4 adam kedilerinin ne kadar zeki olduğundan bahsediyorlarmış. Adamlardan biri mühendis, biri muhasebeci, biri kimyacı biri de bürokratmış. Mühendis kedisini çağırmış, "T-Cetvel; göster bakalım kabiliyetini oğlum" demiş... T-Cetvel hemen masaya fırlamış, bir kağıda bir üçgen ve bir dörtgen çizmiş. Adamlar "Bravo... Gerçekten zekiymiş" demişler... Sıra muhasebeciye gelmiş, muhasebeci, "Yevmiye; göster bakalım kabiliyetini oğlum" demiş... Yevmiye hemen mutfağa gidip 12 bisküvi almış... Üçerli olarak dört küme yapıp yan yana düzgünce dizmiş... Adamlar "Bravo... Gerçekten zekiymiş" demişler... Sıra bu kez kimyacıya gelmiş... Kimyacı "Analiz; göster bakalım kabiliyetini oğlum" demiş... Analiz bir şişe sütten 125 cl. alıp sütü bir tüpe doldurmuş. Sonra sütleri 25 cl.lik deney kaplarına dökmeden boşaltmış... Adamlar "Bravo... Gerçekten zekiymiş" demişler. Üç adam bürokrata dönmüşler, "Sıra senin kedinde" demişler... Bürokrat "Tabii ki" demiş ve kedisine dönmüş ve "Kırtasiye; göster bakalım kabiliyetini oğlum" demiş... Kırtasiye masaya fırlamış önce T-Cetvel'in çizdiği üçgenle dörtgen çizimlerini parçalamış, sonra Yevmiye'nin ayırdığı bisküvileri bir güzelce yemiş ve üzerine de Analiz'in doldurduğu sütleri içmiş... Sonra da bir güzel diğer üç kediyi paralamış... Ardından bir kağıt alıp üç kediye ortalığı batırılmasına sebep olduklarını bahanesi ile ceza yazmış... Sonra da hiçbir şey olmamış gibi kapısında "Bugün git yarın gel" yazılı kedi evine girip kapıyı kapatmış... Tebeşir Tozu... "Devlet ne denli bozulmuşsa, kanunların sayısı da o denli çoktur..." (Tacitius) Demokrasi... Bir adım fazla sağa Olmaz! Bir adım fazla sola Olmaz! Bir adım fazla geriye Hiç olmaz! Demokles'in kılıcı gibi Ne zor şeysin sen DEMOKRASİ. (o.yavuz inal) İtiraf Reyonu... (isim: abdülhamid karaman... şehir: gümüşhane... Yaş: 21...) Sizlere kemdim hakkında değil ama bir arkadaşım hakkında itirafım olacak... Kaldığım özel yurtta ilçeler arası bilgi yarışması oluyor... Haliyle masaların başlarına ilçelerin isimleri yazılmış: "KELKİT", "ŞİRAN" vs... ...Ve bir de jürinin masası var ki; orada da "JÜRİ" yazıyor... Bizim İbrahim'in aklına takılmış, soruyor bize: "-Ya 'JÜRİ' nerenin ilçesi oluyor?..." (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim) kadınlar erkekler Adamın biri gazetede gördüğü "eş arıyorum" ilanındaki numarayı çevirmiş... İlanda, "Kulakları iyi duyar... Her işi yapar... Ama dilsizdir..." yazıyormuş... Çıkan kadın "Evet böyle bir kızım var" demiş, "-Hakikaten çok güzel ve hamarattır... Ama dediğim gibi dilsiz..." -Hımmm... Çok iyi... Yani harika demiş adam... "-Tamam... O zaman sabah yedide Adapazarı'nda olabilir misiniz?..." -Neden?... Ben İstanbul'u çevirdim, kız Adapazarı'nda mı?... "-Hayır, İstanbul'da... Kızı isteyenlerin kuyruğunun sonu orada..." RAKİP CHP'de muhalifler Baykal'ın adaylık yolunu kapatacakmış... AK Parti şimdi ayvayı yedi... Bizimkiler * Mehmet bugüne kadar oynanan Avrupa şampiyonalarının istatistiklerini yazıyor... Ercan'ın ilgisini çekmiş; "-Hep Avrupa takımları final oynamış... Ne kadar ilginç..." * Cem alış verişe çıkmış... İşte bilanço; Halı saha ayakkabısı almış... Yolda bakmış, halı saha ayakkabısı değil, "Neyse spor ayakkabı olarak giyerim" demiş... Bayan ayakkabısı olduğunu da eve gelince anlamış... Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Ezogelin Çorba... Etli Kuru Fasulye... Şehriyeli Pilav... Cacık... Sanatik kritik "Kendime çok düşkün bir insanım... Sokakta yürürken bile dükkanların camlarından kendime bakarım ben..." (Gamze Özçelik) Politik kritik "CHP yapılan şeyleri küçültmeye, önemsiz ve etkisiz göstermeye çalışıyor... Bizi biraz kıskanıyorlar galiba..." (Abdullah Gül) Sportik kritik "Yıldıray'dan vazgeçtik. Bizden 7 milyon dolar, ev, araba, şoför ve sigorta istedi... Bir tek kulübün anahtarı kaldı..." (Aziz Yıldırım) diyAlog (Baliç, Real Madrid'den hocası Del Bosque'u değerlendiriyor...) MUHABİR: Del Bosque Beşiktaş'ta ne yapar?... ELVİR BALİÇ: Ben onu bilmem de Sergen yine dört ayak üstüne düştü... MUHABİR: Neden?... ELVİR BALİÇ: Çünkü Del Bosque tembel futbolcuları seviyor... Son sözleri... "-Biz Gökdeniz defterini henüz kapatmadık..." (Aziz Yıldırım - Trabzon'a imza attıktan sonra...) "-Ben Bağdat Caddesi'ne gidiyorum hanım..." (Herhangi bir vatandaş - Trafik kazasına kurban gitmeden önce...) "-Leyla Hanım bir yanlışlık olmuş, cezaevine dönmemiz gerek..." (Güvenlik görevlisi - Leyla Zana'yı alırken) "-At at... Tutarım ben..." (Sakar Bush - Eşinden bıçağı isterken...) Temelin yeri Fadime, manav Temel'in önünden geçerken kirazlara göz atmış... Temel müşteriyi kaçırmamak için; -Buyur abla Napolyon bunlar... "-Çok ufak görünüyor... Kaçıncı Napolyon?..." *** Amele Temel inşaatta el arabasını ters çevirmiş, sürmeye uğraşıyormuş... Ustabaşı; -Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı... "-Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm, akşama kadar kum taşıttılar, enayi miyim ben..." *** Dursun, Temel'e sormuş; "-Neden şemsiyeyle duş alıyorsun?..." Temel cevap vermiş; "-Havlumu almayı unutmuşum da..." Bugünün buluşu İlk kez bir Türk filminin vurulma sahnesinde salça kullanıldı... (12.06.1976)