Bugün git, yarın gel...

A -
A +

Mümin Sekman ve Alper Utku'nun ortak çalışması, "Çevik Şirketler - Kurumsal Ataleti Yenmek" kitabında çok güzel tesbitler var... Ben en çok, "Ataletli kamu kurumlarında karşılaşabilecekleriniz" başlıklı maddeleri beğendim... Siz de beğeneceksiniz... "Ataletli kurumlara gittiğinizde nelerle karşılaşacağınızı bilmek istiyorsanız, bir devlet dairesinde yaşadıklarınızı düşünmeniz yeterlidir" diyorlar; "Tapu Dairesi, Vergi Dairesi, Devlet Su İşleri" gibi herhangi bir kamu kurumuna gittiğinzde, alacağınız hizmetin hızı ve kalitesi ataletli firmaların tarzında ve düzeyinde olacaktır... * Fiziksel olarak işlerin akışında ve insanların davranışlarında bir yavaşlık vardır... * Kimin ne iş yaptığı belirsizdir ve durumu kötüye kullanarak ("benim işim değil" diyerek) sizi departmanlar arası pingpong topu yaparlar... Görevli kişi olmayınca görev de durur... * Sizden her aşamada ikametgâh, nüfus sureti, savcılık kâğıdı istenir, bol bol evrak doldurulur ve tabii evrakı memur değil müşteri doldurur... * O kurumdan birini tektonla aradığınızda. aradığınız kişi yoksa ve eğer aradığınız kişi genel müdür değilse "daha sonra tekrar arayın" denir ve yüzünüze kapatılır... * Çalışanlar taş kıran mahkûmlar gibidir... Sürekli yorgun, bitkin ve halsiz görünürler... İşlerine yönelik isteksizlikleri ve şevksizlikleri çok belirgindir... * Duvar ve eşyaların genellikle kahverengi, siyah, gri renk olduğun görürsünüz... * Çalışanlar sürekli önlerine bakarlar... Müşterinin yüzüne baktıklarında kendilerinden bir şey yapmasını isteyeceğinden korkarlar... * Çalışanlar birbirine, müdürler herkese bağırarak iş yaptırmaya çalışır... * Söz vermekten ve kesin bir şey söylemekten kaçınırlar... Söz aldıysanız da ya yerine getirmez ya da eksik yerine getirirler... * O alanda kullanılan teknik cihazların en son modelini değil, genellikle ağır aksak çalışan ilk versiyonunu kullanırlar... * bizimkiler (Bizimkiler'e gelen telefon mesajları...) Engin Abi'ye: Benim çoraplarımı giymişsin... İşyerinde paçalarını sıvama... (Evden) Dündar Abi'ye: Evinize giren hırsızım... Cüzdan boş çıktı, kredi kartlarını almak istiyorsan, 70 milyonla meydana gel... (Ailenizin hırsızı) Sırrı'ya: İki gün önce gazetede çıkan haberi kaldırabilir miyiz?... Çok tepki geldi de... (Çağla Şikel) Bilgehan'a: Sabah gelirken poğaça al... Yoksa Ömer'e söylerim bendeki bilgileri... (Güvenlik Murat) Emin'e: Trabzonspor: 1 - Beşiktaş: 0... Gol Gökdeniz, dakika 19... Del Bosque henüz istifa etmedi... (Turkcell) Mustafa Abi'ye: Abi bizim halı yıkama makinasının deterjanı bitmiş, beleşe getirebilir miyiz?... (Bahadır) Serdar'a: Bugünkü maçta senden en az üç gol bekliyorum... Atamazsan başkalarının golüne sahip çık... (Çido) * temelin yeri Temel bir gün gözü mosmor eve dönmüş... Açıklamış durumu; "-Lokantaya gittim... En pahalı yemeklerden yedim... Param çıkışmayınca hesabı böyle ödedim..." Aradan birkaç gün geçmiş... Temel eli, yüzü, bacakları sargılar içinde eve gelmiş... Açıklamış durumu; "-Bu uşaklar galiba bir yıllık hesabı peşin aldılar..." * rakamlarla aile (Maçı kaybetmesi kesinleşen futbolcu, oyunun son dakikasında ne yapıyor?...) % 11: Uzanan mikrofonlara hangi bahaneyi uyduracağını düşünmeye başlıyor... % 14: Hakemin maç