ülkesi miydi" diye sordu... * Bilgehan Almanya'da basket maçının yapılacağı salonun adresini bir Türk'e sormuş; Adam demiş ki, "Kusura bakma birader, tarif edemem... Ben körüm..." Bilgehan, "Abi kağıda yazamaz mısın" diye ısrar etmiş... Şifa Yemek Öğlen menüsü; -Mercimek Çorba... Etli Bezelye... Soslu Spagetti... Meyve... Temelin yeri Sarışın bir bayan partinin en önemli kişisi oluvermiş bir anda... Hemen tüm erkekler etrafına toplanmışlar, ilgisini çekmeye çalışıyorlar... Olanları izleyen Fadime, yanındaki kocası Temel'in kulağına fısıldamış; -Anlamıyorum... Erkekler onda ne buluyorlar?... "Ben de" demiş Temel; "-Gidip bir yakından bakayım..." Son sözleri... "-Abi gözünüzü seveyim bu işe beni bulaştırmayın..." (Annan - Arabulucu olmayı reddederken) ... "-Evet sevgili seyirciler, görüyorsunuz bu atölyede de sahte makinalı tüfek yapılıyor..." (Uğur Dündar - Baskınlarını sürdürürken) ... "-Efendim bugünkü programımızın konusu, Popstar Abidin'in A'sında şapka var mı, yok mu?..." (Hulki Cevizoğlu - Programın giriş konuşmasını yaparken) ... "-Hayatım bugün gazetede bir haber gördüm, gelin kaynanası ile yaşamak zorunda değilmiş..." (Bir Türk kadını - Kanuni haklarını ararken) ... "-Uygun çalışma şartlarımın yerine getirilmemesinden dolayı Trabzon'dan ayrıldığımı..." (Ziya Doğan - Basın açıklaması yaparken) ... "-Evet... Şimdi de Popstar seçilen arkadaşımıza ödülünü açıklıyoruz... Jumbo'dan çatal bıçak setiii..." (Haldur Dormen - Finaldeki son sözleri) Diyalog... (Siyah-beyazlı günlerin filminde...) Kollarında ölmek üzere olan sevgilisi, Ayhan Işık'a zor konuşan bir ses tonuyla söylüyor; "Seni ölünceye kadar seveceğim..." Ayaküstü Böyle lüzumsuz yazılarla uğraşınca, okuyucunun bayramını seyranını unuttuk tabii... Bir arkadaşımın beni tebrik ettiği gibi bayramınızı kutluyorum; "-Ömrünüz Ecevit kadar uzun... Moraliniz enflasyon kadar yüksek... Paranız IMF kadar çok... Geleceğiniz Demirel'in kafası kadar parlak olsun... Bayramınız mûbarek olsun..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.