Çiftlikteki son sözleri...

A -
A +

"-Teşekkür ederim ben peksimet yiyeceğim..." (Seren Serengil - Bir akşam yemeği sırasında...) *** "-Ayna yok ben sana nasıl göründüğünü anlatayım..." (Yunus Günçe - Seren'le konuşurken) *** "-Evet kızlar, ben de kendimi 'Kadın Ağa' ilan ediyorum... Geçin şöyle..." (Zeynep Özal - Otoriteyi kurunca...) *** "-Durun ben size bir çay daha koyayım..." (Harun Kolçak - Yemek sırası geldiğinde...) *** "-Tüpü kapatmayalım, nasıl olsa yarın akşam yine yakacağız..." (Yasemin Kozanoğlu - Tüple olan sorununu gideremeyince...) *** "-Bundan sonra herkes sabahın altısında karşımda olacak..." (Ercan Akışık - Ağa olduğunu farkedince...) *** "-Ercan Bey ben de mi?..." (Seda Üren - Sebepsiz yere...) temelin yeri Fadime, kocası Temel'i almış karşısına haşlıyor; -Hiç olmazsa şu yan komşularımızı örnek al... Kaç yıllık evliler ama birbirlerine hâlâ yeni evliymiş gibi davranıyorlar... Adam karısına ne kadar kibar davranıyor... Yemeğe çıkarıyor, arabanın kapısını açıyor, ilgi gösteriyor... Yazıklar olsun... Sen neden aynı şeyi yapamıyorsun?... "Yaparım yapmasına ama" diyor Temel; "-Ben kadını iyi tanımıyorum ki..." İtiraf Reyonu (isim: feyzo... şehir: istanbul... yaş: 18...) Arkadaşla iskenderciye gidiyoruz... Birer dürüm istiyoruz, dürümler geliyor ve afiyetle yiyoruz... Ücreti verdikten sonra garson para üstünü getiriyor... Para üstünü alıp yerine demir elli bin lira koyuyoruz ve hızla oradan kaçıyoruz... Bir daha da gitmiyoruz zaten... *** (isim: sevgi bayrak.... şehir: sakarya... yaş: 27...) Arkadaşla birlikte koli stoklarını ayarlıyoruz... O kadar yoğun çalışıyoruz ki; bir an kendimizi kaybediyor, çalan ve bana gelen telefonu ben açıyorum, ahizeyi kaldırıyorum ama yanımdaki arkadaş "efendim" diyor... Tabii günün tüm stresini atıyoruz o anda... bizimkiler Küçük Hüseyin, Kütahya'ya okuluna gitmek için Kütahya Turizm'i arayacak yerde, kartın arkasında reklamı olan Güral Porselen'i çevirip yer ayırtmış... Adam, "Bilete gerek yok, gelip firmamızı gezebilirsiniz" demiş... *** Almanya'da cep telefonu kaybolan Mehmet Abi, sonunda olayı çözdü... Meğer telefonda "kurt" melodisi çalıyormuş... Arabayı kullananlar telefon çalınca "ses geliyor" diye arabayı servise götürmüş... Gidiş o gidiş... *** Kafeteryada Bilgehan "Whopper Menü"nün güzelliğinden bahsedince Cem işten çıkar çıkmaz McDonald's koşmuş ve Whopper Mönü istemiş... Kasadaki görevli, "Burger King 100 metre ilerde beyefendi" demiş... Bugünün buluşu Kaybetmesinler diye ilkokul talebelerinin silgileri ipe geçirilip boyunlarına asıldı... (15.09.1965) Tebeşir Tozu... "Düşmanınızı daima affedin... Onları bundan daha rahatsız edici bir yöntem bulamazsınız..." (Oscar Wilde) sağdan - soldan... (Nazilli Belediyesi'nin caddelere astığı pankart...) "-Bir ilk daha; SMS Belediyeciliği... Belediye Başkanı Esat Ergüler'in kendi cep telefonuna adınızı - soyadınızı yazarak dilek, öneri, şikayet veya teşekkürlerinizi iletebilirsiniz... Başkanın cep telefonu: 0533 391 35 35...) *** (Fındıkzade'deki bir hastanenin girişindeki not...) "-Lütfen ayaklarınıza galoş takınız... Galoş şu aşağıdaki (ok işareti konmuş) sandığın içindekilere diyoruz..." *** (Bakırköy'deki bir kafenin camındaki yazı...) "-Fenerbahçe Stadı'nın büyüsünü bozan Ayten Gürışık Vizyon Cafe'de hizmetinizde... Tarot falı, kahve falı, rüya yorumu ve büyü bozmaya kadar her şey..." Hayata dair... Çoğu zaman ve çok gülümsemek... Zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak... Dürüst eleştirilerin takdirine lâyık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine tahammül edebilmek... Güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki "en iyiyi bulabilmek"... Sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi, ya da daha iyi hale getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terketmek... Bir tek hayatın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat nefes almış olduğunu bilmek... İşte "Başarmış Olmak" budur... - Ralph Waldo Emerson - Siyasi nostalji... Gece geç vakit, kar maskeli hırsız iyi giyimli zengin görünüşlü adamın yolunu kesmiş ve tabancasını kaburgalarının arasına dayamış; "-Ver paralarını..." Adam kızgınca cevap vermiş; -Sen benim kim olduğumu biliyor musun?... Ben parlamento üyesiyim... "O zaman" demiş hırsız; "-Ver paralarımı"... diyAlog (Yasemin Bozkurt'un Kadının Sesi'nden...) YASEMİN BOZKURT: Efendim Türkçe'de "gitti" diye bir şey yok... YASEMİN BOZKURT: İnanın bu müjdeli haber yüreğimizi dağladı... YASEMİN BOZKURT (Ankara'daki izleyiciye): Sizi Türkiye'ye davet ediyoruz... ...VE ALTYAZI: İsmini vermek istemeyen bir izleyici MEHTAP HANIM... sanatik kritik "Afrika yerlisinden, şehirlisine kadar bütün kadınların tek ortak noktası gelinlik modelleridir..." (Şebnem Dönmez) politik kritik "Kuzudan siyasetçi olmaz... Siyasetçi olmanız için birşeylere itiraz ediyor olmanız gerekir..." (Erkan Mumcu) sportik kritik ""Halterdeki bu dedikodular iyi olmadı, hoş olmadı... Marifet ağır kaldırmak değil, ağır olmaktır..." (Mehmet Ali Şahin) Şifa Yemek Öğle Menüsü Naneli Yayla Çorba... Mantarlı Et Sote... Fiyonk Makarna... Meyve...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.