Edison'un adamları...

A -
A +

Edison fabrikasına mühendis alırken şöyle bir sınav tekniği uyguluyormuş; Mühendislere o günün bilgi ve teknik donanımlarıyla yapılamayacak bir iş verip, iki ay denemeye tabi tutuyormuş. Ölçmek istediği şey şuymuş; Acaba bu insanlar "Böyle şey imkansız" deyip vaz mı geçiyor, yoksa "Neden olmasın" deyip çalışıyor mu?... Birinci gruptaki insanlar, Edison'un sevmediği özellikteki insanlarmış, "Böyle insanlarla çalışılmaz" deyip bu insanlara iş vermiyormuş. İkinci gruptaki insanlar, Edison'un aradığı insanlarmış... Tecrübelerine dayanarak Edison şunu söylemişti; "Bana zeki adam lazım değil, çünkü bunlardan dışarda çok fazla var, bana olumlu tutuma sahip adam lazım..." Amerikan üniversitelerinin çok sevdiğim bir adeti var. Her yıl her üniversite kendi alanında çok sıyrılmış ama mutlaka akademik hayattan gelmesi de gerekmeyen bir önemli ismi, mezuniyet konuşması yapmak, yeni mezunlara öğütler vermek üzere davet ediyor. (O öğütlerden birini daha sonra size aktaracağım)... Yale Üniversitesi Rektörü bir gün Ohio State Üniversitesi Rektörü'ne şu öğütte bulunur; "A'lık ve B'lik öğrencilerine hep iyi davran, günün birinde bunlardan biri üniversitene iyi bir profesör olarak dönebilir. C'lik öğrencilerine de iyi davran, günün birinde bunlardan biri de bir bilim laboratuarı için iki milyon dolarlık yardım yapabilir..." Aslında bilim adamları okul yıllarında başarılı olarak tanınan insanların hayata atıldıklarında aynı başarıyı gösteremediklerini, ya da okul yıllarında başarılı görülmeyen bazı insanların hayata atıldıklarında başarılı olabildiklerini görebiliyorlardı... (Prof.Dr. Ramazan Abacı'nın 'Yaşamın Kalitelendirilmesi' adlı kitabından...) bizimkiler İsmail arkadaşlarına fotoğraf albümünü gösteriyor... Doğa fotoğrafları, ailesi, yeğenleri derken bir doğumgünü kutlamasına "Yeğenim" açıklaması yapıyor... Resimlere bakılıyor, anılar tazeleniyor, birkaç dakika sonra - hayat normal seyrine dalmışken - İsmail o unutulmaz sözleri söylüyor; "-Bu benim doğumgünümmüş... Hediyeden tanıdım..." *** İsmail uzun zamandır görmediği bir arkadaşı varmış... Kırk yılda bir olan ziyaretlerden biri için onun işyerine gelmiş... "Akşam beraber birşeyler yapalım, gezelim" teklifinde bulunmuş... Beklentisini arz ettiğinde aldığı cevaba ben başka yerde hiç rastlamadım; "-Gelemem... Köpek aldım, ona yemek vermem lazım..." *** İsmail bizim spor salonuna gitmiş... İçeriye girmiş, etrafına bakınmış; -Waaw... Harika... Bunlardan hangisi göğüs yapıyor?..." Hayata dair... Yaş 13: Bir bebeğin evlilik sorunlarını çözemeyeceğini öğrendim... Yaş 24: Bir tartışmayı tatlıya bağlamadan yatağa gidilmemesi gerektiğini öğrendim... Yaş 29: İşyerinde romantik ilişkiler aranmaması gerektiğini öğrendim... Yaş 31: İnsanın kendisinden daha sorunlu birisiyle evlenmemesi gerektiğini öğrendim... Yaş 40: Çalıştırdığımız insanlara iyi davrandığımızda onların da müşteriye iyi davrandıklarını öğrendim... Yaş 49: Bir toplantıda zekamı ya da sohbetimi göstermek konusunda tercih yapmak gerektiğinde, sohbeti seçmemin daha iyi olacağını öğrendim... Yaş 53: İnsanlara iyi davranmanın hiçbir maliyeti olmadığını öğrendim... Yaş 66: Gerçekten yaşamaya başlamak için emeklilik beklenirse, çok uzun bir süre beklenilmiş olunacağını öğrendim... Yaş 67: İyi kalpli olmanın mükemmel olmaktan daha önemli olduğunu öğrendim... Yaş 70: Bir hayvana ve bir çocuğa istedikleri her şeyi verirseniz, sonuçta çok iyi bir hayvanınız ve çok kötü bir çocuğunuz olacağını öğrendim... Yaş 77: Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim... - Jackson Brown- temelin yeri Temel, problemi için kendisine önerilen adamın yanına gitmiş; "-Sizin de eskiden uşağınız olmuyormuş... Bir doktora gidip tedavi olmuşsunuz, şimdi 4 aylık çocuğunuz varmış..." -Sizin de mi çocuğunuz olmuyor?... "-Evet... Eczanenin vitrininde gördüğümüz haptan içtik işe yaramadı... Hatta bazı aylar riskli olmasına rağmen ikişer hap içtik ama nafile..." -Öyle rastgele ilaçlarla olur mu?... "-O kadar da cahil değiliz... İlacın ismi üstünde yazıyor zaten... -Neymiş adı?... "-Bebe aspirini..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.