içindeki kararlarından en çok işine geleni aklında tutuyor... % 16: "Ben elimden geleni yaptım" imajı vermek için o dakikada boğalar gibi saldırıyor... % 19: Pozisyon gereğiymiş gibi yerini değiştirip soyunma odasına yakın bir yer tutuyor... % 40: "Bu maçı geride bıraktık, önümüzdeki maçlara bakacağız" diyor... * ayaküstü -Google'a gir; "Hakan Şükür... Problem" yaz... Bin 660 sonuç göstersin... "Hakan Şükür... Sorun" yaz... 2 bin 560 sonuç göstersin... "Hakan Şükür... Kavga" yaz... Bin 200 sonuç göstersin... "Hakan Şükür... Öfke" yaz... 413 sonuç göstersin... -Aynı Google'a; "Hakan Şükür... Yeri doldurulamaz" yaz... 22 (yirmiiki) sonuç göstersin... İtiraf Reyonu (isim: yakışıklı... şehir: istanbul... yaş: yirmibir...) İnternetten tanıştığım kızla buluşmaya gideceğim... Ne giyeceğimizi ve tipimizi birbirimize söylemiştik... Çay bahçesinde otururken bana bakan bir kızı fark ettim... Fakat kıyafeti dediği gibi olmayınca onun olmayacağını düşündüm... Zaten kısa bir süre sonra da oturduğu yerden kalkıp gitti... Ben de elime yüzüme son kez aynada bakmak için tuvalete doğru gittim... Aralık bir yerde kızın telefon konuşmasını duydum; "-Kızım çocuk çekilir gibi değil... Gelin işte Bakırköy'e gidelim sinemaya..." Meğer kız beni beğenmemiş, kıvırma payı olarak da kıyafetini dediğinden farklı giymişti... Sonraki konuşmalarımızda gelemediği için özür dilediğini yazdı... Ben de konuşmalarını duyduğumu söyledim, "Keşke beğenmediğini yüzüme söyleseydin" dedim... Biraz duygu sömürüsü yaptım ve bağladım... Şimdi dört aylık karım... diyAlog... (Bu hafta spor programları yine dopdoluydu...) AHMET ÇAKAR: İşteee dananın bacağının koptuğu pozisyon... Bacağıydı değil mi?... ZİYA ŞENGÜL: Hakan Şükür çıkar, aslanlar gibi yüzün üzerinde dalya yapar... GÖKMEN ÖZDENAK (Sermet Şükür'e): Sayın Şükür; sinirlenmeyin, tansiyonunuza iyi bakın... ERMAN TOROĞLU: Bu pozisyonun seni beni olmaz... Hepimizin pozisyonu bu... ERSİN DÜZEN: Ersun Yanal yarın bir basın toplantısı düzenleyecek... Orada konuşacak mı?... Son sözleri... "-İsmail Cem isimli arkadaşımızın ihraç edilmesine..." (Deniz Baykal - Birleşmeden bir gün sonraki sözü...) *** "-Madem abimi almadın kadroya... Benim ne suçum var?..." (Gökhan Şükür - Formunun zirvesinde olduğunu söylerken...) *** "-Zaten bana sorarsanız Hakan Şükür topçu da değil..." (Kazım Kanat - Gazetesindeki son yorumu...) *** "-Şansal bu var ya bu... Penaltının ağa babası..." (Erman Toroğlu - Yanlışlıkla kendi yönettiği maç ekrana gelince...) Tebeşir Tozu... "Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır... Zamanınızı ve neşenizi çalarlar..." (Goethe) Bugünün buluşu İlk kez boş küçük karton meyve suyu kutusu, yerde ayakla patlatıldı... (05.10..1988) * sanatik kritik "Çiftler iki ya da dört yıllık kontratlar halinde evlilik yaparsa, ailenin monotonlaşması önlenir..." (Hülya Avşar) * politik kritik"Biz arkadaşlarımızla birlikte ateşin sınavından geçmiş bir parti olarak CHP'ye katılacağız..." (İsmail Cem) * sportik kritik "Hayatımda bir tek Beşiktaş maçlarında faul yapılmadan elini cebine götüren hakem gördüm..." (Sergen Yalçın) Şifa Yemek Öğle Menüsü Ezogelin Çorba... Gemici Usulü Kuru Fasulye... Şehriyeli Pilav... Turşu...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.