Dert ağacı...

A -
A +

(Belki de bu aralar en çok buna ihtiyacınız var... Pazar hikayesi, "Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir" sözünün sahibi Emerson'dan...) Eski çiftlik evini restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı... Arabasının patlayan lastiği onun ise bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü pikabı çalışmayı reddetmişti... Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu... Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. .. Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu... Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti... Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine öpücük verdi... Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum... "O, benim dert ağacım" dedi... "Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çıkıyor... Ama şundan eminim ki o sorunlar, evime, eşime ve çocuklarıma ait değil... Bunun için bu sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum... Sabahları tekrar onları oradan alıyorum... Ama komik olan ne biliyor musunuz?... Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum...." itiraf reyonu (isim: murat şahin... şehir: istanbul... yaş: yirmidört...) Geçen otobüsle Taksim'e doğru giderken arkamdaki adamın, "Alo... Hayatım nasılsın?... Şu an Roma'da metrodayım" dediğini ve seyahat boyunca İstanbul'la ilgili havadisler aldığını duydum... Konuşma boyunca şoförün, "Arkalara doğru ilerleyelim beyler" demesini bekledim, ama demedi... *** (isim: selim yılmaz... şehir: amasya... yaş: yirmiiki...) Hande Yener'in CD'sini aldım... Eve gelip sete takınca garip sesler çıkmaya başladı... Aldığım yere geri götürdüm ve CD'nin arızalı olduğunu anlattım... Görevli kız, "Kusura bakmayın beyefendi" dedi; "Ambalajı açılmış, iade alamayız"... Bugünün buluşu İlk kez bir çocuğu, emzik emme alışkanlığından vazgeçirmek için; emziğin içine karpuz çekirdeği konuldu... (Hümeyra Karaca'dan...) (24.10.1962) son sözleri... "-Şöyle daha sağlam bir koğuşunuz yok muydu?..." (Veli Göçer - Hapishanenin duvarlarından şüphelenince...) *** "-Mustafa benim programı seyrediyor musun?..." (Gülben Ergen - Yeni programını seyreden iki kişiyi ararken...) *** "-Gora'nın hukuki işlemleri tamamlanmadığı için 2 ay daha erteleme kararı aldık..." (Cem Yılmaz - Gora'nın 325'inci tanıtım yemeğinde...) *** "-Niye fırtına koparılıyor anlamıyorum... İddiamız devam ediyor..." (Christoph Daum - günün sorusu... Soruyorum size: Avrupa için cebini boşaltan Aziz Yıldırım'ın son çaresi nedir artık?... Cevap veriyorum: "Başarı" yazıp, 1907'ye gönder... Başarı cebine gelsin... bizimkiler (Bizimkiler bu hafta boşu boşuna bekledi...) Dündar Abi sabah 9.30'da memleketten gelecek olan eşini karşılamak üzere erkenden havaalanına gitmiş... Uçak gelmiş, yolcular dağılmış, eşi yok... Panik içinde aramış "nerede kaldın" diye, kadın çıkışmış; "Nerede olacağım memleketteyim... Ben sana akşam 9.30'da geleceğim demedim mi?.." *** Emin gazetede milleti toplamış; "İGDAŞ turnuvasıvar, gelin destekleyin" diye... Alibeyköy'e bir minibüs dolusu taraftar götürmüş... Ancak sahada in-cin top oynuyormuş... Görevlilere sormuş "Ulusal TV gelmedi mi" diye... Demişler ki, "Sizin maç haftaya bugün..." *** Kasım Abi, tatbikat için sabah erkenden kaza yaptığı yere gitmiş... Akşama kadar beklemiş mahkeme heyeti gelecek diye, ne gelen olmuş ne giden... Duruşmada öğrenmiş ki, mahkeme heyeti başka bir sokakta tatbikatı yapıp gitmiş... sağdan - soldan (İstanbul'da bir oto tamirhanesinde asılı "veresiyemiz yoktur" yazısı... Bullock'tan...) "-Dikkat... Bir ara uğrar veririm, yarın geçerken bırakırım, haftaya çocukla gönderirim, yedik mi, kaçtık mı gibi sözlerle vade uygulanmaz..." *** (Zemin katta oturan bir kadının kapısına astığı notu, üst katındaki Seher yollamış...) "-Not: Evdeyim ama çocuk uyuyor... Lütfen zile yavaşça basın..." *** (İzmir'de bir dükkan camındaki "İtiniz" yazısı... Murat Gündoğan gözleriyle görmüş...) "-Kaktırınız..." temelin yeri Adamın biri, işitme cihazı almak için mağazaya girmiş... Tezgahtar Temel'e, "Ucuz bir şey olsun" diye isteğini söylemiş... "-Fiyatlarımız 20 milyon ile 200 milyon arasında değişiyor efendim" demiş Temel... -20 milyonluk model nasıl bir şey?... "-Bu butonu kulağınıza takıp, şu teli boynunuzun üzerine bırakıyorsunuz efendim..." -Bu nasıl çalışıyor?... "-Çalışmıyor efendim... Kulağınızda bunu görenler daha yüksek sesle konuşmaya başlıyorlar..." diyAlog... SEYİRCİ: Serap Hanım siz benim yerimde olsanız?... SERAP EZGÜ: Ben niye sizin yerinizde olayım, ben yerimden memnunum... *** MUHABİR: Asena Hanım'la hâlâ küs müsünüz?... İBRAHİM TATLISES: Küs değiliz... Sadece konuşmuyoruz... *** YASEMİN BOZKURT: Eşiniz sizi dolandırıp gitme düşüncesinde başarılı oldu mu?... MAĞDUR SEYİRCİ: Mââlesef olamadı... ...gündemin Ersun Yanal; Milli Takım'ı bugün bıraksa, yarın kendine iş bulurmuş... Kendisi bulur da, böyle giderse kendisini getirenler işsiz kalacak... sanatik kritik "Ekranda kadın ve erkek tutmaz ... En çok Seda Sayan, Tarkan ve Özcan Deniz gibi 'erkeksi kadınlar' ve 'kadınsı erkekler' tutuyor..." (Seray Sever) politik kritik "Türkiye treni, AB'nin hangi durağında duracak?... Bindiğimiz trenin hangi istasyonda duracağını bilmek istiyoruz..." (Abdullah Gül) sportik kritik "Türkiye'deki futbolla Avrupa'da başarılı olunmaz, Kayseri'yi yenmek kolay, bu kadar top kaybıyla M.United'ı, Lyon'u deviremeyiz..." (Pierre Van Hooijdonk) Şifa Yemek İftar Sofrası Ezogelin Çorba... Etli Nohut... Şehriyeli Pilav... Cacık...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.